Bugün finans dünyasında tanıklık ettiğimiz olaylar, basit bir bütçe krizinin çok ötesindedir. ABD’de hükümetin kapanmasıyla devreye sokulan "Data Blackout" (Veri Karartması) sisiyle dünyayı kör edenler, aynı anda CME (Chicago Mercantile Exchange) üzerinden teminat duvarlarını yükselterek, altın ve gümüşe giden yolları barikatlarla kapatıyor.
1. Piyasayı Boğma Operasyonu: Üç Günde İki Baskın
CME’nin üç gün içinde iki kez üst üste teminat (margin call) artışına gitmesi, finans literatüründe tam bir "piyasayı boğma" operasyonudur. Zamanlama ise sarsıcı derecede manidardır: Hükümet kapanmış, resmi veriler susmuş ve piyasa tam da "gerçek değere" sığınmak üzereyken bu hamle gelmiştir. Bu şu demektir: "Elinizde altın tutmak istiyorsanız, masaya daha fazla nakit dolar koyacaksınız." Bu, nakdi olmayan yatırımcıyı elindeki fiziki varlığı zararına satmaya zorlayan sinsi bir kuşatmadır.
2. "Short" Patlaması ve Büyükleri Kurtarma Telâşı
Teminat artışı, fiyatlar yukarı doğru patlamasın diye kullanılan bir frendir. CME bu hamlesiyle aslında şunu itiraf ediyor: Altın ve gümüşte o kadar büyük bir fiziki talep birikmiş ki; bu maliyet barajı kurulmazsa, kağıt üzerindeki baskılar (short pozisyonlar) tuzla buz olacak. Fiyatları aşağıda tutmak için "çıplak açığa satış" (naked short) yapan dev bankalar (Bullion Banks), fiziksel talep karşısında köşeye sıkışmıştır. CME, teminatları artırarak küçük yatırımcıyı oyun dışına itiyor ki; o meşhur "Too Big to Fail" (Batmayacak Kadar Büyük) tayfası pozisyonlarını zararsız kapatabilsin. Yani bu, kelimenin tam anlamıyla bir "Büyükleri kurtarma, küçükleri ezme" operasyonudur.
3. Yangın Söndürme mi, Patlamayı Örtbas Etme mi?
CME’nin bu denli agresif bir şekilde, üst üste teminat artırması aslında bir "yangın söndürme" değil, içerideki devasa bir patlamayı örtbas etme çabası olabilir mi? Eğer bu teminat barikatları fiyatları dizginlemeye yetmezse, piyasa bir sabah "likidite krizi yaşayan bir devin" haberiyle uyanabilir. Tıpkı 2008 Lehman Brothers krizinde olduğu gibi, sistemin ana dişlilerinden birinin kırılmak üzere olduğu ihtimali masadadır. Halkın elindeki fiziki varlığı koruması istenmiyor; aksine her krizde sistemin (doların ve dijital kelepçelerin) içinde kalması için cebindeki son nakit de teminat adı altında emiliyor.
Sonuç: Veri Karartması, Finansal Ablukanın Zırhıdır
Veri karartmasıyla halkın gözü bağlanırken, finansal mimarideki çatlaklar "teminat artışı" sıvasıyla kapatılmaya çalışılıyor. Bu bir finansal zorunluluk değil, 'gerçek değere' kaçışı engelleme operasyonudur. Büyük oyuncuları koruma telaşıyla kurulan bu pusu, mülksüzleştirme projesinin saha uygulamasıdır.
Sistem, kendi yarattığı enkazın altında kalmamak için en güvenli limanları barikatlarla kapatıyor. Ancak sis dağıldığında, kağıt üzerindeki teminatlar değil, eldeki fiziki gerçekler ayakta kalacaktır.