​Aşure Günü Ne Zaman ve Önemi Nedir? 10 Peygamberin 10 Mucizesi

​Muharrem ayının kalbi Aşure Günü'nün faziletleri, peygamberlerin mucizeleri, Aşure orucunun bereketi ve Kerbela şehitlerinin derin sızısı... İlahiyatçı Yazar Hüsrev Öndegelen yazdı.

Hicri yıl içerisindeki Muharrem ayı ve Aşure Günü hürmet ve berekete vesile olan bir mevsimdir.

Muharrem, hürmet edilen anlamındadır. Bu ay, Hz. Peygamber (SAV) tarafından Allah’ ın ayı diye nitelendirilmiştir. (Müslim, Sıyam, 202)

Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi Aşure Günü’ nün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır .

Aşure Günü’ nün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Suresi’ nin ikinci ayeti olan "On geceye yemin olsun." ifadelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz. Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem' in Aşuresi’ ne kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir (Hak Dini Kur an Dili, 8:5793). Cenab-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.

Bugüne "Aşure" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti; o günde Cenab-ı Hak on peygamberine, on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:

1- Hz. Musa (as) Aşure Günü Kızıl Deniz’i yararak kurtulmuş, Firavun ve ordusu denizde boğulmuştur.

2- Hz. Nuh’un (as) gemisi Cudi Dağı’nın üzerine Aşure Günü demirlenmiştir.

3- Hz. Yunus (as) balığın karnından Aşure Günü kurtulmuştur.

4- Hz. Adem (as) ın tövbesi Aşure Günü kabul edilmiştir.

5- Hz. Yusuf (as) kardeşlerinin attığı kuyudan Aşure Günü kurtulmuştur.

6- Hz. İsa (as) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semaya yükseltilmiştir.

7- Hz. Davut’un (as) tövbesi Aşure Günü kabul edilmiştir.

8- Hz. İbrahim (as) in oğlu Hz. İsmail (as) Aşure Günü doğmuştur.

9- Hz.Yakup’un (as) oğlu Hz.Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

10-Hz. Eyyüb (as) hastalığından Aşure Günü şifaya kavuşmuştur. (Sahihi Müslim Şerhi, 6/ 140)

AŞURE GÜNÜ ORUCU

Âşûre Günü oruç tutmakla ilgili olarak İbn Abbâs (r.a.) şöyle anlatıyor: “Resûlullah (SAV) Medine’ye gelince,

Yahûdilerin Âşure Günü oruç tuttuklarını gördü. Onlara, ‘Bu da ne? (niçin oruç tutuyorsunuz?)’ diye sordu. ‘Bu, salih (hayırlı) bir gündür. Allah, o günde İsrâiloğullarını düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Mûsâ o gün oruç tuttu.’ dediler. Resûlullah (SAV) da, ‘Ben Mûsâ’ya sizden daha yakınım.’ buyurup o gün oruç tuttu ve Müslümanlara da tutmalarını tavsiye etti.” (İbni Mace.Sıyam:31.)

Resûlullah (SAV): “Âşûre Günü orucunun önceki yılın (küçük) günahlarına keffâret olacağını umarım.” (Tirmizî, Savm, 48) buyurarak, ümmetine bu günde oruç tutmayı tavsiye etmişlerdir.

Hz. Peygamber (Sav) döneminde Yahûdiler sadece Muharrem ayının 10. (âşûre) gününde oruç tuttuklarından, onlarınkine benzememesi için öncesine veya sonuna bir gün ilave edilerek oruç tutulmasını Peygamberimiz (SAV) tavsiye etmiştir. (Buhârî, Savm, 69) Bazı rivayetlerde ise bir öncesine ve bir sonrasına ilave ederek üç gün oruç tutulmasını tavsiye etmiştir. (Müttekî, Kenzü’l-ummâl, VIII, 570). Bu nedenle Aşure Günü oruç tutulurken önemli olan Âşûre Günü’nü yalnız tutmamaktır. Bir önceki veya sonraki günü ilaveyle iki gün oruç tutulabileceği gibi her ikisini de ilave ederek üç gün de tutulabilir. (Din İşleri Yüksek Kurulu)

Türk-İslam Geleneğinde Aşure

Türk-İslam geleneğinde önemli bir yer tutan Aşure, aynı zamanda Muharrem ayında en az on gıda maddesinden yapılarak özel merasimlerle dağıtılan tatlıya da isim olmuştur. Günümüzde de özellikle Anadolu’da Müslümanlar Muharrem ayında en az on gıda maddesinden Aşure tatlısı pişirerek halka, misafirlere, komşulara, dostlara ikram ederler, fakir ve yoksullara dağıtırlar. Bununla Hz. Nuh ve Musa’nın zorluktan kurtularak bolluğa kavuştuğu gibi Cenab-ı Allah’tan zorluklardan, sıkıntılardan kurtularak bolluğa, bereketli bir hayata kavuşturması niyaz edilir. Bazı kardeşlerimiz ise 12 gün oruç tuttuktan sonra oruçların kabulü ve Ehli Beytin Ruhu için bu tatlıyı pişirerek dağıtırlar. Böylece Aşure tatlısı Anadolu’da oruçların kabulü, dostluğun, kardeşliğin, birliğin ve beraberliğin pekişmesi, yardımlaşmanın ve dayanışmanın güçlenmesinin ve bereketin bir simgesi olmuştur. Nitekim bir hadis-i şerifte ise şöyle buyrulmaktadır: "Her kim Aşure Günü’nde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder." (Et-TergibVe't-Terhib, 2:116.) Başka bir hadisi şerifte Efendimiz (SAV) “Kim ailesine Aşure Günü geniş davranırsa Allah O’na senenin geri kalan günlerinde geniş davranır. ”(Feyzül Kadir 6/ 235.6).

Bu gün Hz. Nuh’un tufanından kurtularak genişlik bulduğu gün olduğu için Cenab-ı Allah’ın bolluğu ve bereketi daha sondaki inananlara da bir ihsanı olarak kabul edilir.

Bütün bunlardan anlaşılıyor ki Muharrem ayı ve Aşure Günü önemli tarihi olayların vuku bulduğu, genişliğe kavuşulduğu kadar çok üzücü olayların da meydana geldiği, bütün semavi dinlerin bu aya hürmet ettiği ve oruç tutmaya özen gösterdiği bir aydır.

Kerbela Faciası, Hz. Hüseyin’in Şahadeti

Bütün Müslümanların gönlünde çok derin acı ve üzüntü bırakan ve hala bu acıyı hissettiğimiz müessif olaylardan biri de, hicri 61 yılı 10 Muharrem günü Yezid ve adamlarının, başta sevgili Peygamberimizin (SAV) muazzez torunu Cennet gençlerinin Efendisi Hz. Hüseyin Efendimiz olmak üzere ailesinden ve yakınlarından 72 Müslüman’ın günlerce aç ve susuz bıraktıktan sonra acımasızca şehit edilmesi olayıdır. Bu olay bütün Müslümanları derinden üzmüş ve hala bu üzüntüyü yaşamaktayız. Bir defa daha başta Hz. Hüseyin Efendimiz olmak üzere bütün Kerbela şehitlerimizi ve bu cennet vatan uğruna şehit olan bütün şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun. Rabbim Ümmeti Muhammed’e bir daha böyle acılar yaşatmasın.

Muharrem ayımız Aşure günümüz, milli birlik ve beraberligimizin kardeşlik ve dostluğumuzun pekişmesine vesile olsun.

Hüsrev ÖNDEGELEN

İlahiyatçı Araştırmacı Yazar

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Yaşam Haberleri