DUAMIZ HİDAYET YOLU, ACİZDİR İNSANOĞLU

Mustafa Cemal TOMAR

DUAMIZ HİDAYET YOLU, ACİZDİR İNSANOĞLU

Cenab-ı Hak var ettiği varlıklar karşısında bizler hayret etmekten, kendimizi aciz hissetmekten ve O'na sığınmaktan başka ne yapabiliriz ki? Namazda yaptığımız rukü ve secdelerin bir anlamı da Rabbimize karşı olan acizliğimizin bir ifadesidir. Teknoloji geliştikçe acizliğimizin boyutu da o derece artıyor. Kur'an'ı Kerim'de ﴾73﴿ Ey insanlar! Size bir misal verilmekte; dinleyin onu: Allah’tan başka kendilerine yalvarıp yakardıklarınız var ya, hepsi bunun için bir araya gelseler bile bir sinek yaratamazlar! Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de! Buyurmaktadır.

Sinek yaratamazlar ibaresi ayet-i kerimede geçiyor. Bu ayet-i kerimeyi okuyan bir çok dini bütün olmayanlar "hangi çağdayız, insanoğlu Mars'ta hayat var mı denemeleri yapılyor. Teknolojji çok ilerledi, sinek misali de nedir? diyebilir. Yapılan araştırmalarda, insanı hayrete düşüren teknik donanıma sahip olduğu ortaya çıkmıştır sineğin. Minnacık gözüne 8.000 ayrı ayrı mercekler yerleştirilmiş, bu sayede bir saniyede 100 görüntü sağlayabiliyor. Böyle bir teknik insanoğlunu aciz bırakmaktadır.

. Bu acziyet her tarafta mevcuttur. Yapay kalp ile gerçek kalp arasında dünya kadar fark vardır. İnsanoğlunun varlığı başlı başına bir mucizedir. Kalbimiz bir dakikada gönde ortalama 60-70 defa kasılıp gevşeme kareketini yaparak vücudumuzun her zerresine kanın dolaşmasını sağlıyor. Bunu ömür boyu yapıyor ve bu çalışmasını ömür boyu sessizce sürdürmektedir. Teknik bir hata oluşmadan bütün faaliyetler gerçekleşmiş oluyor.

Böbrekler vücut ağırlığının % 0,5’ini oluşturmasına rağmen kalp ile vücuda pompalanan kanın % 20’si böbreğe gelir. Gelen bu kan temizlenerek vücudun su ve tuz dengesi sağlanır. Böbreklere günde yaklaşık 180 litre kan ulaşmakta ve temizlenmektedir.

Erkelerde ortalama ağırlığı 150 gram, kadınlarda 135 gramdır. Vücut yapısının büyüklüğüne göre bu ağırlık değişir. Uzunluğu ortalama 12 cm, eni 5-7 cm, kalınlığı (derinliği) 3 cm'dir. Böbrekler son derecede damar bakımından zengin, kanlı organlardır.

. İnsanın yaptığı diyaliz makinesi böbreğin yanında çok cılız kalır. Sonra diyalizin hacmi ve ağırlığı böbreğe göre çok fazladır. Tek kelime ile Rabbimizin var ettiği varlıklar karşısında her daim aciz kalan varlıklarız. Biz yerin ve göğün yaratılışından örnekler alırız. Yerin ve göğün yaratılışı karşısında derin tefekküre girer, Rabbimizin "vehuvel aliyyul aziim" karşısında rukü ve secdelere kapanırız. Bakara Suresi 164. Ayet-i Kerimesi'nde Cenab-ı Hak; 164 - Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, Allah'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgarları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette Allah'ın birliğine deliller vardır.Buyurmaktadır.

Zerreden kürreye var olan her ne varsa hepsinin karşısında aciz kalan varlıklarız. Sonsuz ilim sahibi olan Allah Teâlâ bize ilimden az bir şey vermiştir. Ayetel Kürsü de geçen." Velâ yuhiidune bi şeyin min ilmihi illa bi mâşâ" " Allah Teâlâ ilimden izin verdiği kadar ancak ihada ( elde edebilme) edebilirsiniz buyurmaktadır. Biz bu az ilimle kainatın- arzın üstünü ve altının rsrarengizini keşfetmeye çalışıyoruz. Sadece saklı hazineleri bulmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarla bazı insanlar kendilerini tanrılaştırmaya çalışıyorlar. Sen nesin ki; ilim- bilgi yolunda elde ettiğin teknikle ve bilgiyle kendini yüceltmeye çalışıyorsun ki? Böyle durumlar insanı saptırıyor, küfür ehlinden olmasını sağlıyor. Bütün taraftarlarını,yandaşlarını, gücünü, kuvvetini, bir araya getirsen bir sinek yaratamıyorsun, yoktan bir şey varedemiyorsun, o halde gururlanma, kendi cenderende kal. Cenderenin dışına çıkmaya çalışma. Malım- bilgim- oğullarım- makamım- şöhretim var diye tekebbürde bulunma. Bunlar kısa süreliğine sana imtihan için verilen emanetlerdir. Ömrün bitince yeryüzüne dik olarak gösterdiğin duruşu bir daha gösteremeyeceksin. Arzın üzerine paralel yatacaksın. Emanetleri bırakarak gideceksin. Bedenin yürüyecek. Bütün yandaşların da yanına daha uğramayacaktır.

. İsra Suresi'nin 37. Ayet-i Kerimesinin meâlini vererek sohbeti noktalamak isterim. Cenab-ı Hak; - Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme! Çünkü sen asla yeri yaramazsın ve boyca da dağlara erişemezsin. Buyurmaktadır. Umarım faydalı bilgiler paylaştım. Selâm ve Dua ile...

22.03.2024

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.