Bir Nesli mi Kaybediyoruz? Öğretmene Şiddet ve İtibar Kaybı Üzerine

Doç. Dr. Cahit KARAALP

Gün geçmiyor ki eğitim camiasından yürek yakan, insanlığımızdan utandıran bir şiddet haberi almayalım. "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" diyen bir medeniyetten; öğretmenine silah çeken, şantaj yapan ve canına kasteden bir nesle nasıl evrildik?

Eskinin Mahrumiyeti ve Hürmeti

Hatırlayalım; imkânların kısıtlı, velilerin çoğunun okuma yazma bilmediği, elektriğin lüks sayıldığı o dönemleri... Sınıf mevcutları 80 kişiyi bulurdu ama öğretmenin adı geçtiğinde akan sular dururdu. Öğretmen sadece bir devlet memuru değil; köyün, mahallenin rehberi, bileni ve kurtarıcısıydı. Veliler çocuğunu "eti senin kemiği benim" diyerek teslim ederken, öğretmene duyulan saygı aslında devlete ve geleceğe duyulan saygıydı.

Modernizmin Getirdiği Değersizleşme

Bugün ise tablo tam tersine dönmüş durumda. Akıllı sınıflar, 20 kişilik mevcutlar, lüks binalar ve cebinde en son model telefonu olan bir nesil var. Ancak bu maddi zenginliğin ortasında öğretmen; değersizleştirilen, horlanan ve bir inşaat işçisinden daha az maaşla geçinmeye mahkûm edilen bir figür haline getirildi.

Öğretmenini kendi sosyal statüsünün altında gören, ona "bekçi" muamelesi yapan bir veli profilinin yetiştiği bir ortamda, öğrenciden saygı beklemek ne kadar gerçekçi? Bir hâkime, bir savcıya gösterilen kurumsal dokunulmazlığı neden öğretmenden esirgiyoruz?

Sadece Eğitim Sistemi mi Suçlu?

Eğer bunca teknolojik gelişmeye rağmen edep ve ahlak noktasında geriye gidiyorsak, durup düşünmemiz gereken çok şey var. Mesele sadece müfredat değil; mesele sokağın, televizyon dizilerinin, sosyal medyanın ve adaletsiz gelir dağılımının yarattığı toplumsal çürümedir.

  • Ekranlardaki Mafya Güzellemeleri: Şiddeti özendiren diziler gençlerin rol modellerini değiştiriyor.

  • Maddi Gücün Kutsanması: Paranın, makamın ve gücün "bilgi"den daha değerli görüldüğü bir toplumda öğretmen figürü zayıflıyor.

  • Haya Bilgisi Eksikliği: Hayat bilgisini öğretiyoruz ama "haya" bilgisini, ahlakı ve dini değerleri temele koymakta geç kalıyoruz.

Çözüm: İtibarın İadesi

Bir ülkenin beka sorunu yaşamak istemiyorsa yapacağı ilk yatırım öğretmendir. Öğretmenin iki kuruşa mahkûm edildiği, geçim derdiyle boğuştuğu bir sistemde eğitimde başarı beklemek hayaldir.

Yetkililere sesleniyoruz: Önce eğitim sistemini, ardından adalet ve ekonomi sistemini ıslah etmelisiniz. Öğretmenlik mesleğini o eski kutsal ve saygın konumuna döndürmediğimiz müddetçe, kaybettiğimiz sadece bir nesil olmayacak; geleceğimiz de tehlikeye girecektir.

Son olarak, geçtiğimiz günlerde bir öğrenci saldırısı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik hanımefendiye Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyorum.

Öğretmen güvende değilse, hiçbirimiz güvende değiliz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.