BEKÂRLIK SULTANLIK MIDIR?

Abdullah BAYSAL

Bir espri ile başlayalım. Sultanların çamaşır yıkadığını gören var mı?

Bekârlıkta sorumluluk azdır.

Evlenmekte tabi ki sorumluluk vardır. Ben hem evleneceğim hem de kafama göre yaşayacağım diyen kimsenin evlenmemesi daha iyidir.

Önemli olan doğru insanı bulmak ve doğru insan olabilmektir.

Bir şeyin tamamı elde edilemiyorsa tamamından vazgeçilmez. Biz mükemmel miyiz ki karşı taraftan kusursuz olmasını bekliyoruz.

Evlilik bir ihtiyaçtır. Mutluluğu yakalamak için çile çekmek, gayret etmek gerekir. Burada alınteri ve akılteri vardır.

Evlilikte iki tane bir biraraya gelip on bir olur ve hayata iki gözle değil dört gözle bakarlar.

Evlilikte her iki tarafın birbirinin ihtiyacını gidermesi önemlidir.

Erkek her hâlükârda yönetici, idare edici vasıflara sahip olmalıdır. Aksi halde kadının elinde oyuncak olur.

Bütün bunlara rağmen yuvayı yapan dişi kuştur.

Her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın vardır.

Evlenecek kimse ne istediğini biliyorsa sorun yoktur. Bunları madde madde yazmalı ve öncelik sırasına koymalıdır. Bu maddelerden büyük çoğunluğu tutuyorsa biraz esnek olarak “Bismillah” deyip başlanmalıdır.

Merhamet ve şefkat nitelikleri olmayan bir kadın ile ömür geçirmek ölmeden evvel mezara girmek gibi bir şeydir. Allah muhafaza etsin.

Evliliğin yolunda gitmesi için bütün bu hususların önceden öğrenilmesi yani “Bilgi” lazımdır.

Evlendikten sonrada karşılıklı kusurları görmemeli yani “Silgi”’ lazımdır.

Her iki sözcükteki baş harfleri çıkarırsanız geriye kalan “İlgi” her zaman lazımdır.

Düşünerek konuşmalı, boşboğazlık yapmamalıdır. Sözler kurşun gibidir. Dikkatli olmak gerekir.

Kadın beyni geçmişte yapılan iyilikleri unutsa bile, yaşanan olumsuzlukları tüm detaylarına varıncaya kadar ömürlerinin sonuna kadar unutmaz ve akıllarında tutabilir ve yeri geldiğinde hiç ummadığınız bir zamanda önünüze koyar.

Problem olduğunda erkek beyni hemen zihinsel sığınağına çekilir, kadın ise konuşarak sorunlarını paylaşmak ister.

Problemli evliliklerde acaba sadece kadınlar mı zarar görüyor?

Kadınlar kendilerini daha iyi ifade ettikleri için öyle zannediliyor. Erkekler ise genelde içine atar.

Evlilikten önce kadınların kaygıları, evlendikten sonra ise erkeklerin kaygıları daha çok olur.

Sabırlı olmak katlanmak demek değildir. Ertelemek değildir. Sabır bir şeyler yaparak çözüm için çaba harcamaktır. Açık kapıyı arayıp bulmak lazımdır. Kapalı kapıları zorlamak akılsızlıktır.

Sorunları biriktirmek yerine, yaşam tecrübesi olanlardan faydalanmak gerekir.

Bazen de sorunların çözümü ve hazmedilmesi için zamana ihtiyaç duyulur.

Nişanlı bir bayanın, gülüm cicim ayları bittikten sonra her şey değişir diyen etrafındaki insanlara karşı bu tedirginliğini ve güzel hayallerini yitirmemesi için ne yapması lazımdır.

İki tarafta birbirini değiştirmeye çalışmamalıdır. Altın orta noktada buluşmaya çalışılmalıdır.

Zıt kişiliklerin mutlu bir yuva kurmaları oldukça zordur. Bu husus evlilik öncesinde iyice etüt edilmelidir. Büyüklerimiz acele giden ecele gider demişler.

Tabi ki evlilikte fikir çatışması olabilir. Evlilikten değil yanlış davranmaktan korkmalıyız.

Uzun süren nişanlılık dönemi çok tehlikeli ve risklidir. Çünkü evleneceğiz diye iyi niyetle kurulan arkadaşlıklar sonunda, taraflar birbirlerinin kusurunu görüp nişanlılıktan vazgeçme durumları olabiliyor. Oysa ki kusursuz insan yoktur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.