SIRAT KÖPRÜSÜ
Sırat köprüsü cehennem üzerinde kurulacak bir imtihan yoludur. Bu yolda her kim dünyada ne ektiyse, onu alır ve bu köprüde zayıf ve zelil düşenler günahlarıyla ve vebaleriyle ağır ve çetin bir gün olacaktır.
Hadislerde şöyle anlatılır:
-Şimşek gibi: En salih ve dürüst müminler köprüden şimşek hızıyla geçerler.
-Rüzgâr ve kuş gibi: Kimi rüzgâr gibi, kimi kuşun uçuşu gibi hızla geçer.
-Koşarak ve yürüyerek: Kimi insan hızlıca koşar, kimi normal yürür.
-Sürünerek: Günahkâr müminler ise kimi zaman sürünerek, takılarak ilerler
Bazı hadis rivayetlerinde köprünün uzunluğunun 3 bin yıl (bin yılı yokuş, bin yılı düzlük ve bin yılı iniş) olduğu belirtilir.Farklı rivayetlerde ise bu mesafenin 9 bin yıl veya daha uzun bir yola denk geldiği ifade edilir.Fiziksel olarak ise kıldan ince ve kılıçtan keskin olduğu şeklindeki tasvirlerle geçişin zorluğu ve inceliği anlatılır.Cehennemin üzerine kurulacağı ve cennete gitmek için üzerinden geçilmesi gerektiğine inanılır.
Sırat köprüsü, İslam inancına göre kıyamet gününde cehennemin üzerine kurulacak, cennete gitmek için üzerinden geçilmesi gereken kıldan ince kılıçtan keskin olarak tasvir edilen manevi bir geçittir. Bu sırat köprüsü Cehennemin tam üzerinde yer alır.
Hadislerde kıldan ince ve kılıçtan keskin olduğu, geçişin insan amellerine göre kolay veya zor olacağı belirtilir. Bazı âlimler bu tasvirin geçişin zorluğundan bir kinaye olduğunu ifade eder.
Bütün insanlar amellerine göre bu köprüden geçer. Kimi insanlar şimşek gibi hızlı, kimi yaya, kimi de sürünerek geçer ya da cehenneme düşer. Günlük hayatta "sırat köprüsü" tabiri, geçilmesi çok güç, tehlikeli ve kritik dönemeçleri, hayatın zor ve riskli eşiklerini anlatmak için mecazi olarak da kullanılır.
İslam alimlerinin ve tefsircilerin sırat köprüsünün varlığına Kuran'dan getirdikleri en açık delil bu ayetlerdir.
İçinizden oraya (cehenneme) uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.(Meryem 71)
Ayette geçen vürûd kelimesi, tefsirlerde cehenneme girmek değil; cehennemin yanından geçmek, onu görmek veya sırat köprüsünden cehennemin üzerinden geçmek olarak açıklanır.Allah, bu durumu herkes için kesin bir kural ve alın yazısı olarak bildirmiştir.
Sonra biz, Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız; zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız.(Meryem 72)
Önceki 71. ayette herkesin cehenneme uğrayacağı veya cehennemin üzerinden geçeceği belirtilir. Bu 72. ayette ise Allah, takva sahibi (O'na karşı gelmekten sakınan, günahlardan kaçınan) kullarını cehennemin azabından kurtaracağını, zalimleri ve inkarcıları ise orada diz üstü çökmüş halde bırakacağını bildirir.
Allah'a inanan, emirlerine uyan ve kötülükten sakınan müminler bu azaptan güvenle çıkarılır.Zalimler ise çaresizlik içinde, korku ve dehşetten dizleri üstüne çökmüş bir vaziyette cehennemde bırakılırlar. "Diz üstü çökmüş" ifadesi onların o andaki acziyetini, pişmanlığını ve düşkünlüğünü simgeler.
Tefsiri ve İşareti: Hadis-i şeriflerin ve sahabe yorumlarının rehberliğinde bu ayette geçen "cehenneme uğrama" (vürûd) ifadesi, cehennemin içine girmek değil, cehennemin üzerine kurulan sırat köprüsünden geçmek şeklinde yorumlanmıştır. Müminler bu yoldan geçerek kurtulacak, zalimler ise cehenneme düşecektir.
Toplayın o zalimleri, onların yoldaşlarını ve Allah’tan başka tapmış oldukları şeyleri! Hepsini cehennemin yoluna (sırâti'l-cahîm) sürün!.(Sâffât 22-23)
Burada geçen sırâti'l-cahîm (cehennem yolu) ifadesi, inkarcıların cehenneme doğru sürükleneceği manevi veya fiziki güzergaha işaret eder.
Hadislerde köprünün yapısı, kayganlığı ve üzerindeki tehlikeler detaylıca anlatılır:
Ebû Saîd el-Hudrî’den gelen rivayette, Bize ulaştığına göre köprü, kıldan ince ve kılıçtan keskindir buyrulmuştur (Müslim, Îmân 299).
