Diyarbakır’ın köklü kültürünü, zarafetini ve mertliğini temsil eden "Diyarbakır Beyefendileri" kavramı, arkalarında bıraktıkları derin izlerle yaşamaya devam ediyor. Şehrin gönül elçilerinden biri olarak anılan merhum Çelebi Eser, henüz genç yaşlardayken sergilediği cesaret ve hayatı boyunca sürdürdüğü hayırseverlik faaliyetleriyle kent tarihinin unutulmaz isimleri arasında yer alıyor.
Deneyimli gazeteci-yazar İbrahim Evirgen’in kitabında kaleme aldığı kesitler, Çelebi Eser’in toplum nezdinde nasıl müstesna bir makama ulaştığını gözler önüne seriyor. Henüz küçük bir çocukken çalıştığı iş yerinin önünde saldırıya uğrayan yaşlı bir adamı korumak için gözünü kırpmadan öne atılan Eser, hayatı boyunca haksızlığın karşısında durmayı ilke edindi.
Devlet Ricaliyle Güçlü Bağlar ve Eğitime Büyü katkı
Sahip olduğu özgüven, kibarlık ve yüksek genel kültür sayesinde dönemin valilerinden generallerine, bakanlarından cumhurbaşkanlarına kadar pek çok üst düzey devlet ricaliyle yakın ilişkiler kuran Çelebi Eser, bu nüfuzunu tamamen kentin ve toplumun hizmetine sundu. Kapısına gelen hiçbir ihtiyaç sahibini geri çevirmeyen Eser;
Çok sayıda okul ve Kur'an kursu yaptırarak eğitim seferberliğine öncülük etti,
Yardımlarını yalnızca Diyarbakır ile sınırlı tutmayıp Türkiye genelinde hayır işlerine imza attı,
Diyarbakır Fetih Camii’nin yanı sıra başkentin simge yapılarından Ankara Kocatepe Camii’nin inşasına da büyük katkılar sağladı.
Gazeteci Saffet Azbay'ın aktardığı bilgilere göre, memlekete değer katan ve arkalarında hayırlı eserler bırakan bu kadim değerler, aradan yıllar geçse de dualarla yad edilmeye devam ediyor. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.