DEVE İĞNE DELİĞİNDEN GEÇEBİLİR Mİ?

Yusuf ZABUN

-Kuantum tünelleme-

Kıssa bu yâ..

İki zâhid, ilmî ve dinî bir mevzûuda hararetli hararetli konuşmakda...

Konu, deve iğne deliğinden geçer mi? Geçmez mi?

İkisi de geçeceği husûsunda hemfikir. Lâkin nasıl olacağı konusu tartışmalıdır.?

Biri diyor ki, deve iğne deliğinden geçerken "delik büyür"; diğeri de "deve küçülür"..

Birbirlerini bir türlü iknâ edemezler.

O sıra oradan bir meczûb geçmektedir.

Bi' de "ona soralım" derler.

“Kur'ân’ı Kerîm'in buyurduğu gibi deve iğne deliğinden geçer mi”?

Meczûb bî-tereddüd;

“-Ne demek. Bu nasıl bir soru.?!

Kurbân olduğum Allâh, dilerse değil deveyi, dünyâyı bile iğne deliğinden geçirir!”

"Peki delik mi büyür, deve mi küçülür" şeklinde kendilerine taraf bulmaya çalışırlarken;

Meczûb, "olduğu gibi geçer" deyivermişdir.

Bu bir kıssa olsa da Cenâb-ı Hakk, hâşâ ki olmayacak bir olayı biz kullarına bildirmez.

Demek ki bu olay mümkündür ve vukûu bulacakdır.

"Devenin iğne deliğinden geçmesi" tâbiri İncil'de ve Kur'ân-ı Kerîm'de geçen bir ifâdedir.

Cemîl Meriç’ üstâdın Umrândan Uygarlığa adlı eserinde belirtdiğine göre; Matta İncilindeki, "Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Allâh’ın melekûtuna girmesinden daha kolaydır” âyetindeki, devenin iğne deliğinden geçmesi tâbiri mütercimlerce yanlış tercüme edilmişdi.

“Mütercim, Yunanca kamelos (deve) ile kamilos (halat) kelimelerini karıştırmış.

Yani iğnenin deliğinden geçecek deve değil, halat” diyordu.

A'râf Sûresi 40. Âyetin meâli şöyle:

“Bizim âyetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenmek isteyenler var ya, işde onlara gök kapıları açılmayacak, deve iğnenin deliğine girinceye kadar cennete giremeyeceklerdir. Suçluları işde böyle cezâlandırırız".!!!

Âyetde geçen cemel, deve olarak çevrilmişdi.

Ahter-i Kebîr sözlüğüne göre; el-cümmel kelimesi “gemilerin kalın halatı” anlamındadır.

Ahter-i Kebir’e göre; ilk müfessirlerden, sahâbî İbn-i Abbas hazretleri âyetdeki bu kelimeyi cümmel (halat), yâni kalın urgan olarak okumuş ve Said b. Cübeyr de bunu tercih etmişdi.

Büyük müfessir Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır da tefsirinde bu konuya değiniyor ve meâli “deve veyâ halat iğnenin deliğinden geçinceye kadar..” şeklinde, kelimenin iki ma'nâsını da vermekde...

"Bu kelimenin cümmel yâni halat olarak da okunduğunu, bazı tefsircilerin halatı tercih etdiğini, fakat ma'nâ olarak deve’nin daha uygun olduğunu söyleyerek deve kelimesini tercih etdiğini" söylemekde...

Eski Diyânet Reîsi Süleymân Âteş, Kılıç Kitâbevi’nden çıkan Kur’ân Meâli’nde, mezkûr kelimeyi deve olarak tercüme etmiş iken dibnotunda;

“Daha önceki baskılarda âyetin Arapça aslındaki El-cemel kelimesi İbn-i Abbas’ın tefsirine dayanarak El-cümmel (halat) diye tercüme etmişdik.

