Küresel siyaset, son dönemde yaşanan sert açıklamalar ve askeri hareketlilikle tarihinin en kritik eşiklerinden birinden geçiyor. "Tüm savaşları bitirme" vaadiyle göreve gelen ABD Başkanı Donald Trump’ın, başta İran olmak üzere birçok ülkeye yönelik sert tutumu, uluslararası kamuoyunda "Üçüncü Dünya Savaşı" endişelerini körüklüyor.
Vaatler ve Gerçekler: Barış mı, Yeni Cepheler mi?
Seçim sürecinde dünyaya barış getireceğini iddia eden Trump yönetimi; Danimarka’dan Kanada’ya, Meksika’dan Küba’ya kadar geniş bir coğrafyada gerilimi tırmandırıyor. Son olarak İran’a yönelik gerçekleştirilen hamleler, bölgedeki dengeleri altüst etmiş durumda. Eleştirmenler, bu süreci "modern çağın firavunlarının dünyayı ateşe atması" olarak nitelendiriyor.
Orta Doğu’da "Arz-ı Mevud" Tehlikesi
Bölgedeki çatışmaların perde arkasında Netanyahu yönetiminin "Arz-ı Mevud" (Vadedilmiş Topraklar) hedefinin yattığı iddia ediliyor. 3 bin yıllık bir ideolojinin adım adım hayata geçirildiğine dikkat çeken uzmanlar, bu planın içinde sadece Filistin’in değil; Türk, Kürt, Arap ve Fars topraklarının da yer aldığını vurguluyor.
-
Bölgesel Körlük: İslam dünyasının 1400 yıl öncesinin mezhep çatışmalarına takılıp kalması, emperyalist güçlerin işini kolaylaştırıyor.
-
İran Örneği: Suriye, Irak ve Libya’da uygulanan "demokrasi getirme" senaryosunun bugün İran üzerinde denendiği görülüyor.
İnsanlık Sustu mu? "Duygusuzluk Enjekte Edilmiş" Bir Toplum
Geçmişte bir balinanın karaya vurmasına dahi tepki gösteren dünya kamuoyunun; çocuk istismarları, katliamlar ve on binlerce çocuğun kaybolması karşısındaki sessizliği dikkat çekici. Bu durum, toplumların kolektif bir "hissizlik" ve "uyuşturulmuşluk" hali içinde olduğu eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Sonuç: İran’ın Kaderi Halkın Elinde Olmalı
Demokrasi ve özgürlük vaatlerinin çoğu zaman işgal ve imha ile sonuçlandığı tarihsel bir gerçek. İran’daki yönetim biçimine yönelik eleştiriler baki kalsa da, emperyalist müdahalelerin bölgeye barış getirmeyeceği aşikâr. Bugün, bölge halklarının "parçala ve yönet" taktiğine karşı uyanık olması gereken en kritik süreçlerden biri yaşanıyor.
Derleyen: Enver ETİK