Ashab-ı Ress Kimdir? Bir Ağaç Uğruna Peygamber Katleden Kavmin Hazin Sonu

Kur'an-ı Kerim’de Furkan Suresi (38) ve Kaf Suresi’nde (12) isimleri zikredilen, ancak tarihin tozlu sayfaları arasında gizemini koruyan bir topluluk

Kur'an-ı Kerim’de Furkan Suresi (38) ve Kaf Suresi’nde (12) isimleri zikredilen, ancak tarihin tozlu sayfaları arasında gizemini koruyan bir topluluk: Ashab-ı Ress. İsimleri "kuyu halkı" anlamına gelen bu kavim, refah içinde yaşarken nasıl oldu da helakın eşiğine geldi? İşte bir ağaca tapacak kadar ileri giden ve peygamberlerini diri diri kuyuya hapseden o ibretlik hikaye.

Muazzam Bir Medeniyetten Şirke Uzanan Yol

Rivayetlere göre bu kavim, Doğu topraklarında yer alan ve suyu dünyanın en tatlı akarsuyu kabul edilen Ress Nehri kıyısında yaşıyordu. On iki bayındır köyden oluşan bu halk, mimari ve tarımda zirveyi yaşamıştı. Ancak kalpleri, Nuh (a.s)’un torunu Yafes tarafından dikildiği rivayet edilen devasa bir çam ağacına mühürlenmişti.

Bu ağaç onlar için sadece bir bitki değil, bir ilah mertebesindeydi. Öyle ki, ağacı sulayan kutsal kaynaktan bir yudum su içmek, hem insanlara hem hayvanlara yasaktı. Bu suyu içmenin cezası ise ölümdü.

Şeytanın Oyunu: Konuşan Ağaçlar ve Sahte Bayramlar

Ashab-ı Ress, her ay bir köyde toplanarak devasa kurban törenleri düzenlerdi. İblis, bu sapkınlığı pekiştirmek için ağacın içinden onlara seslenir, "Sizden razı oldum" diyerek halkı coştururdu. En büyük kutlamalar ise 12 gün boyunca ana şehirde yapılır, içki ve çalgı eşliğinde ilahi sınırlara meydan okunurdu.

Bir Peygamberin Sabrı ve İbretlik Şehadeti

Azgınlık zirveye ulaştığında, Allah onlara Yakup (a.s) soyundan bir peygamber gönderdi. Yıllarca süren tebliğe rağmen kavim, kibirlerinden ödün vermedi. Peygamberin, Allah’ın kudretini göstermesi için ettiği dua sonrası tüm kutsal ağaçlar bir gecede kurudu.

Bu mucize karşısında tövbe etmek yerine öfkeye kapılan halk, peygamberlerini "Ress" adı verilen derin bir kuyuya attı. Üzerini dev bir kayayla kapatıp, mübarek zatın kuyudaki son iniltilerini zalimce dinlediler.

İlahi Adalet: Kükürt Yağmuru ve Helak

Peygamberin şehit edilmesinin ardından ilahi hüküm gecikmedi. Halk bayram yerinde eğlenirken:

  • Aniden kopan kavurucu bir rüzgar,

  • Yerin altından kaynayan kükürtlü taşlar,

  • Ve gökten yağan kor ateşlerle tüm şehir bir anda yerle bir oldu.

Bedenleri kurşun gibi eriyen Ashab-ı Ress, tarihe "kendi elleriyle sonlarını hazırlayanlar" olarak geçti.

Sonuç: Geçmişin Sessiz Çığlığı

Ashab-ı Ress’in kıssası, sadece tarihsel bir anlatı değil; tabiata, maddeye veya güce tapmanın getireceği manevi çöküşün sembolüdür. Kur'an-ı Kerim'in bu gizemli atfı, bugün bizlere vicdanın ve hakikatin sesini duymanın önemini hatırlatıyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Dünya Haberleri