İğne deliği ile halat arasındaki ilgi bu ma'nâyı tercih etmemize sebeb olmuşdu.

Fakat sonradan İncil’de de: ‘Deve iğne deliğinden geçinceye kadar, yalanlayıcıların gök kapılarından geçemeyecekleri’ meâlindeki bir âyetin bulunduğunu görünce Cumhûrun benimsediği ma'nâya dönmeyi gerekli gördük” demişdi.

Burada dikkat çeken şey;

Yunanca deve (kamelos) kelimesiyle halat (kamilos) kelimelerinin aynı kökten gelmeleri gibi, aynıyla Arapça deve (cemel) kelimesiyle halat (cümmel) kelimelerinin de aynı kökten gelmeleri ve yazılış olarak birbirlerine çok benzemeleridir.

Kur'ân-ı Kerîm’de müteşâbih âyetler, hem o günün anlayışına uygun, hem de günümüz insânlarına ilmî bir gerçekliği hâber vermektedir.

Bilindiği üzere, maddeler atom altı parçacıklardan yapılmış olup bu parçacıklar bazen parçacık gibi bazen de dalga gibi hareket edebilirler.

Böylece her türlü bariyeri kolaylıkla aşabilir. Yâni bir parçacığın herhangi bir bariyeri ya da duvarı aşması elektronların dalga gibi davranmasına bağlıdır.

Fizikde "kuantum tünelleme" adı verilen bu durum evrende gerçekleşebilen bir şeydir.

Meselâ fotosentez, koku alma, yıldızların füzyonu kuantum tünellemesi ile gerçekleşmektedir.

Gelişen teknolojide "Kuantum Tünellemesi" yaygın olarak kullanılmaya başlanmış ve bu maksat için kuantum mikroskopları, kuantum elektrik jeneratörleri imâl edilmişdir.

Atomlar birleşip kompleks yapılar oluşturdukça kuantum tünelleme ihtimali çok zayıflamakda...

Columbia Üniversitesi Profesörlerinden fizikçi Brian Randolph Green, “evrenin zerâfeti” kitâbında bunu bir örnekle açıklamaktadır:

İki kişi kuantum olaylarının sık gerçekleşdiği bir bara giderler.

Adam bir puro yakar fakat purosu ağzından çıkıp başının arkasına düşer.

Bardağındaki buz küpleri camdan dışarı fırlar.

Bardan çıkarken kapıdan değil duvardan geçerler"..

Bu örneğin devâmında aşağıdaki açıklamaları yapar:

“Üç metre kalınlığındaki beton bir duvara plastik bir mermi atarsanız, plastik merminin böylesine sağlam bir engeli aşacak enerjiye sâhib olmaması sebebiyle mermi geri tepecekdir"

Beton bir duvarla karşılaşan mikro parçacıklar, klasik fiziğe göre imkânsız olanı yaparak, enerjiyi borçlanmak sûretiyle başlangıçda gerekli enerjiye sâhib olmadıkları bir bölgeye girip bir tünel açabilmektedirler.

Bunun için bütün parçacıklar tünel oluşturmak için hep birlikde yeterince şanslı olmak zorundadır.

Ancak o zaman George’un purosunun kaybolması;

Bir buz küpünün bardağın camından geçmesi;

George ile Gracie’nin barın duvarından geçmeleri gibi şok edici olaylar gerçekleşebilir.

Kuantum mekaniğinin olasılık kuralları ve özellikle H-bar’ın gerçek dünyâda çok küçük oluşu, bir duvardan geçip gidebilme şansını yakalayabilmek için, evrenimizin bugünkü yaşından çok daha uzun bir süre beklemeyi gerektirir.

Ebedî bir sabırla er ya da geç duvarın öbür tarafında belirebilirmek mümkün”...

Prof. Brian Green;

"Bir kişinin bir nesneden geçmesi için ebedî bir bekleyiş içinde olması gerekdiğini" söylüyor.

