Devlet ve Millet: Bir Elmanın İki Yarısı mı, Yoksa Etle Tırnak mı?

Prof. Dr. Bekir TAVAS

Bir ülkenin ayakta kalmasını sağlayan kolonlar beton değil, devlet ve millet arasındaki o sarsılmaz güvendir. Tarihin tozlu sayfalarını karıştırdığımızda görürüz ki; ne kadar gelişmiş bir bürokrasiye sahip olursanız olun, eğer arkanızda milletin iradesi yoksa o yapı kağıttan bir kaplan gibidir. Peki, bugün bu ilişkiyi nasıl okumalıyız?

Gücün Kaynağı: Sandıktan Öte Bir Bağ

Devlet dediğimiz mekanizma, yalnızca vergi toplayan veya kanun koyan soğuk bir kurumsal yapı değildir. Aksine devlet, milletin ortak aklının, tarihsel birikiminin ve gelecek idealinin vücut bulmuş halidir. Millet ise bu bedenin ruhudur. Ruhsuz bir beden nasıl hareketsiz kalırsa, millet desteğinden mahrum bir devlet de meşruiyet zeminini kaybeder.

Adalet ve Güven: İlişkinin Çimentosu

Sağlıklı bir toplumun formülü aslında oldukça basittir: Adalet. Devlet, milletine adaletle yaklaştığında ve her bir ferdin hakkını koruduğunda, millet de devletine sarsılmaz bir sadakatle bağlanır. Bu bir alışveriş değil, bir varoluş dayanışmasıdır. Geçmişteki kriz anlarına bakın; toplumu ayağa kaldıran şey sadece ekonomik paketler değil, milletin "devletim benim yanımda" diyebilmesidir.

Sonuç: Etle Tırnak Olmak

Milletine sırtını dönen, onun değerleriyle çatışan yapılar tarih sahnesinden birer birer silinirken; milletiyle omuz omuza veren, onun dertleriyle dertlenen yapılar devleşmiştir. Unutulmamalıdır ki; devlet millet için vardır. Bu denge korunduğu sürece, bir ülke her türlü fırtınayı atlatacak gücü kendinde bulacaktır.

Yarınlara daha güvenle bakabilmenin yolu, bu tarihi sözleşmeyi her gün yeniden tazelemekten geçiyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.