Kadıköy’e Cami Değil, "Ahlak ve Hayat Enstitüsü" Lazım: Nurettin Topçu’nun Unutulan Projesi

Kadıköy’e Cami Değil, "Ahlak ve Hayat Enstitüsü" Lazım: Nurettin Topçu’nun Unutulan Projesi

"Ahlak ve Hayat Enstitüsü." 1994 yılından bu yana camileşme oranındaki devasa artışa rağmen toplumsal ahlaktaki gerileme, "Daha fazla bina mı, yoksa daha fazla insan mı?" sorusunu beraberinde getiriyor.

Son dönemde Kadıköy’deki cami projeleri tartışılırken, toplumsal bir yara parmak basan bir öneri gündeme geldi: "Ahlak ve Hayat Enstitüsü." 1994 yılından bu yana camileşme oranındaki devasa artışa rağmen toplumsal ahlaktaki gerileme, "Daha fazla bina mı, yoksa daha fazla insan mı?" sorusunu beraberinde getiriyor.

Bina mı İnsan mı? 30 Yıllık Acı Tecrübe

Türkiye’de son 30 yılda cami sayısı katlanarak arttı ancak "yaşayan İslam ahlakı" aynı oranda azaldı. Dindarların pratik uygulamalarındaki hatalar, dinin sahih teorisini gölgeler hale geldi. Bu durum, dindarlığın sadece şekilsel bir bina inşasından ibaret olmadığını acı bir şekilde gösteriyor. Bir toplumda akıl ve vicdan ihya edilmeden inşa edilen mekanlar, manevi bir uyanıştan ziyade birer "zorlama" olarak kalıyor.

Nurettin Topçu ve Celalettin Ökten’in 80 Yıllık Vizyonu

Aslında bu sorunun çözümü 1947 yılında iki büyük mütefekkir tarafından çizilmişti. Nurettin Topçu ve Celalettin Ökten, modern dünyanın getirdiği ahlaki krizlere karşı devrim niteliğinde bir çalışma planı hazırlamışlardı: "Kur'an Ahlakının Modern Metotlarla Yeniden Düzenlenmesi Projesi."

Bu projeye göre;

  • Müslüman bireyin modern hayatın realiteleri karşısında alacağı tavır yeniden belirlenmeli.

  • Ahlak, sadece klasik kaidelerin dar çerçevesinden çıkarılmalı.

  • İnsan ve karakter, yeniden İslam'ın merkezine yerleştirilmeli.

"Mescit Sonraki Adımdır"

İslam medeniyetinin başlangıcında, Hz. Muhammed (sav) önce temiz bir mümin zihni ve berrak bir imani aklı inşa etmiş, Mescid-i Nebevi’yi ancak bu temel üzerine yükseltmiştir. Bugün yapılması gereken; taşa ve betona yatırım yapmak yerine, aileden millete uzanan bir "ahlak tatbikatı" başlatmaktır.

Sonuç olarak: Bir toplumda yaşayan bir ahlak varsa, cami olmasa bile orada "hayat" vardır. Ancak ahlak yoksa, her sokak başında cami olsa bile o toplumda huzurlu bir yaşam mümkün değildir

Haber: Tarık Yusuf Uçar

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.