Kıymetli dostlarım, geçtiğimiz günlerde sosyal medyada bir kardeşimizin sayfasında Süleymancılar (kendi tabirleriyle Süleymanlılar) üzerine bir paylaşıma denk geldim. Bu hassas konu üzerine yazdığım yorumu, sizlerin de istifadesine sunmak ve günümüzün bulanık sularında bir fener yakmak istedim.
Gençlik yıllarımda hem Süleymanlıların hem de Nur Cemaati'nin zikir ve ders halkalarında bulunmuş, o manevi iklimden nasiplenmiş bir kardeşinizim. Bunu bir iftihar vesilesi olarak görüyorum; zira bu yapılar bir dönem "Din-i Mübin-i İslam" davasına çok büyük hizmetler sundular.
Bir Zındıklık Ayırımı: FETÖ ve Nurculuk
Söze başlarken şu hayatî şerhi düşmem şart: Bugün "Kâinat Zındığı" olarak tarihe geçen şahıs, asla gerçek bir Nur Talebesi değildir. Sadece itibar kazanmak ve taban bulmak için kendini öyle göstermiş bir projedir. Gerçek Nurcuları bu hain yapıdan ayrı tutmak, hem hakkaniyetin hem de tarihin gereğidir.
İslam Mücadelesinin İsimsiz Kahramanları
Eğer bugün bu topraklarda laik/Kemalist sistem halkın iman damarını tamamen kesip atamadıysa, bu; başta Allah’ın inayeti, sonra da Süleyman Hilmi Tunahan, Said Nursi, Abdülhakim Arvasi, Mahmud Ustaosmanoğlu ve Necip Fazıl gibi serdengeçtilerin sayesindedir.
Süleyman Efendi Hazretleri'nden sonra Kemal Kaçar döneminde de cemaat bir bütün olarak sadakatle yoluna devam etti. Ancak ne yazık ki, Kemal Kaçar sonrası dönemde dış destekli sinsi operasyonlar ve sızma faaliyetleri cemaat yönetimini farklı bir mecraya sürükledi.
Bölünme ve İstikamet Kaybı
Bugün Süleymancılar da Nurcular da homojen, yani yekpare bir yapıda değildir. İki cemaat de kendi içinde derin bir ayrışma yaşamaktadır:
-
Süleymanlılar Cephesi: Alihan Kuriş liderliğindeki grup, maalesef milli iradeye ve Sayın Cumhurbaşkanımıza cephe almış vaziyettedir. Öyle ki, 86 yıllık hasretimiz Ayasofya açıldığında dahi sevinmemişler, Kabe’de bile Ekrem İmamoğlu’na destek beyan edecek kadar savrulmuşlardır. Buna karşın Ahmet ve Fatih Süleyman Denizolgun gibi isimler, bu "operasyonel" yapıya teslim olmamışlardır.
-
Nurcular Cephesi: Burada da benzer bir senaryo işletildi. Bir kısım yapı CIA/MOSSAD güdümüyle hükümete düşman hale getirilirken; "Okuyucular Grubu" gibi samimi kitleler devletinin ve milli iradenin yanında saf tutmaya devam etmektedir.
Ayırt Edici Özellik: "Mavi Takke" ve Siyasi Tercih
Bugün cemaat içinde "mavi takke" kullanan ve CHP zihniyetine payanda olan güruhun hangi akla hizmet ettiğini iyi analiz etmek gerekir. Bu bir beyin yıkama operasyonudur.
Netice itibarıyla; her iki cemaati de değerlendirirken toptancı bir yaklaşımdan kaçınmalıyız. Safını devletinden, milletinden ve mukaddesatından yana belirleyen samimi kardeşlerimizi gözetmeli; kökü dışarıda olan operasyonel odaklara karşı ise teyakkuzda olmalıyız.
Selam ve dua ile...