DOĞRULARI ANLAMADA METOD

Şinasi KARA

Hiç bir şey göründüğü gibi değildir. Örneğin ay. Ay yıldızlara göre, çok parlak ve büyük görünür. Halbuki, yıldızların yanında ufacık bir cisimdir. Demek ki, her türlü olgu ve olaya ŞÜPHE ile bakacağız.

İkincisi, BELİRSİZLİK dir. Mutlak doğru yoktur. Fen bilimlerinde dahi belirsizlik vardır. Mühendisler “yıkılmaz köprü, düşmez uçak, bozulmaz otomobil, yıkılmaz ev…” yapamaz. Sosyal bilimlerde belirsizlik kat sayısı daha yüksek seyreder. Bilimin görevi, belirsizlik kat sayısını aza düşürmektir. Belirsizlik kat sayısı arttıkça, cahillerin işi kolaylaşıyor.

Üçüncüsü ÇÜRÜME dir. Her şey çürür. İnsan yaşlanır, metaller yorgun düşer, organik maddeler toprağa dönüşür… Çürümenin gerisinde antimadde olduğu düşünülüyor. Çürüme sadece maddede değil, sosyal yapıda dahi gerçekleşiyor. imparatorluklar batar. Devletler yok olur. Din gibi sosyal içerikli değerler tükenir.

Dördüncüsü, İHTİYAÇ UZUV YARATIR. Görünen ya da görünmeyen her türlü uzvun gerisinde bir işlev vardır. Göz görmek içindir. Işık yoksa göze de gerek yoktur. Kulak duymak içindir. Ses yoksa kulağa da ihtiyaç duyulmaz. Para, satın alma gücünün mekan ve zaman işlevinden doğmuştur. Örnek çoktur. Sonuç olarak, ihtiyaç varsa uzuv da vardır. İhtiyaç ortadan kalktığı zaman, uzuv dumura uğrar.

Beşincisi DEĞİŞİM dir. Her şey değişiyor. Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir. Dereden akan su bir daha geri gelmez. Düşünceler de değişir. Toplum değişir. Dünya değişiyor. Güneş yaşlanıyor. Evren genişliyor.

Altıncısı, ZITLARIN MÜCADELESİ vardır. Her şeyin bir zıttı var. İyi-kötü, güzel-çirkin, işçi-patron, vatandaş-devlet gibi. Zıtlar arasındaki denge sisteme şekil veriyor. Zıtlardan birisi, diğerine egemen olmak için mücadele ediyor. En görüneni iyilik ile kötülüğün mücadelesidir. Ancak, hiç biri diğerine egemen olamıyor. Örneğin, Patron kar etmek için işçiye az ücret ödemek ister. Ancak, işçinin işinde verimli olması için “kendini yeniden üretecek seviyede ücret”alması gerekiyor.

Yedincisi, GARANTİ YOK prensibi dir. Batmayan kredi olmaz. Batmayan şirket olmaz. Ölmeyen canlı olmaz. Yıkılmayan imparatorluk olmaz. Hiç kimse bir saat sonra neler olacağını garanti edemez. Kıyamet saati, 12 ye 2 dakika seviyesine kadar düştü. İnsan oğlu güvensiz bir ortamda yaşıyor.

Şinasi KARA

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.