DOĞANIN GİZLİ GENEL MÜDÜRLERİ ARILAR

Cem MURAT

Dünya ekonomisini, enerji rotalarını ve nükleer dengeleri konuştuğumuz şu günlerde; gelin rotayı, yeryüzünün en disiplinli operasyon sorumlularına, yani arılara çevirelim. Karşımızda 0.1 gramlık bir canlının yönettiği, yıllık 577 milyar dolarlık devasa bir küresel holding ve kusursuz bir "liyakat" sistemi görüyoruz.

Arılar, güneşin konumunu saptayan özel reseptörleri, dünyanın manyetik alanını hisseden karın içi pusulaları ve koku haritalarıyla uçarlar. Bugün en gelişmiş İHA’ların (İnsansız Hava Araçları) kullandığı "optik akış" teknolojisi, binlerce yıldır arıların standart donanımıdır.

Arılar aslında daire örerler; ancak kovan içindeki 45 derecelik vücut ısısı ve fiziksel yüzey gerilimiyle bu yapılar, alan verimliliğinin zirvesi olan altıgene dönüşür. En az malzeme ile en geniş ve dayanıklı depolama alanını yapmak, evrensel bir mühendislik harikasıdır.

Bir işçi arının ömrü, bir şirketin tüm departmanlarında staj yaparak yükselen sadık bir yönetici gibidir. Hiçbir arı, "temizlikçi" olmadan "toplayıcı" (dış saha elemanı) olamaz.

Sırasıyla: Önce hücreleri temizler (Hijyen Sorumlusu), sonra yavruları besler (Eğitim Departmanı), ardından kovanı korur (Güvenlik) ve en nihayetinde nektar toplamaya çıkar (Satış ve Pazarlama).

Kovanın patronu kraliçe arı ve dolayısıyla feromon adı verilen kimyasal bir iletişim ağıdır. Eğer kraliçe görevini (üretimi) aksatırsa, işçiler tarafından sistemin bekası için anında emekli edilir.

Kur’an-ı Kerim’de Nahl Suresi’nde arının "karınlarından çıkan şerbetten" bahsedilirken çoğul ifade kullanılması, modern bilimin ancak 20. yüzyılda keşfettiği bir gerçeği işaret eder: Arının iki midesi vardır.

Biri kendi yaşamı için, diğeri ise başkaları için (bal midesi) çalışır. Bu, feragat ve hizmetin biyolojik kanıtıdır.

Bugün dünya sofralarındaki her üç lokmadan birini arılara borçluyuz. Arıların ölümü, sadece balın bitmesi değil; küresel gıda tedarik zincirinin tamamen kopması demektir.

577 milyar dolarlık bu ekosistem, faizsiz, karşılıksız ve sadece üretim odaklıdır. Arı, ömrü boyunca sadece bir çay kaşığının 12'de biri kadar bal üretse de, "benim payım ne ki?" demez; sistemin çarkını döndürmeye devam eder.

***Arı kovanında hiçbir arı "vazgeçilmezlik" putuna tapmaz. Kraliçe bile olsan, üretimden düştüğün an sistem seni tasfiye eder.

İnsanoğlu ise daha işin Bismillah’ında, "Benim gibi bir değer bu maaşa çalışır mı?" ya da "Bu iş benim vizyonuma dar geliyor" diyerek, o iş silsilesinin ilk basamağını bile süpürmeden en üst kata asansörle çıkmak istiyor.

***Arı, ömrünü o bir damla bal için feda ederken bilir ki; o damla kendisi için değil, kovanın bekası (gelecek nesiller) içindir.

İnsanoğlu ise bugün fedakarlık kelimesi, modern lügatte "enayilik" ile eş anlamlı hale getirilmiş durumda. "Ben mi kurtaracağım dünyayı?" ya da "Verdiğim emeğin karşılığını kuruşu kuruşuna almazsam kılımı kıpırdatmam" mantığı ile tüketim hırsını besler.

Neslini düşünmez, kendi zamanını ve hayatını düşünür. Oysa doğadaki her canlının birinci hedefi neslin idamesidir. Bu zinciri ve piramidi bozmazlar.

***Arı, kanadı yorulana kadar nektar taşır. Bugün hava yağmurlu, moralim bozuk, çalış çalış nereye kadar düşünmez. Sistemdeki görevini ifa eder.

İnsanoğlu ise daha ilk yokuşta "Bu iş çok stresli, kendime vakit ayıramıyorum" diyerek, o üretim zincirinden, piramitten kopar gider.

***Arı, çiçeğin tozunu alırken aslında dünyaya 577 milyar dolarlık bir dolaylı hizmet sunar ama bunun reklamını yapmaz, alkış beklemez. Fıtratına göre davranır.

İnsanoğlu ise yaptığı en küçük işi sosyal medyada, sağda solda binbir filtreyle paylaşıp, "Bakın ben ne kadar mühim bir iş yapıyorum" diye pazarlamaya çalışır. Her işyerinin olmazsa olmazı kesinlikle o'dur. Onsuz olmaz, şirketler batar:))

Bugünün en büyük tehlikesi şu ki; insanoğlu bir damlalık bal ile kovanı ayakta tutma şuurundan uzaklaşmış, bilakis o kazanım ile gününü gün etme telaşında. Oysa her birey bu sistemin bir parçası ve olmazsa olmazıdır. Ne iş yaptığı, tahsili, cinsiyeti, boyu posu fark etmez.

Ne demişler; "bal yapan arı vızıldamaz"

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.