CLAUDİA AZİZE OLDU VE BİLAL'I İSLAM'LA TANIŞTIRDI!

Mehmet KAÇAR

1991 yılı Nisan ayında Berlin İslami İlimler Okulunda görev yapıyordum. Bir gün okula bir telefon geldi. Kendisinin Müslüman olmak istediğini ve yardım edecek biri ile konuşmak istediğini söyleyen bir bayan vardı telefonun öbür ucunda. Kendisinin adresini, telefonunu aldım ve müsait gün üzerinde anlaştık.

Okuldan öğrencim, rahmetli Ahmet Küçük abimizin büyük kızı ile irtibata geçtim. Almancası çok iyi idi. Dini bilgisini ise, gerek İslami İlimlerde ve gerekse Moabit'teki Ayasofya Camii'nde daima ilerletiyor ve daima araştırıp okuyordu. Üniversiteye hazırlanıyordu.

Belirlenen günde Weding’te Claudianın zilini çaldık. Evde, erkek arkadaşı olan İzmir’li Bilal da vardı. Hoş beşten sonra, Müslüman olmaya nereden karar verdin diye sordum. Doğu Almanya’dan üç çocuğu ile çöp kamyonunda kaçmış ve batıya gelmiş. Bilal’i tanımış. Bilal o günlerde ekonomik olarak çok yardım etmiş ve aralarında bir yakınlaşma olmuş. Bilal ile İzmir’e gezmeye gitmişler. Orada Ezan’ı Muhammedi’yi duydğunda çok duygulanmış. Bilal’e bu nedir diye sormuş. O da bildiği kadarı ile Müslüman'ları Allah'ın huzurunda ibadete çağıran namaz daveti ve günde beş defa minareden okunur demiş. Bir kitapçıdan Mevlâna ile ilgili bir kitap almışlar. Bu kitabı okumuş, sonra Almanca Kur’an okumuş ve ruhunun dinlendiğini, aradığının İslam olduğunu anlamış ve bizi İslam Federasyonu telefonundan bulmuş.

Biz, gerekli anlatımları yaptık, boy abdesti aldıktan sonra şahadet getirdi. Kendi özgür iradesi ile İslamiyeti seçmişti. Kızımızla irtibatta kalmasını, daha ciddi problemlerle karşılaşırsa beni araması için telefon numaramı verdim. Birkaç defa da evime gelmişti. Şikayetleri genelde Bilal üzerine idi. Bilal alkol kullanıyor, zina ediyor, kumar oynuyor, namaz kılmıyor ve sorunca da Müslüman'ım diyordu. Bilal'e birkaç defa telefon açtım, yüz yüze konuştum. Nasihatler ettim. Değişen bir şey yoktu. İsmini Azize olarak değiştirdiğimiz bayana artık benim Bilal'e yapacak bir şeyim kalmadı. Allah ıslah etsin, hidayet versin dedim. Azize Müslüman olunca nikah kıymışlardı. Dua et yahut boşan dedim.

Aradan üç sene falan geçmişti. U Bahn da yolculuk yaparken tevafuken karşımda, şalvarlı sarıklı biri oturuyordu. Beni tanıdın mı dedi. Özür dilerim amma tanıyamadım dedim. Ben Azize’nin kocası Bilal. Bak her şeye tövbe ettim. Azize beni yeniden Müslüman etti. Şimdi yeniden doğmuş gibiyim. Sizlere de teşekkür ederim. Azize Cami cemaati oldu ve kadın cemaatinden biri dedi. Sizin tavsiye ettiğiniz üzere, İslam Federasyono'nun Alman Müslümanları ile olan gruba devam ediyor. İslam'ı oradan kaynağından öğreniyor. Weddig de de cami cemaatine gidiyor. Ve en son cümlesi benim için çok önemliydi. “Claudiya Müslüman oldu, Azize adını aldı, sonra da pes etmedi ve beni yeniden Müslüman etti. Hocam, fuhuş yok, Alkol yok, Kumar yok, yalan yok zina yok anlayacağın inancımı yeniden tanıdım ve yaşamaya başladım” dedi. Azize beni yeniden Müslüman etti. Gülüştük ve görüşmek üzere ayrıldık. Allah yollarını açık eylesin.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.