Hicret Nedir? Hicri Yılbaşı ve Hicretin Bilinmeyen Siyasi ve Sosyal Anlamları

Hicret Nedir? Hicri Yılbaşı ve Hicretin Bilinmeyen Siyasi ve Sosyal Anlamları

Hicret bir kaçış değil, tarihin akışını değiştiren medeniyet devrimidir. Prof. Dr. Mustafa Alıcı'nın analiziyle hicretin bilinmeyen siyasi, hukuki ve sosyal şifreleri ile Hicri Yılbaşı'nın derin anlamı.

Hicret, sadece geçmişte yaşanmış coğrafi bir göç dalgası değil; insanlık tarihinin akışını değiştiren, medeniyet kurucu siyasi, hukuki ve sosyal bir devrimdir. Prof. Dr. Mustafa Alıcı, Hicri Yılbaşı vesilesiyle hicretin derin anlamlarını ve İslam tarihindeki dönüştürücü gücünü kaleme aldı. İşte ezber bozan hicret analizi.

Hicret Bir Kaçış Değil, Mekke'yi Karanlığa Gömmektir

Toplumsal hafızada hicret, çoğu zaman müşriklerin baskısından kaçış veya çaresiz bir sığınma hareketi olarak algılanır. Oysa hicret, rotasız bir kaçış değil; Mekke’yi nübüvvet ve vahiy ışığından mahrum bırakarak kendi karanlığına gömme iradesidir. Bu yönüyle Mekke, Medine’nin bir alternatifi ya da rakibi değil; tam aksine "peygambersizlik ve İslamsızlık" halinin somut bir göstergesidir.

Ütopyadan Gerçeğe: Model Şehir ve Devletin Doğuşu

Hicret, Yesrib gibi sıradan bir yerleşkeyi, dünya saadetinin merkezi olan "Medine"ye dönüştürmüştür. Batı felsefesindeki "Güneş Şehri" veya "Göklerin Krallığı" gibi hayali ütopyaların aksine Medine; yaşanmış, tecrübe edilmiş realiter bir "Model Şehir-Devlet" yapısıdır. Bu yapının en büyük özelliği, liderin topluma hizmetkar olduğu ($Seyyidi hadim$) ve idaresini baskıyla değil, rehberlik ve risaletle hissettirdiği bir siyaset anlayışıdır.

Kabilelerden Ümmete, Yahudilerden Ahit Toplumuna

Sosyal boyutuyla hicret, asırlarca birbiriyle kan davası güden yerli kabileleri "Ensar", Mekke'den gelenleri ise "Muhacir" yaparak muazzam bir kardeşlik hukukuyla birbirine zimmetlemiştir. Bu hamle, kabile asabiyetini yıkarak küresel bir "Ümmet" bilinci inşa etmiştir.

Madalyonun diğer yüzünde ise Medine Sözleşmesi yer alır. Hicret; başta Yahudiler olmak üzere Ehli Kitap unsurlarını, tıpkı Hz. Musa dönemi ahitleri gibi, hukuki bir "muahede (antlaşma) toplumuna" dahil etmiştir. Yahudilere, Hz. Musa karakterinde adil, kararlı ve de facto (fiili) ile de jure (hukuki) gücü elinde bulunduran bir peygamberin geldiği bizzat gösterilmiştir.

Devrimci Tevhid ve "Geri Dönmek" Üzere Gitmek

Hicret, basit bir yer değiştirmeden ziyade, devrimci Tevhid inancının en somut göstergesidir. Müslümanca yaşamak, gelişmek, toplumu dönüştürmek ve inisiyatifi elinde tutmak adına verilen küresel bir mücadelenin adıdır.

Hicret bir silinme veya yok oluş değil, aksine çok daha güçlü bir dönüşün altyapısıdır. Gidiş; bir gün geri gelip şehrin putlarını yıkmak, şirkten arındırmak, batılı ve cahiliyeyi barış içinde ortadan kaldırmak hedefiyle yapılan sessiz, stratejik ve sükûnet dolu bir hamledir.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.