Eşinin Ailesiyle Görüşmemek Boşanma Sebebi mi? Yargıtay’dan Emsal Karar!
Boşanma davalarında "kimin daha kusurlu olduğu" tartışması, nafaka ve tazminat gibi sonuçları doğrudan etkiliyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından verilen bir karar, eşlerin aileleriyle olan ilişkilerinin hukuki boyutuna ışık tuttu.
Boşanma davalarında "kimin daha kusurlu olduğu" tartışması, nafaka ve tazminat gibi sonuçları doğrudan etkiliyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından verilen bir karar, eşlerin aileleriyle olan ilişkilerinin hukuki boyutuna ışık tuttu. Peki, kayınvalide ile görüşmemek veya eşin ailesini reddetmek bir boşanma nedeni midir? İşte mahkemenin emsal niteliğindeki o değerlendirmesi.
Aileyi Reddetmek ve Hakaret "Tam Kusur" Sayıldı
Söz konusu davada Yargıtay, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında hangi tarafın sorumlu olduğunu inceledi. Karara konu olan olayda, kadın eşin daha önce açtığı boşanma davasından feragat ederek eşini affettiği, ancak sonrasındaki süreçte kusurlu davranışlarını sürdürdüğü tespit edildi.
Mahkeme kayıtlarına göre kadın eşin;
-
Eşine karşı sürekli hakaret içeren ifadeler kullandığı,
-
Eşinin ailesiyle görüşmek istemediği ve onları dışladığı,
-
Müşterek çocuğa karşı şiddet uyguladığı delillerle sabitlendi.
Yargıtay: "Bu Şartlarda Evlilik Sürdürülemez"
Yerel mahkemenin boşanma talebini reddetmesine karşın Yargıtay, bu kararı bozdu. Yargıtay’a göre, eşinin ailesiyle görüşmemekte direnen ve aile huzurunu bozan taraf tam kusurlu kabul edildi. Kararda, bu tür davranışların ortak hayatı temelinden sarstığı ve eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün olmadığı vurgulandı.
Nafaka Talebi Reddedildi
Kararın en dikkat çekici noktalarından biri de nafaka hakkıyla ilgili oldu. Ayrı yaşamakta haklı bir sebebi olduğunu ispatlayamayan ve evliliğin bitişinde tam kusurlu bulunan kadının nafaka talebi, Yargıtay tarafından reddedildi. Bu karar, boşanma sürecinde ailevi ilişkilerin ve eşe karşı tutumun maddi sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha kanıtladı.