İzmirli genç girişimciler, tıp dünyasında çığır açacak bir yerli teknolojiye imza attı. Glioblastoma (kötü huylu beyin tümörü) teşhisinde haftalar süren bekleyiş dönemi, geliştirilen elektrokimyasal biyosensör sayesinde artık dakikalara iniyor. İşte sağlık teknolojilerinde Türkiye’nin yeni gururu olan projenin detayları.
2 Haftalık Bekleyiş 2 Dakikaya Düştü
Geleneksel yöntemlerde beyin tümörü teşhisi; MR görüntüleme, biyopsi ve uzun süren patolojik incelemeler gerektiriyor. Bu süreç bazen 2 haftayı bulabiliyor. Ancak Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu Aleyna Yıldız ve ekibi tarafından geliştirilen yeni nesil sensör, süreci radikal bir şekilde hızlandırıyor.
Sistem; kan, idrar, tükürük veya beyin-omurilik sıvısından alınan numuneleri analiz ederek sadece 2 dakika içinde sonuç verebiliyor. Özellikle agresif seyreden tümörlerde bu hız, hastanın tedaviye başlama süresini öne çekerek hayati bir avantaj sağlıyor.
Giyilebilir Teknoloji ve Yapay Zeka Desteği
Geliştirilen biyosensör, sadece hızıyla değil, teknik özellikleriyle de dikkat çekiyor. Cihazın öne çıkan özellikleri şunlar:
-
Esnek Tasarım: Bükülebilir ve giyilebilir plastik zemin üzerine entegre edilmiş elektrotlar.
-
Yüksek Hassasiyet: Elektrot yüzeyindeki özel tabaka sayesinde kanser hücrelerini anında algılama.
-
Detaylı Analiz: Sadece tümörün varlığını değil, alt tipini de belirleyebilme yeteneği.
-
Anlık Veri: Potansiyostat cihazı ile ölçülen elektriksel değişimlerin anında bilgisayara aktarımı.
Tedavi Takibinde Yeni Dönem
Yerli biyosensör sadece ilk teşhis aşamasında değil, tedavi sürecinde de doktorların en büyük yardımcısı olacak. Cihazın kullanım alanları arasında; ilaç etkinliğinin ölçümü, kemoterapi sonrası takip ve tedaviye verilen yanıtın analizi yer alıyor.
"Bu proje; akademik bilgi, teknopark girişimciliği ve kamu finansmanının (TÜBİTAK & KOSGEB) bir araya geldiği başarılı bir biyoteknoloji modelidir."
Seri Üretim ve Klinik Süreç
DEPARK bünyesinde yürütülen ve patent başvurusu tamamlanan projenin klinik insan deneyleri devam ediyor. Testlerin tamamlanmasının ardından yerli biyosensörün hastanelerde yaygın olarak kullanılması ve dünya pazarına ihraç edilmesi hedefleniyor.