Günümüzde sıkça duyduğum bir soru var: "Hocam, neden bu kadar çok yazıyorsun? Bu cesaretin kaynağı ne? Neden sen de diğerleri gibi başını kuma gömüp fırtınanın geçmesini beklemiyorsun?" Bana, etliye sütlüye dokunmadan, kimseyi ürkütmeden yazmanın konforundan bahsediyorlar. Oysa bilmedikleri bir şey var: Yazmak, benim için bir tercih değil, Hakka şahitlik etmenin kaçınılmaz bir gereğidir.
Söz Yerini Bulmak İster
Rabbimin tüm kullarına yüklediği topluma şahitlik görevi, kalemi elime almamdaki en büyük motivasyondur. Söylenmesi gereken sözler içimde durmuyor; adeta bir mıknatıs tarafından çekilircesine klavyenin başına geçiyorum. Söz, sahibine ulaşmak, yaşamdaki yerini almak için benden firar ediyor. Şunu iyi biliyorum ki; bedeli ödenmeyen söz, edersiz mal gibi değersizdir. Yazılarımın bir bedeli varsa, o bedel başım üstünedir.
Korku mu, Yoksa Kul Olma Bilinci mi?
Bana "Korkmuyor musun?" diye soranlara cevabım nettir: Elbette korkuyorum. Ancak ben, rızkımı kaybetmekten ya da birilerinin tepkisini çekmekten değil; önce Allah’tan, sonra da bilerek veya bilmeyerek zulme ortak olmaktan korkuyorum. Şerefim, kulluğum ve davam dışında kaybedecek hiçbir şeyim yok.
Dünyalık kazanımlara sıkı sıkıya sarılanlar korkaklaşırken, kaybetmeyi göze alanlar özgürleşir. Zalimler batıl davalarında bu denli cüretkârken, bir hak savunucusunun sessiz kalması önce inancına, sonra da kendi insanlığına ihanettir.
Safımız Mazlumun Yanıdır
Dün neysem, bugün de oyum. Yolumdan dönmedim, çizgimi değiştirmedim. Bir mazluma el uzatıldığında arkama bakmadan siper olurum. Mazlumun kimliğini, mezhebini, ırkını veya ülkesini sormam; çünkü ben bu duruşu Peygamberimden ve Kitabımdan öğrendim.
Zilletle Yaşamaktansa İzzetle Durmak
Davasını üç kuruşluk menfaate satanlardan, makam için kimliğini değiştirenlerden ve hakikati örtbas edenlerden uzağım. Onlar kendi zilletleri içinde debelenirken, ben kalemimle hakka şahitlik etmeye devam edeceğim. Gerisini; şahsiyetini dünyalık bir ikbal için feda eden korkaklar sürüsü düşünsün.
Unutmayın; hak yolunda çırpınmanın adı mücahitlik, bu yolda can vermenin adı şehitliktir. Ötesi ise sadece basit bir dünya hikayesidir.