Ertuğrul Gâzi Hazretlerinin Babası Gündüz Alp Mi Süleymân Şâh Mı?

Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey'in babasıdır."Diriliş Ertuğrul"dizisine göre Ertuğrul Beyin babası Süleymân Şâhdır.Fakat bazı târihî bilgilere göre;

Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey'in babasıdır.
"Diriliş Ertuğrul" dizisine göre Ertuğrul Beyin babası Süleymân Şâhdır.Fakat bazı târihî bilgilere göre; Ertuğrul Bey'in babası Gündüz Beyden başkası değildir. Bu tezi güçlendiren en büyük delil ise, Ertuğrul Gâzinin büyük oğlunun isminin Gündüz olması.
Bir diğer delîl ise,Osman Beyin basdırdığı sikkelerdir. Bu sikkelerde Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp yazar.Yâni Gündüz Alp oğlu Ertuğrul oğlu Osman anlamına gelir.
Günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunan sikkeler Ertuğrul Gâzi'nin babasının Gündüz Alp olduğu iddiâsını kanıtlar niteliktedir.
Aslında babası Süleymân Şâh mı yoksa Gündüz Bey mi?

Bazı kaynaklardan 1.si: 
Osmanlı erken dönem kaynaklarından olan Ahmedî, Karamanî Mehmed Paşa, Enverî ve Ruhî'nin Ertuğrul Gazi'nin babasını Gök Alp'in oğlu Gündüz Alp olarak veriyor oluşlarıdır.
Aşıkpaşazâde, Oruç Bey ve Neşrî ise Ertuğrul'un babasını Kaya Alp'in oğlu Süleyman Şah olarak verir. Şükrullah, İdris-i Bitlisî, Kemalpaşazâde, Lûtfi Paşa,Hoca Sadeddin ve Gelibolulu Mustafa Âlî'de bu iddiwyı doğrular.
Bazı târihçilere göre Süleymân Şâh, Fırat'da boğulduktan sonra yerine karısı Hayme Ana geçmiş ve Selçuklu Sultânı Alâeddin Keykubad'ın yer göstermesi üzerine önce Ankara Karacadağ, ardından da Domaniç ve Söğüt'e yerleşmiştir.
Fakat bazı târihçilere göre aslında boğulan kişi Kılıçaslan'dır. Süleymwn Şâh'ın oğlu olan I.Kılıçarslan savaş sırasında Habur Irmağından geçerken zırhlarının ağır gelmesi sonucu batarak boğulmuşdur.
Boğulan kişinin Süleymân Şâh olması hâlinde onun Ertuğrul Gâzi'nin babası olması kronolojik zamanlama da mümkün değildir. Çünkü; 1181'lerde doğduğu söylenen Ertuğrul Gazi ile aralarında tam olarak 100 yıl bulunur ki; 
Bu durum bir baba-oğul ilişkisi mümkün kılmaz.
Dolayısıyla burada adı geçen Süleymân Şâh'ın, Selçuklularının kurucusu olması târihsel verilere göre de uygun değildir.
Merhûm Halîl İnalcık hocaya göre;
Süleymân Şâh'ın değil Gündüz Alp'in, Ertuğrul Gâzi'nin babası olduğunu söylemişdir.
Necîb Âsım ve Mehmed Ârif ise;
Kaya Alp'in oğlu olarak zikredilen Süleymân Şaâh'ın ölüm târihini 
1228 olarak vermelerini de unutmamak gerekiyor.
2.si
13. yüzyıl başlarında vefât eden başka bir Süleymân Şâh iddiâsını ihtiyât kaydı şartıyla akla getirmektedir. Dolayısıyla, “Süleymân Şâh,Osman Gâzi'nin dedesi, Ertuğrul Gazi'ninde babasıdır. "şeklindeki inânç başka bir Süleymân Şâh'la ilgili olabilir. Bu bakımdan Diriliş filminde de Ertuğrul Gâzi'nin babası olarak gösterilen Süleymân Şâh karakteriyle ilgili olarak hiçbir târihî altyapısı ve kaynağı yokdur denemez.
Bu husûsda Prof.Ahmed Şimşirgil Hocamızın görüşü de şöyle;

