SABİT KUR VE YÜKSEK FAİZ ORANI
Bizim gibi ‘dışa açık’ bir ekonomide, yabancı yatırımcılar ülkemizdeki borsada işlem yapabilmekte, hissi senedi ve devlet tahvili alıp satabilmektedir.
Aşağıda farazi bir örnekte, ülkemizdeki, mesela dolar kurunun sabit olduğunu ve uygulanan faiz oranının da değişken olduğu (yüksek) kabul edilmektedir. Bu durumda bakın ne oluyor:
Yabancı bir yatırımcı, mesela yanında, ülkemize 100 $ (dolar) getirip yerli paraya (TL) çeviriyor. O gün ülkede uygulanan doların kuru 1 $ =2 TL olsun. Yabancı getirdiği 100 doları bozdurunca 200 TL alıyor.
Söz konusu yabancı, aldığı bu 200 TL’yi %50 faizle ülkemizin Hazine bonosuna yatırıyor. Yani ülkemize borç veriyor.
Vade dolduğunda kendisine 200 TL ana para +100 TL de faiz olarak toplam 300 TL ödeniyor. Yabancı, bozdurduğu 100 $ karşılığında aldığı bu para ile o andaki kurdan (2 TL) 150 $ satın alıyor ve ülkesine götürüyor.
Bu durumda yabancı kendi ülkesinde olsa, dolara belki yüzde 2 faiz alacakken, bizim ülkede %50 faiz alıyor
Ülkemiz böylece mevcut dolar stokunu eritiyor.
Rakamların 100 dolar değil de milyonlara dolara ulaştığı durumu bir düşünün.
Hazine %50 faizle aldığı doları verimli alanlara yatırsa ve daha fazla gelir elde etse mesele olmayacak. Ancak o parayı, maaşa, borç ve borç faizlerine ödüyorsa, döviz krizi derinleşecektir.
Böyle bir ekonomik yapının ne kadar dayanacağını bir düşünün.