Horlama çocuklarda okul başarısını düşürüyor

Çocuklarda horlamaya neden olan etkenin belirlenip, vakit kaybetmeden tedavi edilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Fikret İleri, çocuklarda görülen horlama sorunu ve tedavisi hakkında

Çocuklarda horlamaya neden olan etkenin belirlenip, vakit kaybetmeden tedavi edilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Prof. Dr. Fikret İleri, çocuklarda görülen horlama sorunu ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

“Horlayan çocuk yorgun ve stresli uyanır”

Çocuklarda en önemli horlama nedenlerinin, geniz eti büyüklüğü ve “rinit” denilen burun iltihapları olduğunu söyleyen Prof. İleri, “Horlama, basit ve apne ile seyreden iki farklı şekilde görülmektedir. Basit horlamada düzenli bir nefes alışverişi ağız solunumu ile devam eder ve gürültülüdür. Apneli horlamada ise solunum 10 saniye ve üzeri süreyle kesilmektedir. Apneli horlamalar çocuğun uyku düzenini bozmaktadır. Uyku sırasında nefesi pek çok kez kesilen çocuğun vücudu adrenalin salgılar. Gece rahat uyuyamadığı için sabah uyandığında çok yorgun ve aşırı stresli olur. Gün içinde uyuklamaya eğilimlidir ve algılaması zayıflar. Çocuktaki horlamanın tanısı, aileden dinlenilen hasta öyküsüyle konulmaktadır.” dedi.

“Ağız solunumu yapan çocuklar daha sık hastalanır”

Burun solunumunda havanın burundan geçerken ısıtılarak nemlendirildiğini ve filtre edildiğini belirten Prof. İleri, bu işlemlerin, havanın akciğere daha sağlıklı bir şekilde ulaşmasını sağladığını söyledi.

Prof. İleri, “Ağız solunumda ise bu fonksiyonlar ortadan kalktığı için çocuk daha sık hastalanmaya başlar. Bu nedenle ağız solunumu yapan ve horlaması olan çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları normalden biraz daha fazla görülmektedir. Daha sık hastalanan çocukların hem fiziksel hem de ruhsal gelişimleri daha yavaştır.” şeklinde konuştu.

“Detaylı muayene önemli”

Her çocukta geniz eti olduğunu ve büyümeye devam ettiğini belirten Prof. İleri, bu geniz etinin 6 yaş civarında en büyük boyutuna ulaşarak ergenlik çağında ise kaybolduğunu söyledi.

Prof. İleri, “Bu yüzden geniz etinin varlığı ameliyat nedeni değildir. Horlamanın da en önemli nedenlerinden biri olan geniz eti, burun solunumunu bozacak kadar büyüdüğünde ameliyat gerektirmektedir. Horlama problemi olan çocuklarda burun ve geniz etinin beraber incelenerek değerlendirilmesi çok önemlidir. Bazı vakalarda ilaç tedavisine başlandığında geniz eti küçülür ve burun açıldığı zaman da horlama sorunu ortadan kalkar. Bu nedenle ameliyat kararı alınmadan önce burundan başlayarak bademciğe kadar detaylı bir değerlendirme yapılmalıdır.” tavsiyesinde bulundu.

“Çocuklar ameliyatın ertesi gününde okula devam edebilir”

Horlama tedavisinde öncelikli amacın ağız solunumuna neden olan etkenin ortadan kaldırılması olduğunu belirten Prof. İleri, eğer burun tıkanıklığı, burunda iltihaplanma veya anatomik bozukluklar varsa, bunların gözden geçirilerek ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.

Prof. İleri, “Çocuklarda en sık görülen horlama nedeni olan geniz eti, pratik bir ameliyatla tedavi edilebilir. Burada önemli olan nokta ameliyat kararı verirken, çok aceleci olmamak ve varsa burundaki problemi gözden kaçırmamaktır. Geniz eti ameliyatı sonrasında çocuklar aynı gün taburcu edilmekte, ameliyatın ertesi günü okula dönebilmektedir.” dedi. (İLKHA)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haberleri