Ankara’dan Dünyaya Sert Mesaj: "Sinsi Senaryoları Biliyoruz!"

Rasim DUMAN

Siyasetin nabzı bazen bir meydan okumada, bazen de satır aralarına gizlenmiş derin imalarda atar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ankara AK Parti İl Teşkilatı iftarında yaptığı konuşma, sadece bir "iftar hitabı" değil, devletin en tepesinden iç ve dış odaklara verilen çok net bir "muhtıra" niteliğindeydi.

"Kapalı Kapılar Ardındaki Senaryoların Farkındayız"

Cumhurbaşkanı'nın konuşmasında üzerine basa basa vurguladığı dört cümle, aslında Türkiye’nin istihbari ve siyasi gücünün bir özeti gibiydi:

"Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları, kurulan tuzakları, yapılan sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz. Hangi ham hayallerin peşinde koşulduğunu çok iyi biliyoruz. Tüm bunlarla birlikte ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz."

Bu sözleri sadece bir siyasetçi retoriği olarak okumak hata olur. Erdoğan’ın ses frekansı ve beden dili incelendiğinde; hem içerideki şer odaklarına hem de dışarıdaki küresel senaryo kurucularına, "Hepsinden haberimiz var, pusudayız" mesajı verildiği aşikârdır.

Güçlü Savunma, Çelik Gibi İç Cephe

Cumhurbaşkanı sadece planları deşifre etmekle kalmadı; bu planları akamete uğratacak kudrete sahip olduğumuzu da hatırlattı. Türkiye’nin güçlü dış politikası, yerli savunma sanayisi ve askeri kapasitesi, bu sinsi oyunların önündeki en büyük bariyerdir. Ancak burada en kritik vurgu "iç cephe" üzerindeydi. Bir milletin iç cephesi sarsılmazsa, dışarıdan gelen hiçbir fırtına o kaleyi yıkamaz.

15 Temmuz Ruhu Hâlâ Taze

Bugün gelinen noktada, bölgesel savaş tamtamları (ABD-İsrail-İran hattı) çalarken, içerideki bazı "iş birlikçilerin" ve "mankurtların" yeniden hareketlendiğini görüyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki; bu aziz millet 15 Temmuz 2016'da bir destan yazdı. Yarım kalan hesapları kapatmak, devletin bekasını korumak ve istikbali selamete erdirmek için milletimiz, liderinin tek bir işaretine bakmaktadır.

Dışarıdaki mihrakları devletimiz bir şekilde bertaraf eder; ancak içerideki Bizans artıkları, "özel" görevli figüranlar ve okyanus ötesi hayalleri kuranlar için yolun sonu görünmektedir.

Sonuç: İstikbal Türkiye’nindir

Bu süreç bir sabır ve strateji savaşıdır. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, Türkiye her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir. Firari mumpunların, yabancı servislerin kucağında Türkiye'ye diz çöktürme hayali kuranların akıbeti, tarihin tozlu sayfalarında birer ibret vesikası olmaktan öteye geçmeyecektir.

Biraz sabır... Bu savaş çok uzun sürmeyecek ve neticeleri milletimiz için hayırlı olacaktır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.