Tarih sadece rakamlardan ibaret değildir; tarih, ders alınmadığında tekerrür eden bir ihanetler silsilesidir. Bugün coğrafyamızda yaşananları anlamak için 2500 yıl öncesine, o kirli ziyafet sofralarına bakmak zorundayız.
1. Alp Er Tunga: Ziyafet Sofrasında Bir Suikast
M.Ö. 7. yüzyılda bölgenin mutlak hâkimi olan Saka Türkleri’nin efsanevi komutanı Alp Er Tunga, savaş meydanında dize getirilemeyince kalleşçe bir planla durduruldu. 28 yıl boyunca Medler’e hükmeden bu büyük lider, kendisi için hazırlanan sahte bir "ziyafet" sofrasında zehirlenerek şehit edildi. Saka hâkimiyeti, bir kılıç darbesiyle değil, bir kadeh zehirle sarsıldı.
2. Bayrak Değişse de Kalleşlik Bakidir
Medlerin yerini alan Persler (Ahamenişler), efendilerinden sadece toprakları değil, "ihanet metodunu" da miras aldılar. Saka Türklerine karşı üstünlük sağlayamayan Pers aklı, yine o sinsi ziyafet tuzağını kurarak Tomris Hatun’un eşini ve oğlunu katletti.
3. Tomris Hatun’un Kanlı Mührü
İhanet bardağı taşınca, tarihin gördüğü en vakur komutanlardan Tomris Hatun kılıcı kuşandı. Katil Keyhüsrev (Kurus) için ettiği o yemin tarihe kazındı: "Sana doyman için kan içireceğim!" Saka ordusu Persleri darmadağın etti. Tomris Hatun, Keyhüsrev’in kesik başını kan dolu bir fıçıya atarak zaferini ilan etti: "Hayatında kan içmeye doymamıştın, şimdi seni kanla doyuruyorum!"
4. Çöküşün Anatomisi: Konfor ve Kardeş Kavgası
Sakalar, zafer sonrası Orta Asya’dan Kafkaslar’a, İpek Yolu’ndan Karadeniz’e kadar dünyanın efendisi oldular. Ancak her devasa çınar gibi, yıkılış içeriden başladı:
-
Konfor Tuzağı: Şehirleşen, ticaretin rehavetine kapılan ve at binmeyi, ok atmayı bırakan boylar; "yenilmez" karakterlerini kaybetti.
-
Liderlik Zafiyeti: Komuta kademesinin zevk ve eğlenceye düşkünlüğü, onları yine "ziyafet suikastlarının" açık hedefi haline getirdi.
-
Kardeş Kavgası: M.Ö. 3. yüzyılda Sakaların kardeşi sayılan Sarmatların ortaya çıkışıyla başlayan iç çekişmeler, birliği paramparça etti.
Netice-i Kelam: Bir İbret Vesikası
Bir devlet, meydanda yenilmediği sürece yıkılmaz sanılır; ancak ahlakı bozulduğunda, kültürü eridiğinde ve liderleri kalleşçe sofralarda tasfiye edildiğinde, o devasa çınar içeriden çürür.
Persler (İran), Sakaları kılıçla değil; şarapla, entrikayla ve zamana yayılmış sinsi bir diplomasiyle bitirdi.
Dün Medlerdi, sonra Persler oldu, bugün ise modern İran aklı... İsimler değişse de kodlar aynı: 2500 yıl evvel kalleştiler, bugün hala kalleşler! Kendi tarihinin büyüklüğünü unutan ve düşmanının "sofrasına" tamah eden her millet, başkalarının yazdığı kanlı senaryolarda figüran olmaya mahkumdur.
Dün Ankara'da uzlaşma görüşmelerine katılmayıp, Türkiye'nin garantörlüğünü hiçe sayanlar, bugün Umman'da yaptıkları başarısız görüşmenin ceremesini çekmektedir.