DEVLETİ YIKAN FÜZE DEĞİL SIZMIŞ İHANETTİR, HAİNLERDİR!

Özkan ORUN

DEVLETİ YIKAN FÜZE DEĞİL, SIZMIŞ İHANETTİR, HAİNLERDİR!

ABD, İtrail ve bazı Avrupa devletlerinin iş birliğiyle İran’a karşı başlatılan saldırıların ilk saatlerinde, İran devleti tarihinin en ağır kayıplarından birini yaşamıştır. Devletin en üst düzey isimlerinin kısa süre içinde hedef alınması; sıradan bir istihbarat başarısı değil, içeriden sağlanan bilgi ve koordinasyon ihtimalini akıllara getirmektedir.

Bu durum şu soruyu doğuruyor:

Bir devlet, savaşın daha ilk saatlerinde en kritik kadrolarını nasıl kaybeder?

Dışarıdan gelen tehdit kadar, içeride yıllardır yuvalanmış ajan yapılanmaları ve ihanet şebekeleri de devletler için en büyük güvenlik açığıdır. İçeriden sızdırılan bilgi, doğrudan verilen konumlar ve organize sabotaj; en güçlü devletleri dahi zafiyete uğratabilir.

Devletler duygusal reflekslerle değil, akıl ve güvenlik refleksleriyle yönetilir. İhanet, affedildiğinde büyür; görmezden gelindiğinde kök salar. Devletin şanı affetmekle değil, egemenliğini ve güvenliğini koruyabilmekle ölçülür. Hukuk içinde kalmak kaydıyla; devlet, varlığını hedef alan yapılanmalara karşı en kararlı ve en net tavrı göstermek zorundadır.

Ortadoğu’nun iki önemli gücü olan İran ve Türkiye gibi devletler için iç güvenlik meselesi hayati önemdedir. Kurumlara liyakat yerine sadakat, ehliyet yerine referans yerleştirildiğinde ortaya çıkan tablo yalnızca zafiyet değil, milli güvenlik sorunudur.

Türkiye nezdinde şehit kanlarıyla sulanmış mukaddes kurumlara ihanet şebekelerinin sızmasına göz yuman, buna zemin hazırlayan ya da siyasi hesaplarla bu yapıları koruyan her anlayış; tarih önünde de hukuk önünde de sorgulanmak ve sonucuna göre en ağır şekilde cezalandırmak zorundadır.

Devletler;

• Duygusallıkla değil akılla,

• Ayrımcılıkla değil liyakatle,

• Zafiyetle değil caydırıcılıkla ayakta kalır.

Tarih bize şunu göstermiştir:

Bir devleti yıkan çoğu zaman dış düşman değil, içerideki ihanet damarının büyümesidir. Devletine ihanet edenin cezası ülkenin tüm kanallarında canlı yayında en ağır şekilde canlarıyla ödemeleri gerekir...

Yazımı şu cümleyle sonlandırmak istiyorum, devletin kurumlarına terör ve terör yandaşları şart ne olursa olsun yerleştirilmemelidir, kurumlara personel alımlarında sadakata değil, liyakata dayalı alım olmalı, arşiv sorgulaması en düzey olmalıdır...

Tarih boyunca dîn-i mübîn, devletimizin bekası, milletimizin istiklâli ve bayrağımızın hür dalgalanması uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

Şehitlerimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet; kıymetli ailelerine, yakınlarına ve aziz milletimize sabr-ı cemil niyaz ediyorum.

Onların emanetine sahip çıkmak, bu vatanı ilelebet payidar kılmak en büyük sorumluluğumuzdur.

01.03.2026 Özkan ORUN

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.