Faydadan Çok Zararı Olan Düşük Faturaların Kat Be Kat Fazlası Ülkemizden ve Milletimizden Nasıl Çıkıyor?

Bünyamin KURT

*Gerçek Fiyatları Yansıtmayan Elektrik ve Doğalgaz Faturalarının Görünürde Ucuz Olması Bizi Yanıltmasın!

• Rasyonel Tarifelerle Çatı GES Yatırımlarında 5 Yıllık Amortisman ve Yüksek Getiri,
• Fosil Yakıt İthalatını Keserek Yapısal Cari Açığı Kapatma Hedefi,
• Enerji Sübvansiyonlarının Kaldırılmasıyla Bütçe Açığı ve Enflasyon Sarmalının Kırılması,
• Dağıtık Enerji Mimarisi ile Jeopolitik Şoklara Karşı Ulusal Enerji Bağımsızlığı,
• Tam Elektrifikasyon (Isı Pompası ve EV) ile Hane halkı Enerji Maliyetlerinin Çok Azaltılması, Yakıt Maliyetinin Sıfırlanması Nasıl Olur? (Detaylar Aşağıda)

Küresel Uçurum: Güneş Elektrik (GES) Karşılaştırması

Dünya, enerjiyi tabana yayarak milyonlarca hane halkını "türetici" yaparken,
Türkiye'de ki Normal Olmayan Elektrik Tarifeleri (Faturaları) ve
Bürokratik Engeller Yayılmasını Engelliyor!

Ülke

Çatı –Balkon ve Arazideki
Toplam GES Sayısı

Kapasite / Ek Bilgi

ABD

6 Milyon (5.971.990) sistem

Çok iyi Halka Yayılma
(En çok enerji ihraç eden ülkelerden olmasına rağmen)

Avustralya

4.29 Milyon sistem

Muazzam tabana yayılım
(En çok enerji ihraç eden ülkelerden olmasına rağmen)

Hindistan

3 Milyondan fazla hanede

İyi Teşvik ediliyor
(Dünyada kişi başı gelirde en düşük ülkelerden olmasına rağmen)

Almanya

GES sayısı 6 milyon,
Yılda 1 milyona yakın kuruluyor.
AB ülkelerinin çoğunda çok iyi benzer durumlar

Muazzam tabana yayılım
Devlet Alım Garantisi Adil
(Güneş Bizdekine göre Çok az Olmasına rağmen)

Türkiye

Sadece 40 Bin civarı sistem

Çok iyi güneş potansiyeli ve %70’den fazla Dışarı İthalata Bağımlı Olmasına Rağmen

Ülkemizin enerji tablosuna dışarıdan bakıldığında çok şey ucuz ve güzel gibi anlatılsa da, fiili durum oldukça farklıdır. Elektriğimizin %60’a yakını hala kömür ve doğal gaza bağımlı durumdadır. Tükettiğimiz doğal gazın %95’i, kömürün ise %66’sı doğrudan ithal edilmektedir.

1. Yukarıdaki Tablodaki Küresel Uçurum: Biz Neden Yerimizde Sayıyoruz?
Dünyadaki gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, enerji bağımsızlığının yolunun vatandaşın kendi elektriğini üretmesinden geçtiğini çoktan kavramıştır. Rakamlar arasındaki uçurum, ülkemizdeki devasa potansiyelin nasıl heba edildiğini yüzümüze çarpmaktadır.

Güneş kuşağındaki ülkemizde kurulumların hala 40 binler civarında emeklemesi tesadüf değildir. Enerjisini dışarıdan alan Türkiye'de, vatandaşın bedava güneşten faydalanıp pahalı ithal enerjiden çıkmasını engelleyen "görünmez duvarlar" örülmüştür.

______________
2. Ekonomik İllüzyon: "Görünmez Vergi" Olarak Enflasyon ve Faiz Sarmalı:

Faturalarımızın düşük olması, enerjiyi gerçekten ucuza tükettiğimiz anlamına gelmiyor. Sayın Enerji Bakanı Bayraktar'ın açıklamaları da, bu ekonomik enkazın boyutlarını gözler önüne sermektedir: Doğal gaz ve elektrikte bütçelenen mevcut sübvansiyon 305 milyar TL iken, İran’daki savaş yıl sonuna kadar devam ederse bu sübvansiyon bütçesinin 925 milyar TL'ye veya daha fazlasına çıkacağını belirtilmektedir.

Yani ilave 620 milyar TL bütçe açığı doğrudan buradan gelecektir. Buna bir de eşel mobil uygulamasıyla gelen ÖTV kaybı eklendiğinde, 1 trilyon TL'yi aşan devasa bir ilave bütçe açığı oluşmaktadır.

Piyasadaki gerçek fiyatların çok altında olan Elektrik ve doğalgaz faturaları bir lütuf değil, ülkeyi içten içe tüketen en yıkıcı ekonomik sorundur. Toplam elektrik maliyeti örneğin 1000 Lira seviyesindeyken vatandaştan bunun 500 lirası alınması, kalan farkın buharlaştığı anlamına gelmez. Bu fark, ekonominin acımasız kurallarıyla bizden vergi vb. yoluyla çok daha ağır tahsil edilmektedir:

Para Basma (Emisyon) ve Enflasyon Vergisi: Ya bütçede karşılığı olmayan yüzlerce milyarlık açığı kapatmak için karşılıksız para basılmakta, bu da Türk Lirası'nın değerini ve alım gücünü doğrudan düşürmektedir.

