Ahlaksız Özgürlük: Toplumun Sessiz Çöküşü ve Değer Kaybı

Özkan ORUN

Bir toplumun çöküşü, çoğu zaman savaş meydanlarında değil; ahlakın sessizce yıkıldığı sokaklarda ve ev içlerinde başlar. Günümüzde "özgürlük" ve "modernlik" kavramlarının içi boşaltılarak, toplumsal dokumuzu ayakta tutan manevi değerlerin erozyona uğradığına şahitlik ediyoruz. Peki, bu savrulma bizi nereye götürüyor?

Özgürlük Yanılsaması mı, Manevi Çöküş mü?

Bugün özellikle genç nesil arasında, bedenini teşhir etmeyi modernlik, her türlü kuralı reddetmeyi özgürlük olarak tanımlayan bir anlayış hızla yayılıyor. Lise çağındaki çocukların ağızlarında sigara, dillerinde kaba ve argo ifadelerle sokaklarda dolaştığı bir düzen, sadece bireysel bir tercih değil, toplumsal bir manevi çöküntü alarmıdır.

Özgürlük, insanın kendi sınırlarını başkasının hakkına ve toplumun ortak değerlerine zarar vermeden çizmesidir. Ancak günümüzde özgürlük, "her istediğini yapma hakkı" gibi çarpıtılarak, toplumu bir arada tutan harcı (ahlakı) yok etmektedir.

Aile İçindeki Uçurum: Sessiz Çöküş

En acı ve düşündürücü manzara ise, aynı çatı altında yaşanmasına rağmen değer yargıları tamamen zıt düşmüş kuşaklardır. Annenin tesettürüne ve manevi hassasiyetlerine bağlı olduğu bir ailede, çocuğunun tamamen zıt bir yaşam tarzı benimsemesi, sadece aile içi bir çatışma değil; nesiller arası kopuşun en net göstergesidir.

Mehmet Akif Ersoy'a atfedilen o meşhur tasvir, bugün yaşadığımız bu sessiz trajediyi ne kadar da güzel özetliyor:

“Üç katlı dairemin; Üçüncü katında annemin tesbihatı, İkinci katta eşimin kahkahaları, Birinci katta kızımın çığlıkları…”

Bu ifade, değerler arasındaki uçurumu ve bir evin içinde aynı dili konuşamayan insanların yarattığı toplumsal kaosu simgelemektedir.

Bir Milleti Ne Yıkabilir?

Tarih bize göstermiştir ki; bir milleti asıl yok eden dış güçlerin saldırıları değil, içten gelen ahlaki yozlaşmadır. Maneviyatını kaybeden, değerlerini savuran ve kendi öz kültürüne yabancılaşan toplumlar, dışarıdan ayakta görünseler bile içten içe çökmeye mahkûmdur.

Toplumun temel taşı olan aile kurumunu, gençleri ve geleceğimizi korumak istiyorsak; "özgürlük" kelimesinin ardına sığınılan ahlaksızlıkları cesaretle tartışmalı, değerlerimize yeniden sahip çıkmalıyız. Ahlakın olmadığı bir özgürlük, özgürlük değil; toplumun kendi sonunu hazırlayan bir felakettir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.