Oruç Tutmak mı, Oruca Layık Olmak mı? Bir Aşk Meselesi!

Günümüzde her köşe başında, her sosyal medya akışında bir "din alimi" ile karşılaşmak işten bile değil. Futboldan anladığımız kadar dinden de anladığımızı sanıyor, ilmihalden iki sayfa çeviren herkesi fetva makamına oturtuyoruz. Televizyon ekranlarında sabah kuşağının magazin figürlerinden, gece kuşağının ekran yüzü hocalarına kadar herkes bir "ahkam kesme" yarışında. İşin acı tarafı; yıllarını bu işe vermiş ilahiyatçılar "cahil" ilan edilirken, asıl cehalet kutsanır hale geldi.

Oysa oruç, üzerine nutuk çekilecek bir kürsü değil, kalbe indirilecek bir şifadır.

Oruç Sizden Küser mi?

Çoğu zaman "Orucum bozuldu mu?" sorusunun teknik detaylarına hapsoluyoruz. Bir damla suyun, bir lokma ekmeğin hesabını yaparken; orucun bize küsüp küsmediğini hiç düşünmüyoruz. Aslında biz orucu bozamayız; biz ancak kendi ahlakımızı, kendi inanç dünyamızı bozarız.

Oruç bir davettir, bir kısmet işidir. O kapı size açılmışsa, bu bir "aşk" meselesidir. Eğer bu aşka sadakatle, edeple ve samimiyetle karşılık vermezseniz; oruç sizden nefret edercesine kaçar. İhanet edilen her aşk gibi, oruç da bir süre sonra sizi davet etmez olur.

Kırmızı Güller ve Papatyalar Sunmak

Peki, oruca nasıl "aşkla" sahip çıkılır? Oruca sunulan en güzel hediyeler şunlardır:

  • Yetimlerin başını okşayan eller,

  • Sevindirilen mahzun çocuk yüzleri,

  • Dilden ve gönülden defedilen dedikodular,

  • Zalimin kurduğu şeytani düzene karşı dimdik duran iradeler.

Sadece mideyi aç bırakmak yetmez; adaleti dile getirmek, namazla arınmak ve "hümanist" maskesi takıp zulme sessiz kalanlardan uzak durmak gerekir. Orucun ruhuna takdim edilen gerçek papatyalar bunlardır.

Ekranlardaki Oruç Tiyatrosu

Televizyonu açtığınızda bir yanda anayasal özgürlükler adı altında ahkam kesen gündüz kuşağı figürleri, diğer yanda her yıl aynı hikayelerle ekranı dolduran gece kuşağı hocaları... Biz bu manzarayı izlerken orucun o sessiz, derinden gelen aşk çağrısını kaçırıyoruz.

Unutmayın; oruç sadece bir ibadet değil, bir sadakat sınavıdır. Bu Ramazan'da kendimize şu soruyu soralım: Biz mi oruç tutuyoruz, yoksa oruç mu bizi tutuyor?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.