CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN MISIR ZİYARETİ ÜZERİNE

Adnan ONAY

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’a bir ziyaret gerçekleştirerek bazı önemli anlaşmalar imzaladı. Ziyaret sırasında, önceki yıllarda sert eleştiriler yönelttiği Devlet Başkanı Sisi ile samimi görüntüler verdi.

Bu samimi görüntülerin ardından, bilindik çevreler yine devreye girerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a veryansın etmeye başladı. Geçmiş görüntüler üzerinden iktidarı eleştiren herkesi aynı kefeye koymak doğru olmasa da, bu ve benzeri konularda yazıp çizenlere baktığımızda hep aynı müzmin çevrelerle karşılaşıyoruz.

Öncelikle şunu belirtmeliyim: Mısır’ın seçilmiş Devlet Başkanı Mursi’ye darbe yaparak iktidarı ele geçiren, darbeye karşı gösteri yapan onlarca kişiyi katleden ve başta Mursi olmak üzere hapse attığı birçok insanın ölümüne neden olan Sisi ile barışılmasından, yakın ilişkiler kurulmasından rahatsızlık duyanlardan biri de benim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır’ı ziyaret ederek Sisi ile samimi görüntüler vermesi, benim de dâhil olduğum birçok samimi insanın duygularını incitmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki ülke çıkarları her zaman duygu ve düşüncelerimizin üzerindedir. Bu nedenle, böyle bir tabloya üzülsek de (daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi) Sisi’ye rağmen Türkiye’nin Mısır’la ilişkilerini çok daha önce normalleştirmesi gerekirdi.

Zira Türkiye, Sisi’den uzak durdukça Türkiye karşıtı aktörlere alan açılmış; ABD, İsrail ve Yunanistan gibi ülkeler Mısır’la ilişkilerini hızla geliştirmiştir. Nitekim ilişkilerimizin soğuk olduğu dönemde Mısır ile Yunanistan arasında bir deniz yetki alanı anlaşması imzalanmıştır.

Öte yandan bu süreçte Gazze’ye saldırarak soykırım başlatan İsrail, Mısır’ı da çıkarları doğrultusunda kullanmak istemiştir. Bazı konularda Sisi’nin İsrail’e karşı direnç göstermesi, Mısır’la ilişki kurmamız açısından önemli gerekçelerden biri olmuştur. Türkiye, geç de olsa ilişkilerin düzelmesi için adım atmış ve bu sayede Mısır’la yeniden temas süreci başlamıştır. Sisi’nin Türkiye ziyaretinin ardından, Türkiye ve Mısır orduları 22–26 Eylül tarihleri arasında Akdeniz’de ortak tatbikat gerçekleştirmiştir.

Mısır’la ilişkilerin gelişmesi, Filistin için bir umut olabileceği gibi ülkemiz açısından da ekonomiden savunmaya, özellikle de Mavi Vatan perspektifi bakımından büyük önem taşımaktadır. Türkiye, iki ülke arasındaki buzların erimesi için hızla ve kararlılıkla adımlar atmaktadır. Mısır’ı yanımıza çekme konusunda kısa sürede ciddi mesafeler kat edilmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Sisi arasında imzalanan anlaşmalar içinde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti arasındaki Askerî Çerçeve Anlaşması son derece kritik bir öneme sahiptir. Bu anlaşmanın değeri önümüzdeki günlerde daha net biçimde anlaşılacaktır.

Türkiye, günümüzde Arap ülkelerine İslam dayanışmasının ne denli hayati olduğunu anlatmaya, onları ikna etmeye ve birlikte hareket etmelerini sağlamaya çalışmaktadır. Bu doğrultuda Suudi Arabistan’ın ani rota değişikliği dikkat çekicidir. Türkiye ile ilişkilerini geliştiren ve hızla silahlanan Suudi Arabistan, aynı zamanda nükleer silaha sahip Pakistan’la da askerî güvenlik iş birliği anlaşması imzalamıştır. Türkiye’nin bu ilişkilerin kurulmasında öncü rol oynadığı ifade edilmektedir.

Çeşitli ırklardan oluşan İslam dünyası devletlerinin bir araya gelebilmesi için yoğun çaba sarf edilmesi, yaklaşan büyük tehlikenin de bir göstergesidir. Türkiye, duygusallığı ve düşünsel farklılıkları bir kenara bırakarak bu alanda gerekli adımları atmaktadır.

Özetle, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır’la kurduğu ilişki; ülkemizin, ümmetin geleceği ve dünya barışı açısından zorunlu bir ilişki olarak görülmelidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün insanlık onuru adına doğru olanı yaparken, bugün de ülkemizin menfaatleri adına gerekli olanı yapmaktadır.

Dış politikadaki ani değişimler ve ortaya çıkan beklenmedik tehditler, zaman zaman düşmanları dahi zorunlu ilişkilere mecbur bırakır. Bu açıdan bakıldığında kameralara yansıyan Erdoğan–Sisi görüntüleri bir gönül dostluğunun değil, ülkemizin çıkarlarının bir sonucudur.

Yaşanan gelişmeler üzerinden siyasi hesaplarla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklenenlerin önemli bir kısmının asıl amacının iktidarın değişmesini sağlamak olduğu; bu uğurda ülkenin yaşayacağı kayıpları umursamadıkları bilinmektedir. Bu konuda yaygara koparanların kimler tarafından yönlendirildiğine bakıldığında durum daha net anlaşılmaktadır.

FETÖ’nün parmağında oynattıkları arasında kimler yok ki!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.