Her Mükellefin Akideden Bilmesi Vacip Olan Miktar

İbrahim Halil ER

Alimler, akaid konusunda her Müslüman’ın ne kadar bilgiyle sorumlu olduğu konusunda iki görüş ortaya koymuşlardır. 

1. Her mükellefin Peygamberin getirdiklerine genel ve öz olarak inanması farzdır. Bunlar kısaca amentu olarak nitelendirilmiştir. Bunun dışında Resulullah’ın genel olarak haber verdiklerini kabul etmek, yasaklarından sakınmaktır. Buna icmail iman denir.

2. Resulullahtan gelen haberleri detaylı bir şekilde bilmek ise farzı kifayedir. Yani sadece alimlerin bilmesi yeterlidir. Sıradan halkın bilmesi gerekmez. Yani belli bir ilmi birikime sahip olanların delilleriyle birlikte bu ilmi bilmeleri üzerlerinde vaciptir. Bu kategoriye, alimler, müftüler, hakimler girer. İlmi kariyerleri yeterli olmadığı için bu bilgileri anlayamayacak durumda olanların üzerinde detaylı bir şekilde ve delilleriyle bilmesi vacip değildir.. Bir diğer nokta da ihtiyaç meselesidir. Yani akidedeki bazı konuları detaylı bilmesini gerektirecek bir ihtiyaç doğmuşsa üzerinde vaciptir. Buna örnek, yurt dışında gayri Müslimlerle birlikte yaşayan ve inanç konusunda onların saldırılarıyla karşılaşan bir Müslüman’ın onların saldırılarına karşı kendi inancını koruyacak kadar bilgileri öğrenmesi gerekir. Ayrıca Resulullah’ın getirdiği haberlerden ihtiyaç hasıl oldukça öğrenmesi ona farzdır. Mesela Hacca giden bir insanın hac bilgilerini, ticaret yapıyorsa ticaret ile ilgili bilgileri, zekata giren malı varsa zekatla ilgili bilgileri bilmek de onun için farzdır. İhtiyaçtan fazla öğrenmek farzı kifayedir

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.