• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bursa 8 °C
  • Ankara 2 °C
  • Bingöl 6 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Van 1 °C
  • Kars -3 °C
  • Ağrı -2 °C
  • Muş 0 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Bayburt 1 °C

Geleceğe Ümitle Bakmak.

Abdullah BAYSAL

1-Geleceğe Ümitle Bakmak İçin Geçmişi İyi Analiz Etmeli.

Bugün ülke olarak başımıza gelenleri anlamak için Osmanlı’nın son dönemlerini özellikle son 300 yılını, yani geçmişi iyi bilmemiz lazım. 

1904 itibariyle 465 Amerikan okulunda 22.867 öğrenci bulunuyordu. Dikkat buyurun İngiliz, Fransız, İtalyan vs. hariç.

Peki, sizce bu mezunlar bugüne kadar ne iş yaptı ve bunların devamı ne yapıyor?

Devletler hayatında böyle de, kişisel hayatta farklı mı zannediyorsunuz?

Bugün de şahsen başımıza gelen kişisel dertlerin, depresyonların, streslerin sebebini geliniz kendi geçmişimizde arayalım.

Evlatlarımızı kendi ellerimizle teslim ettiğimiz kız erkek karışık laik eğitim sisteminden edepli ve takvalı nesillerin yetişmesini beklemek ne kadar gerçekçidir.

Çoğumuz düşmüşüz dünya derdine.

Banka kredileri ile ev, otomobil, iş büyütme vs. bitmeyen meşguliyetler.

Çocuk büyürken İslam’ı her yönleriyle yaşayan bir baba (rol modeli) görmüyor ki.!!!

Çare ve çözümün takvaya sarılmak olduğunu sanırım geç de olsa hepimiz anladık.

Ama öyle de bir hale geldik ki, evlatlarımız bile artık bizi dinlemiyor.

Geriye kalan seçenek ise;

Dua, tevbe, gözyaşı ile mücadeleye yeniden başlamak.

2-Sözleşmelere Riayet.

İster Mü'min isterse gayrimüslim şahıs ya da devlet olsun, Müslüman nafakasını temin için yapmış olduğu sözleşme hükümlerine uymak zorundadır.

Mesela mesai saatleri 08-17.00 olan bir memur, gün içinde çok yoğun çalıştığını iddia ederek, ne de olsa iş yok diyerek mesaiye 09.00'da gelip, mesaisini saat 16.00 da terk edemez. Ederse her gün 2 saatin ücreti kadar 80 milyonun kul hakkına girmiş olur.

Geçmişte böyle bir durum olmuş ise, kazaya kalmış namazlarını nasıl sonradan kılıp ödüyorsa, çalışamadığı saatlerini de bir şekilde ilave çalışıp telafi etme yoluna gitmelidir.

Öğretmenlerin 15 saat haftalık ders saatleri dışında, imamların namaz kıldırma saatleri dışında öğrenci ve cemaati eğitmek için görev yerinde olmaları (kanuni bir mecburiyet olmasa bile) takdire şayan bir güzel ahlâk örneği olur.

Kul hakkı, israf ve (azıcık ta olsa) haram kazançlar, yaptığımız duaların kabulüne manidir.

Üzerinizde kul hakkı var ama ödeyecek kimseyi bulamıyorsanız, bu durumda milli ve manevi değerlerimize önem veren Sosyal Sorumluluk projelerinde maddi çıkar gözetmeden görev alarak, kabiliyetimiz oranında maddi ve manevi katkı sunarak ve gayret göstererek Rabbimizden af ve afiyet dileyelim.

3-Dert ateşi insanı olgunlaştırır. Olgun insan ümit var olur.

Mesela, domatesi ateşe koyup konserve yaparsanız bir haftada bozulan domates, bir sene yenecek hale gelir.

Yaşadığınız her ama her olay merdivenin bir sonraki basamağına çıkmak için Allah cc tarafından size sunulmuş fırsatlardır. Olaylara böyle bakınız.

4-Seferberlik.

Diyanette görevli yüz bin, Milli Eğitim Bakanlığında görevli dokuz yüz bin, Üniversitelerde yüz elli bin akademisyen olmak üzere toplam 1.200.000'e yakın eğitimci kadrosu, ders ve görev saatleri dışında okul ve camilerde kişi başı üç tane sorunlu ve problemli gençlerimizin ıslahı ile bir yıl boyunca "Özel" olarak ilgilense toplam 3.600.000 genç eder.

Memlekette bu kadar sayıda sorunlu genç var mı, yoksa asıl sorun bunları eğitecek olanlarda mı?

FIKRA:

-Bir kadının not defterinden:

-Kaynanamın karşısında asla ezilmem. Özgüvenim yüksek. Onunla cüretkâr bir şeklide konuşabilirim.

-Kocam bana güzel bir ev alsın. Gerekirse faizle kredi çeksin. Yanarsa O’nun ahireti yansın. Yeter ki benim konforlu bir evim olsun.

-Eğer istediğim eşyayı almazsa kocama surat asarım, en fazla 6 ayda pes eder.

-Kazancımızdan asla kocamın anne, baba ya da kardeşlerine para vermesine razı gelmem. Onlar da çalışıp kazansın. Bana ne.

-Ben kazanıyorsam istediğim yere harcarım. Kime ne? Ne yani, anneme üç kuruş harçlık vermeye hakkım yok mu?

-Gerekirse çene kuvvetimle ona dünyayı dar ederim.

-Akşam kadın kocasına diyor ki:

-Aşkım seni çok seviyorum.

-Kocası cevap verir.

-İyi ki seviyorsun, bir de sevmesen halim ne olurdu.

Bu yazı toplam 128 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
BUNLARA BAKTINIZ MI?
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Serhad Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : info@serhadhaber.com Faks : info@serhadhaber.com