Göklerin Emanetçisi: Bir F-16 Pilotunun Son Görevi

Rasim DUMAN

9. Ana Jet Üssü'nün kulakları çınlatan o devasa motor sesleri, sadece bir gürültü değil; bir milletin bağımsızlık şarkısıdır.

Yıllar öncesine gidiyorum... 1977-78 yıllarında Ordudonatım Okulu’nda öğrenciyken, yolun hemen karşısındaki üsten havalanan F-104’lerin (nam-ı diğer efsane uçaklar) sesini bugün bile dün gibi hatırlarım. O vakitler uçaklar irtifa kazanır, yer hedeflerine bomba bırakma eğitimi için hızla dalışa geçer ve ardından adeta gökyüzüne dikilen 90 derecelik açılarla tırmanırlardı.

Geceleri gökyüzünü yırtan aydınlatma mühimmatları, paraşütlerle süzülerek geceyi gündüze çevirirdi. Bizler o manzarayı hem büyük bir hayranlıkla hem de göğsümüzü kabartan bir iftiharla seyrederdik.

Teknolojinin Değişimi ve Eskimeyen Ruh

Zaman su gibi aktı; F-100’ler, F-102’ler, F-104’ler ve F-5’ler artık birer mazi oldu. Bugünün teknolojisi karşısında "demode" kalsalar da, onlar Türk havacılık tarihinin temel taşlarıydı. Şimdi yerlerini bir başka efsane, F-16’lara bıraktılar. Artık ne gece inişleri için aydınlatma mühimmatına gerek var ne de o eski sistemlere; uçaklarımız gelişmiş gece görüş sistemleriyle donatılmış durumda.

Ancak değişmeyen tek bir şey var: Türk pilotunun sarsılmaz iradesi ve emanet şuuru.

"Uçağı Terk Etmemek" Bir Yiğitlik Destanıdır

Geçtiğimiz günlerde, hayatımın en güzel dönemlerini geçirdiğim Balıkesir’deki 9. Ana Jet Üssü’nden gelen o acı haberle sarsıldım. Binbaşı rütbesindeki tecrübeli pilotumuzun şehadet haberi, yüreğime tarifsiz bir teessür bıraktı.

Onu "kahraman" kılan detay, uçağın teknik arıza verdiği o kritik saniyelerde gizliydi. Binbaşımız, uçağı terk edebileceği o son ana kadar "devletin emanetini" kurtarmaya çalıştı. İsteseydi, problemi fark ettiği ilk saniyede fırlatma koltuğunu kullanabilir, paraşütüyle güvenle yere inebilirdi.

Ancak o, emanet şuurunu her şeyin üzerinde tuttu. Son ana kadar mücadele etti. Maalesef fırlatma koltuğunu kullandığında, paraşütün açılması için gereken irtifa kalmamıştı. Sert bir düşüşle şehadet mertebesine ulaştı.

Başımız Sağ Olsun

Rabbimiz (C.C.) kahraman pilotumuza rahmet eylesin; mekânını cennet, makamını âli kılsın. Kederli ailesine, göz bebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve özellikle de göklerdeki gururumuz havacılarımıza sabr-ı cemil diliyorum.

Vatan size minnettar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.