Dijital Çağın Yeni Salgını: "Tık" Uğruna Katledilen Hakikatler

Murat İLKTER

Günümüzün en büyük hırsızlığı ne banka hesaplarımızda ne de evlerimizde gerçekleşiyor. En büyük hırsızlık, gözümüzün içine bakarak zamanımızın ve algımızın çalınmasıdır. Sosyal medya ekranlarına düşen "İran, Amerikan uçak gemisini vurdu!" haberleri, son günlerde yine dijital bir dezenformasyon fırtınası estiriyor. Ancak gerçeklerin, o parıltılı ve heyecan verici videolardan çok daha farklı bir hikayesi var.

Algı Operasyonu ve Bir Hurda Geminin Hikayesi

İnternette dolaşan ve "büyük zafer" nidalarıyla paylaşılan o görüntüler, aslında ne bir çatışmaya ne de İran’ın füzelerine ait. Ortada bir saldırı yok; aksine, planlı ve bilimsel bir mühendislik testi var. Bugün elimizin altındaki yapay zekâ araçlarına dahi sorsanız size gerçeği saniyeler içinde fısıldayacaktır.

Bahsi geçen gemi, 2005 yılında hizmetten çıkarılan USS America (CV-66). ABD Donanması, yeni nesil Gerald R. Ford sınıfı uçak gemilerini tasarlamadan önce, bir devin ne kadar darbe alabileceğini ölçmek istedi. "SinkEx" adı verilen bu testlerde gemi; uçak bombalarıyla, güdümlü füzelerle ve hatta denizaltı torpidolarıyla günlerce dövüldü.

Batmayan Gemi: USS America

Bu testin en ilginç yanı, geminin beklentilerin çok ötesinde bir direnç göstermesiydi. Saatlerce değil, tam anlamıyla günlerce batmadı. Ağır hasar almasına rağmen yüzmeye devam eden USS America, ancak haftalar süren kontrollü operasyonlar sonucunda sulara gömüldü. Bu testten elde edilen veriler, bugün dünyanın en gelişmiş uçak gemilerinin zırh ve hayatta kalma (survivability) tasarımlarına temel oluşturdu.

Hatta paylaşılan görsellerdeki o meşhur detaylara dikkatli bakın; helikopterler yangın söndürürken gemi aslında limana bağlı ve fotoğrafların bir köşesinde sahil aydınlatma direkleri apaçık görünüyor. Savaşın ortasındaki bir geminin, bir iskele aydınlatma direğinin yanında işi ne?

Bu Oyunu Bozmak Bizim Elimizde

Birileri, sadece etkileşim almak ve sosyal medya hesaplarını "şişirmek" adına bu uydurma içerikleri servis ediyor. Hakikati sorgulamak, ekranın diğer tarafındaki bizlerin en büyük sorumluluğu. Çünkü her yalan haber, zihnimizde bir kirlilik bırakıyor ve kandırılmışlık hissi, insana kendini değersiz hissettiriyor.

Dezenformasyonun panzehiri şüphedir. Önünüze düşen her heyecan verici görsele inanmadan önce durun ve sorun: Bu gerçek mi, yoksa sadece "tık" avcılığı mı? Bu kirli oyunu, sorgulayan beyinler bozacak.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.