Bir İngiliz Kulübünün Nezaketi ve Bizimkilerin Tahammülsüzlüğü

Mehmet Emin PARLAKTÜRK

Geçtiğimiz günlerde gözüme çarpan bir haber, beni hem derin bir düşünceye sevk etti hem de içimi burkan bir kıyaslamanın eşiğine getirdi. Mevzu; İngiliz devi Liverpool Kulübü'nün taraftarlarına yaptığı o anlamlı çağrı...

Bildiğiniz üzere Ramazan ayının manevi iklimini soluyoruz. İstatistikler ne derse desin; camisiyle, minaresiyle, orucuyla ve en nihayetinde musalla taşına gelen her ferdiyle bu topraklar Müslüman bir ülkenin tapusudur. İnansın ya da inanmasın, bu toplumun kodlarında İslam’ın izleri vardır. Peki, biz kendi değerlerimize ne kadar sahip çıkıyoruz?

Liverpool'dan Gelen Saygı Dersi

Liverpool, İstanbul'da oynanacak maç öncesinde taraftarlarına adeta bir adab-ı muaşeret dersi verdi. Kulüp yönetimi, taraftarlarını şu sözlerle uyardı:

"19 Şubat’ta başlayan Kutsal Ramazan ayında Müslümanlar gün doğumundan gün batımına kadar oruç tutarlar. Yerel geleneklere saygı göstermek büyük önem taşır. Gündüz vakti kamusal alanlarda yiyip içmemeye özen gösterin."

Düşünün; Hristiyan bir kulüp, binlerce kilometre ötedeki bir ülkenin dini hassasiyetini gözetiyor. Taraftarına "Siz misafirsiniz, oradaki insanların inancına saygı duyun" diyor. Elin İngilizi, bizim kutsalımıza bizden daha fazla nezaket gösteriyor.

Kendi İçimizdeki "Yabancılar"

Şimdi bir de madalyonun diğer yüzüne, yani kendi içimizdeki malum kesimlere bakalım. Kendini bu ülkenin aydını sanıp da Ramazan'a, oruca, camiye ve mukaddesatımıza adeta savaş açanları görmüyor muyuz?

Bir yanda elin Hristiyan'ı "Saygı duyun" diye tembih ederken, diğer yanda kendi vatandaşımız; ezandan rahatsız olur, oruç tutana diş biler, değerlerimizi aşağılamayı çağdaşlık sanır. Fırsat bulsalar dindar insanı bu topraklardan sürecek kadar şedit bir nefretle dolular.

Kur’an-ı Kerim’in İşaret Ettiği Hakikat

Bu tabloyu görünce akıllara Maide Suresi 82. Ayet-i Kerime geliyor. Yüce Mevla şöyle buyuruyor:

"Mü’minlere sevgi ve yakınlık bakımından 'Biz Hristiyanız' diyenleri daha yakın bulursun. Çünkü onların içinde kibre kapılmayan, ilimle meşgul dürüst kişiler vardır."

Liverpool’un bu tavrı bir "Hristiyanlık güzellemesi" değil, bir insaniyet ve feraset örneğidir. Asıl acı olan, dışarıdan gördüğümüz bu saygıyı, kendi içimizdeki bazı çevrelerden görememektir. Yorumu ve vicdan muhasebesini siz değerli okurlarıma bırakıyorum.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.