Anadolu’da Bin Yıllık Mühür: Haçlı Zihniyetine Karşı Türk-İslam İradesi

Prof. Dr. Seyit Mehmet ŞEN

Tarihin akışını değiştiren anlar vardır. Türk kavminin 750 yılından itibaren İslam ile şereflenmesi, sadece bir inanç değişimi değil, aynı zamanda dünya siyasetinin ekseninin kaymasıydı. Bu buluşmadan doğan "çelikleşmiş" millet iradesi, kısa sürede İslam’ın sancağını devralarak medeniyetimizin koruyucu zırhı haline geldi.

Samarra’dan Mısır’a: Bir Hakimiyetin Doğuşu

834 yılında Abbasi Halifesi Mutasım’ın Türk ordusu için kurduğu Samarra şehri, aslında gelecekteki büyük Türk devletlerinin bir fragmanı niteliğindeydi. Müslüman Türkler, İslam’ın bayraktarlığını Sahabe-i Kiram neslinden devralırken, bu emaneti sadece kılıçla değil, adalet ve nizamla da taçlandırdılar. 868 yılında Mısır’da kurulan Tolunoğulları Devleti, bu kutlu yürüyüşün Tarsus ve Suriye’ye uzanan ilk mührü oldu.

Peygamberlerin izlerini taşıyan, dünyanın kalbi sayılan bu coğrafya; Müslüman Türk milletinin gelişiyle birlikte huzur buldu. Farklı etnik unsurların İslam potasında eriyerek "et ve tırnak" olduğu bu yekpare yapı, 868’den bugüne devletli, azametli ve muhabbetli duruşunu hiç bozmadı.

Dinmeyen Öfke: Modern Haçlı Seferleri

Haçlı Avrupası’nın 1096-1291 yılları arasında düzenlediği o meşhur seferler, aslında hiç bitmedi. 1200 yıldır bu milleti coğrafyadan söküp atmak isteyen zihniyet, bugün sadece yöntem değiştirdi. Tarihte dokuz büyük seferle gelenler, bugün "demokrasi" ya da "stratejik müdahale" kılıfıyla yine aynı topraklara, bin yıl yönettiğimiz İslam mülküne saldırıyor.

Ancak unutulan bir gerçek var: Bu topraklar, Allah’ın bir lütfu olarak kıyamete kadar Müslüman Türk milletine zimmetlidir.

"Gelecekleri Varsa, Görecekleri de Var"

Bugün Ortadoğu’da yaşananlar, o sönmeyen haçlı ateşinin modern bir yansımasıdır. Kendilerini dünyanın hakimi sanan, "haçlı seferi" kavramını dillerinden düşürmeyen odaklara karşı bu milletin cevabı tarihte saklıdır. Yalan ve talanla beslenen eşkıya takımı, bu topraklarda umduğunu değil, ancak kaderin kendisine biçtiği yenilgiyi bulacaktır.

Bayramlarımızı zehir etmeye çalışan, coğrafyamızı kan gölüne çevirmek isteyen haçlı sürüsü bilmelidir ki; bu aziz milletin şaplağı ensenizdedir. Rabbim, bu kutlu coğrafyanın muhafızlarına güç versin.

Allah var, kaygı yok! Bu toprakların tapusu kanla yazılmıştır ve harlı cehennem çukurları, bu kutsal emanete göz dikenleri beklemektedir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.