Hadiste geçen tasvirlerin anlamları şu şekildedir:
Kıldan ince ve kılıçtan keskin olması: Sırat’ın fiziki bir köprüden ziyade, geçilmesi son derece zor, hassas ve tehlikeli bir yol olduğunu sembolize eder.
Bu benzetme, insanın dünyadaki yaşam çizgisine (Sırât-ı Müstakîm) işaret eder. Dünyada haramlardan kaçınmak ve istikameti korumak ne kadar zorsa, ahirette bu köprüden geçmek de o kadar zor olacaktır.
Geçiş Hızı: İslami kaynaklara göre herkes bu köprüden aynı şekilde geçmeyecektir. Kişinin dünyadaki amellerine (iyilik ve kötülüklerine) göre kimi şimşek gibi, kimi rüzgar gibi hızlıca geçecek; kimi yürüyerek, kimi ise sürünerek geçmeye çalışırken cehenneme düşecektir.
Bu hadis, dünya hayatındaki amellerin önemini ve ahiretteki hesaplaşmanın çetinliğini insanlara hatırlatmak amacıyla bir uyarı niteliği taşımaktadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sıratı tasvir ederken, O, ayakların kaydığı, üzerinde durmanın çok zor olduğu bir köprüdür demiştir (Buhari, Tevhid 24).
ahirette mahşer yerinden sonra kurulacak olan ve insanların amellerine göre üzerinden geçeceği köprüyü bildirir.
Hz. Muhammed (s.a.v.), kendisine bu köprünün ne olduğu sorulduğunda onu şu özelliklerle tanımlamıştır:
1-Ayakların kaydığı yer: Üzerinde durmanın son derece zor olduğu, sabit kalınamayan bir alandır.
2-Kaygan ve tehlikeli: Üzerinde insanların ayaklarını kaydıran unsurlar, kancalar ve dikenler bulunur.
3-Amellere göre geçiş: İnsanlar bu köprüden dünyadaki amellerinin dünyevi ve manevi derecesine göre kimi şimşek gibi, kimi rüzgar gibi, kimi de sürünerek geçecektir.
Köprünün üzerinde cehennemden uzanan, emredilen kişileri yakalayıp aşağı çekmekle görevli büyük kancalar (kelâbit) ve sa'dan dikeni gibi sert dikenler bulunur (Buhari, Rikak 52).
Bu hadisin açıklaması:
Cehennemin üzerine kurulan, cennete gitmek isteyen herkesin üzerinden geçmek zorunda olduğu köprüdür.
Köprü üzerinde yer alan ve cehennemden yukarı doğru uzanan demir kancalardır.
Bu kancalar kendi başlarına hareket etmezler; yalnızca dünyadaki amelleri (günahları) sebebiyle cezalandırılması emredilen kişileri yakalayıp cehenneme düşürmekle görevlidirler.
Necid bölgesinde yetişen, hayvanların çok sevdiği ama üzerinde sert ve iri dikenleri olan bir bitkidir. Hadiste kancaların şekli ve verdiği acı, insanların zihninde canlanabilmesi için bu tanıdık dikene benzetilmiştir.
Hadislerde insanların bu köprüden kendi dünyevi amellerinin ve imanlarının nuruna göre farklı hızlarda geçeceği belirtilir:
Müminler amellerine göre köprüden geçerler. Kimi göz açıp kapayıncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi rüzgar gibi, kimi kuş gibi, kimi de koşan develer ve atlar gibi geçer. Kimisi sapasağlam kurtulur, kimisi tırmalanmış (yaralanmış) olarak kurtulur, kimisi de cehennem ateşine dökülür." (Buhari, Rikak 52; Müslim, İman 299)
İlk Geçecek Olanlar ve Peygamberlerin Duası
İlk Geçen Ümmet: Hz. Muhammed (s.a.v.), Ümmetiyle birlikte bu köprüden ilk geçen ben olacağım buyurmuştur (Buhari, Ezan 129).
Peygamberlerin Duası: O gün dehşetten dolayı peygamberlerden başka kimse konuşamaz. Peygamberlerin o günkü duası ise şöyledir: Allahümme sellim, sellim (Allah'ım, selamet ver, koru!) (Buhari, Rikak 52).
Nurun Önemi ve Sırat Üzerindeki Emanet ile Akrabalık Bağları
İmanın Nuru: Sırat köprüsünde herkesin önünü aydınlatacak nurlar verilir. Münafıkların nuru yarı yolda sönerken, müminler nurlarıyla yollarına devam ederler.
Şahitler (Emanet ve Sıla-i Rahim): Bir hadis-i şerifte, sıratın sağında ve solunda Emanet ile Akrabalık bağları (Sıla-i Rahim) duygularının duracağı ve dünyada bunlara riayet etmeyenlerin geçişini zorlaştıracağı belirtilir (Müslim, İman 329).
Hadislerde anlatılan bu tasvirler, insanın dünyadaki yaşam tarzının, dürüstlüğünün ve ibadetlerinin ahirette doğrudan birer yola ve hıza dönüşeceğini sembolize eder.