Osmanlı Devletinin kurucusu olan Osman Gâzinin babası.Oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı boyundan Süleymân Şâhın oğludur. Cengiz’in İslâm memleketini talân etdiği sırada babası, Selçuklu topraklarında yaşamak üzere kabîlesiyle berâber ülkesini terk etmiş,Amu Deryâ’yı geçip, Oğuzların yoğun olduğu Ard havzâsına gelmişdi.
1220’lerde Horasan’ın kuzey sınırına,oradan Karakum Gölünün güneyine,oradan da Merv yoluyla Ahlat’a ulaşmışdı.
Moğol ateşinin Doğu Anadolu’yu da sarması üzerine kabîlesine daha uygun bir yer arayan Süleymân Şâh, Rakka civarında Ca’ber Kalesi yakınında Fırat Nehrinden geçerken boğuldu.
Babalarının vefâtından sonra, Ertuğrul Gâzi kabîleye reis seçildi. Ağabeyleri Sungur Tekin ve Gündoğdu, kendilerine tâbi kabîle mensûblarıyla berâber Ahlat’a geri döndüler. Ertuğrul Gâzi ise,kardeşi Dündâr Beyle berâber batıya hareket etdi.
Sivas yakınlarında konakladıkları sırada Selçûklu Ordusu ile büyük bir Moğol birliğinin savaşına şâhid oldular. Selçûkluların yenilmekde olduğunu görünce, yiğitlik ve mertlik esâslarına göre,onların yardımına koşan Ertuğrul Gâzi gâlip gelmelerini sağladı. Bunun üzerine Selçuklu Devletinin hükümdârı bulunan Sultân Alâeddîn, Ertuğrul Gâziye iltifât ederek hil’ât gönderdi ve 1230'da Ankara yakınındaki Karadağlar mıntıkasını ıktâ olarak verdi.Ertuğrul Bey,bir müdded burada kaldıktan sonra,oğlu Savcı Beyi Konya’ya gönderince,Bursa ile Kütahya arasındaki Domaniç Dağları yaylak,Söğüt ile Karacaşehir kışlak olmak üzere kendilerine verildi.Bunun üzerine Ertuğrul Gâzî aşiretiyle berâber gelip,Söğüt ve Domaniç’e yerleşdi
O civârlarda oturan Afşar yâhut Alişar ve Çavdar aşîretlerinin etrâfa verdikleri zarârlara mâni oldu. Hıristiyan tekfûrlarla da iyi geçinmeye dikkât etdi.Adâleti,halka olan iyi muâmele ve yardımcıları o kadar çokdu ki, Hıristiyân tebea bile kendisini sevip saydı.
Ertuğrul Gâzinin günden güne kuvvetlenmesi Karacahisâr tekfûrunu kendisine cephe almaya yöneltdi.Bunun üzerine Ertuğrul Gâzi Konya’ya giderek Sultân Alâeddîn’i bu hisârın fethine teşvik etdi ve berâberce gelerek Karacahisâr’ı kuşatdılar.Moğolların Konya Ereğlisi’ni kuşatması üzerine, Sultân Alâeddîn geri döndü. Ancak;
Ertuğrul Gâzi muhâsaraya devâm ederek kaleyi fetheden Ertuğrul Gâzi,tekfûru ve diğer esîrleri kardeşi Dündâr Gâzi ile birlikte Konya’ya Sultân’a gönderdi.

Ertuğrul Gâzi Selçuklu Sultânı Alâeddîn’in vefâtına kadar altı sene etrâfın fethi ve İslâmiyetin yayılması için bütün gayreti ile çalışdı.
Sultânın vefâtından sonra,Selçuklu hükümdârları arasındaki taht ve taç kavgalarına karışmayarak Söğüt uç bölgesinde tekfûrlarla mücâdeleye devâm etdi.1281 yılında 92 veya 96 yaşındayken Söğüt’te vefât ederek oraya defnedildi. Ertuğrul Gâzi, çevresinde bulunan beyliklerden devletlerin durumlarını ve siyâsî şartlarını gâyet iyi değerlendirirdi.
Komşuları ile dâimâ iyi geçinerek aşîret ve tebeasını güçlü bir durumda huzûr ve râhat içinde yaşatdı.Çok cömert olan Ertuğrul Gâzi,fakîrlere,düşkünlere dâimâ yardım ederdi.Yarım asır adâletle idâre ettiği bölgede Hıristiyanlara da İslâmiyeti sevdirdi.

Ertuğrul Gâzinin ölümünden sonra, küçük oğlu Osmân Gâzi, kavim ve kabîlesinin reîsi oldu.Osman Beyin bağrından çıkarak denizleri, diyârları, kıtaları ve ülkeleri muhteşem dalları arasına alacak olan çınarın kökü toprağa yayılmaya başladı.Öyle ki;
bu çınarın gölgesi altında bütün insânlık, Asr-ı Saâdetden sonra,bir daha görüp hayâl edemediği bir şekilde tam altı asır yaşadı.
Bazı suâllere verilen cevâblarda şöyle;
Kayı/1.ciltde, Ertuğrul Gazi’nin babası olarak Gündüz Alp’i belirtmişsiniz?
-Bildiğimiz kadarıyla Gündüz Alp ile Süleyman Şâh aynı adam...!
Yiğitliği mertliği cesâret nâmına Selçûklulara yardım eden "Kayı boyu",Moğol istilâsından da yiğitliği cesâreti mertliği nâmına mı kaçmıştır?
-Rusya,Çin,Hindistan,Nepal,
Anadolu Yunanistan,Bulgaristan, Azerbaycân Irak,İran,Suriye vb yerleri fethetmiş târihin en geniş devletine nasıl karşı koysun küçük bir beylik?Sen öyle durumda olsan ne yapardın onu söyle?
Kadın-cocuk-yaşlılarla toplam 30-40 bin nufuslu bir obayı onbinlerce orduları olan moğollara ne yapabilirdi?Moğol İmparatorluğu o dönemde dünyânın en güçlü devletiydi. Bu yüzden Kayılar batıya gitmişlerdir.
Moğol imparatorluğuna karşı savaşabilecek büyük ve düzenli ordusu olan selçûklu devletidir.
Arkadaşım,dostdum Prof.Dr.Ahmed Şimşirgil Hocamızın kısa öz geçmişi; 
1959′da Boyabat’ta doğdu.İlk,orta ve lise tahsilini aynı yerde tamamladı.1978′de girdiği Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü’nden 1982′de mezûn oldu.1983′te aynı bölümdeki Yeniçağ Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi olarak vazîfeye başladı.1985′de Yüksek Lisansı’nı tamamlayınca 1989′da M.Ü/Fen Edebiyât Fakültesi,Târih Bölümünde Akademisyen..!

Yorum Haber: Yusuf Zabun

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haberleri