Bugünlerde Ahbap davası nedeniyle halkı yanıltan medyatik tipleri konuşuyoruz.
Milletimiz zor zamanında, büyük bir acı içerisinde kıvranırken ve depremzedeler çaresizce yardım beklerken; utanmadan ekranlarda ve sosyal medyada ajitasyon yapan bir kitleye şahit olduk.
Deprem Zamanı Sergilenen Tiyatro ve Kurumların Hedef Alınması
Deprem felaketinin ilk anlarında ellerinde hiçbir somut belge ve veri olmadan hareket ettiler. Devleti, AFAD'ı ve Kızılay'ı karalayıp Ahbap'ı ve Haluk Levent'i övdüler. Tüm yardımların ona gitmesi için çağrılar yaptılar, yönlendirmede bulundular.
Devleti kötülediler, Haluk Levent'i parlattılar ve neticesinde milyarlarca liranın bir kumarbaza gitmesine vesile oldular.
Utanç Verici İtiraf: "Zaten Biliyorduk"
İşin en vahim tarafı ise sonradan ortaya çıktı. Üstelik bu kişilerin önemli bir bölümü, olaylar patlak verdikten sonra "Aslında biz Haluk Levent'in dolandırıcı ve kumarbaz olduğunu biliyorduk" deme pişkinliğini gösterdi. Bu süreçte kendileri cebinden tek bir kuruş yardım yapmamışken, toplumun duygularını ve bağışlarını manipüle ettiler.
Geleceğe Not: Aynı Senaryo Yine Tekrar Edecek
Şimdi kayıtlara geçsin istediğim asıl mesele şudur:
Birkaç ay sonra, bugünkü bu tartışmalar biraz soğuyup gündem değişince yine ekranlara çıkacaklar. Utanmadan konuşmaya, ahkâm kesmeye devam edecekler; devleti kötülerken yine birilerini parlatacaklar. Bundan hiçbir şüpheniz olmasın.
Sahtekar bir kumarbazı, Türkiye’nin en güvenilir insanı olarak takdim eden bu grup, muhtemelen benzer özelliklere sahip başka birini yine böyle tanıtacak ve kasıla kasıla ahkam keserek parlatacak.
Maalesef pek çok kişi de bunların konuşmalarının ve yorumlarının somut bilgiye, belgeye ve analitik verilere dayanmadığını; nefretle körüklenmiş bir öfke ve kin kusması olduğunu zamanla unutacak. Sonra da yine onları takip etmeye ve söylediklerini paylaşmaya başlayacak.
Son Söz
Peki bu uyarımız bir fayda sağlayacak mı?
Sanmıyorum, ama biz yine de tarihe ve hafızalara Not düşelim, kayıtlara geçirelim.