Her Geçen Gün Yükselen Güç; Türkiye

Cem MURAT

Orta Doğu’da saflar artık "geleneksel krallıklar" üzerinden değil, "teknolojik ve askeri liderlik" üzerinden yeniden belirleniyor. Bölgenin iki büyük gücü olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki gerginlik, aslında Türkiye liderliğindeki yeni düzende vekalet savaşının bariz bir örneğidir.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında bugün imzalanan 2 milyar dolarlık dev enerji paktı, sadece bir yatırım değil, bir bağımlılık simgesidir. Sivas ve Karaman’da kurulacak 2 bin MW'lık güneş enerjisi tesisleri, Türkiye’nin yerli teknolojisiyle inşa edilecek.

25 yıl boyunca elektriği tarihin en düşük maliyetiyle alacak olan Türkiye, bölgenin enerji merkezi olma yolunda yine büyük bir adım atmıştır. Bu imza, Suudi Arabistan’ın "Vision 2030" projesinin motorunun Türkiye olduğunu da bir nevi teyit ediyor bence.

BAE, Suudi Arabistan'ın Türkiye ile kurduğu derin stratejik bağa karşı, İsrail ile olan "İbrahim Anlaşmaları" eksenini bir askeri ve teknolojik emniyet subabı olarak tahkim ediyor.

Hatta geçtiğimiz ay (Ocak 2026) Tel Aviv ve Abu Dabi arasında imzalanan yeni "stratejik savunma protokolü", bu ikilinin bölgede Türkiye-Suud aksına karşı bir "denge merkezi" kurma niyetini tescilledi.

Sisi’nin tutarsız görünen hamleleri, İsrail tehdidi karşısında bir "güvenlik kalkanı" arayışıdır. Mısır, Türkiye liderliğindeki bu pakt dışında kalırsa, Akdeniz ve Kızıldeniz denkleminde "tali" bile olamayacağını, sadece bir "izleyici" kalacağını anlamıştır.

Bu bölgesel kenetlenme, Akdeniz’deki enerji iş birliğiyle birleşmektedir. İtalya’nın, Türkiye ve ABD ile kurmaya çalıştığı enerji hattı, Suudi Arabistan’ın sermayesi ve Türkiye’nin liderliğiyle birleştiğinde, güç merkezinin Ankara’ya doğru kayışı da ilan ediliyor.

Türkiye, Sivas’taki güneşten Riyad’daki sermayeye kadar uzanan bir teknoloji ve enerji köprüsü kurmuştur. İsrail tehdidiyle köşeye sıkışan Mısır ve Suud için Ankara, artık bir seçenek değil, tek güvenilir limandır.

NOT: Suudi Arabistan ve Türkiye ortak bir bildiriyle:

• İsrail'in Suriye'den derhal çekilmesini istedi.

• İsrail'in Somaliland'ı tanımasını reddetti ve Somali'nin toprak bütünlüğünü destekledi.

• (BAE destekli) Yemen'i bölme girişimlerini reddetti

• Sudan’da BAE destekli RSF güçleriyle mücadeleyi destekledi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.