Kuantum tünelleme gerçeği ve kompleks bir yapının ancak ebediyetde belirsiz bir zamanda iğne gibi bir nesneyi aşabileceğini söyler.

Bu gerçekler Cehennemin ebedî bir yurt oluşunu ve bu ebedî bekleyişde devenin iğne deliğinden geçmesiyle örtüşür.

Madde ancak dalga gibi davranırsa başka bir maddenin içinden geçebilir.

Devenin şekli incelendiğinde dalga yapılarıyla aynı olduğu görülür.

İnsânların ebedî bekleyişinde gerçek bir deve mi geçirilecek yoksa başka bir âyetde belirtildiği gibi: "Cehennemin sarı develere benzeyen kıvılcımları mı?"

(Murselât Sûresi 33. Âyet)

Deve ile kast edilen dalgalar olabilir mi?

Çünkü Kur'ân'ın indirildiği dönemde insânların dalgaları ifâde edecek bir kelimeleri yokdu.

Kur'ân-ı Kerîm, insânların çözebileceği bir şekilde bu dalgaları deveye benzeterek ifâde etdi..

Bu ise kuantum tüneline girecek olan bir dalgalanma ile insânın kendisidir.

Acaba Cehennemlikler ebedî bir âteşde iyice temizlenirse, pişmân olursa nefsî kurtuluşa bu yolla erebilirler mi?

Muhtemelen Belkısın tahtını göz açıp kapayıncaya kadar Hz. Süleyman’ın (as) huzûruna getiren bilge, kuantum tünelini kullanma ilmini biliyordu.

Yine muhtemeldir ki kıldan ince dediğimiz insânı Cennet’e götürecek köprü de bir kuantum tünelidir.

Devenin iğne deliğinden geçmesi mevzûu İncil’de de bahsedilir.

Hz. İsâ (as) bunu kendi havarilerine söylemişdir..

Îsâ:

Çocuklar, Tanrı’nın Egemenliği’ne girmek ne güçdür.

Devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği’ne girmesinden daha kolaydır" dedi.

(Markos 10:23-25)

“Tanrı için her şey mümkündür” dedi.” (Matta 10:26-27)

İnsânlar için bu imkânsız olan Yüce Yaratıcı için pek kolaydır.

Hûd Sûresi 106-107:

“Bedbaht olanlar âteştedirler.

Orada onların (öyle feci) nefes alıp vermeleri vardır ki..

Ve Rabb'in aksini dilemedikçe, gökler ve yer durduğu müddetçe orada kalacaklardır. Çünkü Rabb'in her istediğini yapandır.!"

Rabb'imiz isterse ebedî azâba uğrayan kullarını da Cehennemden çıkaracağını bu âyet haber vermekde..

Fizik ilmindeki-kuantum fiziği, nano ve sâir teknolojik gelişmeler; olmazın olabileceğini, imkânsızın mümkün hâle geldiğini göstermekde...

Meselâ; Daha düne kadar ışık seviyesinin gürültü ölçümü "imkânsız'" idi.

Oysa Cambiridge Ünivertsitesinde kuantum fiziği üzerinde çalışan Türk bilim adamı Prof. Dr. Mete Atâtüre, Einstein ve diğer bilim adamlarının imkânsız dedikleri; ışık seviyesinin gürültü ölçümü'nü başarıyla gerçekleşdirerek ismini bilim târihine yazdırdı.

Bu faaliyetle İngiltere'nin en prestijli ödülü Thomas Young ödülü ve madalyasına lâyık görüldü.

Devenin iğne deliğinden geçebilmesinin mümkün olabileceği husûsu da böyle bir inkişâfa bakmakda...

Neticeten inâncımız gereği diyebiliriz ki, Cehennemlikler ebedî bekleyişlerinde Cehennemden çıkarlar veyâ çıkmazlar.

En doğusunu Rabb'im bilir...

Kalın sağlıcakla.!!!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.