Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
SANAL YAPAY ZEKÂDAN Prof. Dr. Salih Şimşek
SANAL YAPAY ZEKÂDAN
Cumhuriyet Savcısı, Etimesgut Belediye başkanı Erdal Beşikçioğlu’na ne kadar maaş aldığını soruyor. O da iki buçuk (2,5) milyon TL diyor.
Özgür Özel’in ülkemizle ilgili galiba hiçbir bilgisi yok.. Ya hesap bilmiyor ya da atıyor: "2002'de öğretmen maaşı daha yüksekti" demiş. Oysa öğretmen maaşı, 2002 'de 278 dolar ediyordu. 2026'da ise 1500 dolar ediyor...
Eko, hakkındaki 100’e yaklaşan itirafçının hiçbir itirafına itiraz etmedi. ‘Öyle bir şey yok, hepinizi mahkemeye vereceğim, yalan söylüyorsunuz’ demedi. Şaye dese, daha çok bilgi ve belge ortaya çıkacak. O yüzden mahkemede sürekli kıvırıyor.
Son zamanlarda siyaset arenasında olup bitenlere bakıyorum da… Toplumda herkes suçlu… Mesela Devlet suçlu, İktidar suçlu, hakimler suçlu, savcılar suçlu, Masak suçlu, şahitler suçlu, olayları takip edenler suçlu ve ‘bu kadarı da olamaz’ diyenler de suçlu… Suçsuz olan mı? Sadece çalan hırsız suçsuz ve masum…
Daha düne kadar “Atatürk’ün partisinden başkasına oy vermeyiz’ diyenler, bugün arkalarına bile bakmadan, büyük çoğunluğu ‘Yeni’ci oldu. Zavallılar çırpınıyorlar ama bir çıkar yol da bulamıyorlar. Ama işin garibi, bu varlıklara her defasında ‘bakın CHP’den birşey olmaz’ diyenlere inat onlar ısrarla ‘olur, olur’ dediler. Ve halen de diyenler var.
Hırsızlıktan hakkında dava açılan CHP’li bir Belediye Başkanı, “AKP’ye geçmektense paşa paşa yatarım” diyerek duygu sömürüsü yapıyor. Kadın ‘çalmadım’ demiyor, ‘paşa paşa (hapiste) yatarım’ diyor. Bu tür yaratıklar, hırsızlıklarına kılıf arayan utanmazlar, arsızlar ve hırsızlardır. Bu varlıklar, cezaevine girmemek için çalmasınlar yeter.
Adamların şirazeleri kaymış. Değişik yoğunlukta ‘arsızlık stratejisi’ uyguluyorlar. Utanmayı kaldırmışlar, kendilerini herkesten üstün görüyorlar, Yahudi'nin ‘goyim’ olarak görmesi gibi, aynı... Kul hakkı diye bir şey kabul etmiyorlar, inançlarında ‘kul hakkı’ kavramı yok, herkesin her şeyini ‘kendilerine hak’ olarak görüyorlar. İstanbul'un parasını İstanbulluya çok gören kendilerine hak gören bir aymazlık ve kibire sahipler. İflah olacak gibi değiller, yoldan, raydan çıkmış, kaptırmış gidiyorlar
Bir zamanlar ülkemizde büyük gürültüler, umutlar ve beklentilerle ‘6’li masa’ denilen bir siyasi girişim başlatılmıştı. Masanın ayaklarından biri Meral Akşener’di. Diğeri Kemal Kılıçdaroğlu, diğeri Ahmet Davutoğlu ve bir diğeri de Temel Karamollaoğlu idi. Bunların yanında Ali Babacan ve Gültekin Uysal da yer alıyordu. Bu girişim Akşener’e yaramadı, partisini bırakıp siyasetten çekildi. Davutoğlu pes etti partisini kapatıp siyasete veda etti. Kılıçdaroğlu partisini karpuz böler gibi ikiye ayırdı ve CHP ana muhalefet partisi olmaktan çıktı. Yakında Babacan ve varlığı-yokluğu bilinmeyen Uysal da yelkenleri indirerek ‘kaybetmişler’ listesinde yerlerini alırlarsa şaşırmayın.
Şer ittifakın büyük bir umutla Cumhurbaşkanı yapmak istediği ve ‘İkinci Atatürk’ olarak lanse ettiği Ekrem İmamoğlu, çok sayıda yolsuzluktan Silivri’de dinleniyor. ‘Devlet yok Ahbab var’ dedikleri Haluk Levent hem kumarbaz hem de dolandırıcı çıktı. Almakla çok övündükleri belediyeleri, başkanları soyup soğana çevirdiler. Başkanların çoğu halen hapiste… Şöyle uzaktan bakıyorum da bir asırdır milleti terbiye ettikleri oyun ve entrikalar ile Allah şimdi onları terbiye ediyor. İnananlar olarak inanırız ki ‘Allah tuzak kuranların en büyüğü ve en hayırlısıdır’