Yüksek Faizli Borçlanma: Ya da kalan bütçe açığı için Hazine, İç ve Dış piyasalardan çok yüksek faizlerle milyarlarca dolar borçlanmak zorunda kalmaktadır. Bu faiz yükü bütçe açığını daha da büyüterek bir kısır döngü yaratır.

Fırsat Maliyetinin Heba Edilmesi: Fosil yakıtlara akıtılan bu devasa kaynak; şebeke altyapısının modernizasyonu, enerji depolama sistemleri veya yenilenebilir enerji teşvikleri için kullanılabilirdi.

Para gökten zembille inmediği için, elektrik faturasında ödemediğimizi sandığınız o fark; Fırında ekmek alırken, markette peynir alırken, benzin istasyonunda depoyu doldururken ve diğer tüm alışverişlerinizde enflasyon olarak misliyle cebinizden çıkmaktadır. Fatura bedeli ve faiz yükü eklendiğinde, "500 TL'ye ucuz" sandığınız elektriğin fatura maliyeti aslında bize 2000 TL'nin üzerine tırmanmaktadır.

Yönetsel bedel ödememek ve uzun vadeli düşünmemek adına yapılan bu kurgu, hedef saptırarak suçluyu marketler veya zincir mağazalar gibi göstermekte ve asıl sorumlu olan yanlış enerji politikalarını gizlemektedir.

3. Çifte Kıskaç ve Bir Yatırım Trajedisi: 20 Yıllık Amortisman:

Suni fiyatlandırma politikasının en büyük kurbanı, ülkenin enerji bağımsızlığını sağlayacak olan çatı GES yatırımlarıdır. Standart bir ev çatısına kurulan 10 kW kapasiteli (yaklaşık 8.000 Dolar yatırım maliyetli, yıllık ortalama 14.000 kWh üretim yapan) bir sistemin karşılaştığı tablo, Türkiye'de bu işin neden kilitlendiğinin özetidir:

Düşük Kademe İllüzyonu:

Meskenlerde uygulanan dağıtım bedeli ve vergi dahil 3,24 TL'lik (324 kuruş) düşük kademe tarifesi, vatandaşın kendi elektriğini ürettiğinde elde edeceği "tasarruf" cazibesini yok etmektedir. Normalde Gerçek fiyatı İki katına Yakındır.

Güncel Kur (1 USD = 45 TL) ile Çarpıcı Sonuç:
13.000 kWh şebekeye satıştan ve 1.000 kWh öz tüketim tasarrufundan elde edilen toplam yıllık net getiri yalnızca 18.120 TL (Yaklaşık 402 Dolar) seviyesinde kalmaktadır. 8.000 Dolarlık bir yatırımın, yılda 402 Dolar kazandırarak kendini amorti etmesi tam 20 yıl sürmektedir.

Tarife Sistemi vatandaşa açıkça şu mesajı vermektedir: "Temiz, milli ve ekonomik olan güneşimizden enerji üretme; yurt dışına, yani kirli ve pahalı kaynaklara, Rusya ve ABD gibi ülkelere para ödemeye devam et."
______________
5. Çözüm: Şeffaf Piyasa ve Rasyonel Amortisman (5 Yıl):
Türkiye'nin bu borç batağından kurtulması ve başkalarının krizlerinin faturasını ödememesi için acilen enerjide "maliyet bazlı ve şeffaf piyasa modeline geçmesi şarttır.
Devletin sübvansiyon illüzyonunu bırakıp, piyasa gerçekleriyle yüzleştiği ve tekelleşmiş dağıtım kârlarını törpülediği bir senaryoda tablo tamamen değişmektedir:

• Elektriğin gerçek maliyeti (PTF + Perakende Kârı) faturaya yansıtılır ve fatura birim fiyatı (vergiler dahil) yaklaşık 6 TL / kWh seviyesine gelir.

• Buna karşılık, astronomik dağıtım bedelleri adil piyasa şartlarına çekilir.

• Bu rasyonel senaryonun sonucu olarak: Çatı GES yatırımcısının şebekeye satış geliri ve faturadan ettiği tasarruf katlanarak artar. Yatırım geri dönüş (amortisman) süresi 20 yıldan ortalama 5 yıla düşer.

______________
Sonuç: Gerçek Bağımsızlık İçin Yeşil Seferberlik
Amortisman süresinin rasyonel seviyelere (5 yıla) inmesi, milyonlarca hanenin kendi isteğiyle çatılarına panel kurmasını tetikleyecektir. Yeni binalarda, orta vadede ise uygun tüm binalarda doğal gazlı kombi yerine ısı pompası ve çatı GES zorunlu hale getirilmeli, bu sistemler elektrikli araçlarla (EV) entegre edilmelidir.

Bu köklü geçiş yapıldığında devlet, enflasyon yaratan yüz milyarlarca, trilyonlarca liralık o sübvansiyon ve yüksek faiz yükünden tamamen kurtulur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.