CHP Bir Batı Ülkesinde Siyaset Yapsa İktidar Olabilir miydi?

Firuz TÜRKER

Türkiye siyasetinin en köklü tartışmalarından biri, CHP’nin "Batılı" vizyonu ile "Doğu toplumu" olarak nitelendirilen Anadolu arasındaki doku uyuşmazlığıdır. Sıklıkla duyduğumuz o meşhur teselli şudur: "Halk anlamıyor, yoksa CHP bizi çağdaş Batı değerlerine taşıyacak tek güç."

Peki, bu tezi tersten okumaya ne dersiniz? Gelin, bir hayal kuralım: CHP, bugün Türkiye’de izlediği politikalarla bir Batı Avrupa ülkesinde parti kursaydı ne olurdu?

İcraat Yerine Polemik: Batılı Seçmen Ne Derdi?

Bir an için CHP’nin Almanya’da veya Fransa’da faaliyet gösterdiğini düşünelim. Ülkenin iç meselelerine çözüm üretmek yerine enerjisinin büyük kısmını sadece iktidara laf yetiştirmeye harcayan, her toplumsal olayda "istemezük" tavrı takınan bir yapı, rasyonel Batı seçmeninden nasıl bir karşılık alırdı?

Batı demokrasilerinde muhalefet, "tüketimden gelen gücünü kullanma" gibi muğlak ve ekonomik karşılığı olmayan sloganlarla değil; somut bütçe planları ve alternatif projelerle halkın karşısına çıkar. Temel atmama törenleri düzenleyen, devasa altyapı yatırımlarını veya stratejik savunma hamlelerini "içi boş" diyerek tiye alan bir partinin, gelişmiş bir sanayi toplumunda %5 barajını geçmesi bile mucize olurdu.

Sosyal Belediyecilik mi, Popülizm mi?

Bugün övünç kaynağı haline getirilen "Kent Lokantaları" üzerinden yürütülen siyaset, bir Batı ülkesinde ancak geçici bir sosyal yardım projesi olarak görülürdü. Emeklisinin refahını sadece uygun fiyatlı yemeğe bağlayan, ancak ülkenin makro projelerine (havalimanları, köprüler, enerji sondajları) şüpheyle bakan bir anlayış; o "hayran olunan" Batı’da vizyonsuzlukla suçlanırdı.

Öte yandan, sokak köpeği meselesinde olduğu gibi, kamu güvenliğini ve yasaları hiçe sayacağını peşinen ilan eden bir siyasi tavır, Batı’nın hukuk disiplininde "popülizm" olarak damgalanır ve marjinalleşmeye mahkûm edilirdi.

"Atatürk’ün Partisi" Etiketi Batı'da Oy Getirir mi?

Batılıların Atatürk’e derin bir saygı duyduğu doğrudur. Ancak Batı seçmeni sandığa giderken tarihe değil, geleceğine bakar. Kendi ülkesinin savunma sanayisini, uzay çalışmalarını veya bilimsel keşiflerini küçümseyen bir partinin, sadece "tarihi bir mirasın temsilcisiyim" demesi sandıkta karşılık bulmaz.

Aksine, Türkiye’nin kazanımlarını yabancı bir Wilders edasıyla eleştiren, kendi ülkesinin başarılarına "gülüp geçen" bir muhalefet bloğu; Batılı bir seçmen gözünde "ulusal çıkarlara aykırı hareket eden bir yapı" olarak kodlanırdı.

Sonuç: Vizyon Farkı

Velhasıl, CHP’nin mevcut politik ajandasıyla bir Batı ülkesinde iktidar olması şöyle dursun, ana muhalefet koltuğunda oturması bile oldukça güç görünüyor. Belki de sorun halkın "anlamamasında" değil, partinin "Batılı" olma iddiasıyla sunduğu yöntemlerin, gerçek Batı demokrasilerindeki rasyonellikle taban tabana zıt olmasındadır.

Sizce, Avrupa’da yaşayan bir seçmen, ülkesinin stratejik yatırımlarını durduracağını vadeden bir partiye yüzde kaç oy verirdi?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.