Son dönemlerde cenaze merasimlerinde sıkça karşılaştığımız manzaralar, İslam adabı ve cami hürmeti konusunda ciddi bir bilinç tazelemesine ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Özellikle sanat camiasından veya toplumun farklı kesimlerinden cenazelere katılanların kıyafet tercihleri, siyah giyme âdeti ve cami avlusundaki duruşları, İslami ölçülerle ne kadar örtüşüyor?
Bu yazımızda; cenaze namazında kadınların giyimi, siyah elbise giymenin dindeki yeri ve gayrimüslim âdetlerine benzeme tehlikesini ele alıyoruz.
Cami Adabı ve Tesettür Zorunluluğu
Kâbe’nin yeryüzündeki birer şubesi olan camilerin kendine has kuralları ve bir maneviyatı vardır. Bu kuralların başında ise İslami tesettür gelir. Nasıl ki Kâbe tesettürsüz ziyaret edilemiyorsa, cami avlusu da olsa, Allah’ın evine girerken bu kurallara riayet edilmelidir.
Kadınların başlarını örtmesi, erkeklerin ise vücut hatlarını belli etmeyecek ve avret yerlerini örtecek şekilde giyinmesi İslam’ın emridir. Cenaze namazına katılan veya sadece cami avlusunda bulunan bir hanımefendinin başı açık, dekolte veya şortlu bir şekilde orada bulunması caiz değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı da bu konuda açık fetva vererek, bu tarz giyimin cami adabına uygun olmadığını belirtmiştir.
İlginç olan şudur ki; ülkemizi ziyaret eden turistler dahi cami görevlilerinin uyarılarını dikkate alıp başlarını örterken, "sanatçı" kimliğiyle öne çıkan bazı isimlerin bu kuralları "özgürlük" adı altında ihlal etmesi düşündürücüdür. İslam kurallarının toplum içinde uygulanmasını engellemeye yönelik bu tavırlar, ne yazık ki İslam'a ve Müslümanlara saygısızlık boyutuna ulaşabilmektedir.
Batı'ya Özenmek ve Siyah Kıyafet Meselesi
Cenazelerde sıklıkla gördüğümüz bir diğer husus ise siyah elbise giyme ve yakaya merhumun resmini asma âdetidir. Açıkça belirtmek gerekir ki; Hristiyanlar gibi baştan aşağı siyah giyinmek, fötr şapka takmak, yüzü tülle örtmek veya yakaya resim asmak İslami bir duruş değildir.
İslam âlimlerine göre cenazede özel olarak siyah giymek bid’attır; yani İslam’a sonradan sokulmuş, aslı olmayan bir uygulamadır.
- Niyet Önemlidir: Eğer bir kişi kasıt olmaksızın, normal bir kıyafet olarak siyah giymişse bunda fıkhen bir sakınca yoktur.
- Tehlikeli Sınır: Ancak bir Müslüman, Hristiyan âdeti olduğunu bilerek ve sırf "çağa uygun olsun" diye bu ritüeli uygularsa, bu durum itikadi açıdan büyük tehlike arz eder. Hatta kasıtlı yapılması durumunda kişiyi dinden çıkarmaya kadar varabilecek bir taklitçiliktir.
Hristiyan geleneğinde siyah giymek, insanların günahkâr doğduğunu ve sürekli tövbe etmesi gerektiğini simgeler. Oysa İslam’da tövbe etmek için siyah elbiseye gerek yoktur; ölümün kendisi zaten en büyük nasihat ve ibrettir.
Çifte Standart: Kilise ve Cami Karşılaştırması
Yurt dışındaki uygulamalara baktığımızda, kuralların ne kadar katı olduğunu görürüz. Kiliselere kuralları dışında kimse giremez; başı açık cenaze törenine katılınamaz, şapka ve örtü zorunluluğu vardır.
Buradaki çelişki şudur: Kiliseye girerken o mekânın kurallarına saygı gösterip tesettüre/örtüye riayet edenler, iş camiye gelince neden aynı saygıyı göstermiyor? Başka bir dinin mabedine gösterilen hassasiyetin, Müslümanların mabedi olan camilere gösterilmemesi kabul edilemez.
Müslüman olmayan veya inancı zayıf olan kişilerin de Müslüman mahallesinde, camisinde ve mezarlığında, o yerin adabına uygun davranması bir medeniyet ve saygı gereğidir.
Sonuç: Ölümden İbret Almak
Cenaze merasimleri birer moda geçidi veya "görünme" yeri değildir. Ölüm rabıtası yapmak İslam'da sünnettir. Mezarlıkta saygı duruşunda bulunmak değil, dua etmek ve tefekkür etmek gerekir.
Müslüman bir ülkede, cenaze namazı gibi manevi bir ortamda, Allah'ın emirlerine karşı gelerek "sanat" veya "modernlik" adı altında yapılan saygısızlıklar son bulmalıdır. Her mekânın bir sahibi, her mabedin bir kuralı vardır; camilerin sahibi Allah, kuralı ise İslam'dır.