Hz.EYYÛB ( AS) IN SABRI-3

Abdullah DİKMEN

Değerli Kardeşim
Allahın selamı,rahmeti bereketi ikram ve ihsanı üzerinize olsun.
Kıymetli Kardeşim

Öceki yazılarımız da Hz Eyyub as ın Hastalığının ıstırab ve elemi yanın da şeytanın da vesvese vererek onu isyana teşvik ettiğini yazmıştık.Hz Eyyub as hastalığı esnasında( Hastalığı 18 yıl devam etmişti)
eşi, ona hizmetten bir an bile geri durmamıştı. Fakat bir defasında üzüntüsü yüzünden Hz Eyyûb as ı isyana teşvik eden bazı sözler söylemiş, buna canı sıkılan Eyyûb as da iyileştiği zaman ona yüz sopa vurarak cezalandıracağına yemin etmişti.

Eyyub (as) iyileşince bu ahdini( sözünü) hatırladı.Ancak hanımın maksadı kötü değildi, Eyyûb as da eşini kendisine sadakatinden ve hizmetinden dolayı çok seviyordu.Kendisine bunca yıl hizmet eden şefkatli ve merhametli hanımına 100 sopayı nasıl vuracaktı.Allah için yapılan bunca iyiliğin ve sadakatin karşılığı bu mu olacaktı.Vurmasa verdiği söz ne olacaktı.İşte burada Allahü Teâlâ Eyyub as ın imdadına yetişti ve şöyle buyurarak onun endişesini giderdi:


وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثاً فَاضْرِبْ بِهٖ وَلَا تَحْنَثْؕ اِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِراًؕ نِعْمَ الْعَبْدُؕ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ

(Hz Eyyub as ın Bir yemini vardı.) “Eline bir demet (ekin sapı) alıp onunla (eşine) vur ve böylece yeminini yerine getirmiş ol” (dedik). Gerçekten biz onu sıkıntılara dayanıklı bulduk. O ne güzel bir kuldu! Yönü hep Allah’a dönüktü.(Sâd/44)

Buna çok sevinen Eyyub as yüz tane ekin sapını veya ince çubuğu bir demet yapıp hanımına bir kere vurdu.Böylece yüz değnek vurmuş ve yeminini yerine getirmiş oldu.Canabı hakkın bu lütfunu gören hanımı da bundan çok hoşlandı ve kendilerine lütuf ve ihsanda bulunan rablerine daha çok şükür, hamd ve senâda bulundu.Efendisine daha çok bağlandı.İslam fıkhında buna "Eyyub Ruhsatı" diye bilinen bu usül(yöntem) zaman zaman yemin ve cezalarda kullanılmıştır.Kullanılmayada devam etmektedir.
Değerli Kardeşim

Allah Teâlâ Eyyûb (as) a bu cezayı sembolik bir şekilde uygulama yolunu göstermiştir. Bu olay, cezadan maksadın, insanlara acı çektirmek değil, düzeni ve asayişi korumak, haksızlıkları engellemek olduğunu; ceza tatbik edilirken suçlunun özel durumunun, iyi halinin göz önüne alınması gerektiğini hatırlatması bakımından da önem taşımaktadır.Eyyub (as) ın hanımına karşı, hanımının kocasına karşı niyetleri iyi olduğu için âkıbet te hayr ile sonuçlandırmıştır.

Hz Eyyub as gönderildiği kavminden ancak 7 kişinin iman ettiği, 93 veya 140 yaşında vefât ettiği rivayet edilmektedir.

Hz Eyyub as ın kabri Şama yakın Besne denilen bir yerde medfun bulunmaktadır.
Eyyub as ın bişr adında bir oğlu olduğu ve kendisinin vefâtından sonra Peygamber olarak babasının vazifesini devam ettirdiği rivayet edilir.

Eyyub as ın hanımı bir gün kendisine:
Canabı hakka dua etsende bu derler bitse, çektiğin hastalığın gitse olmazmı? demişti de;
Hz Eyyub as şu cevabı vermişti.

Benim bolluk ve refah içinde yaşadığım müddet 80 senedir.Bu darlık sıkıntılı zaman ise 80 seneye henüz ulaşmadı.Bu durumda Allahtan bir şey istemekten utanır haya ederim.Ona nasıl dua ederek bu halin üzerimden gitmesini isterim, demişti.

Yine rivayete göre kendisine bir bela ve musîbet geldiği zaman şöyle derdi:Ey Allahım sen aldın, sen verdin.

O’nun Hakk’a karşı rızâsı tam ve kusursuzdu. Şu şiir, O’nun yüksek sabır ve teslîmiyet hâlini çok güzel anlatmaktadır;
Hoştur bana Sen’den gelen,
Ya gonca gül, yâhut diken,
Ya hil’at ü yâhut kefen,
Nârın da hoş, nûrun da hoş!..

Canabı hak Peygamberleri maddi ve manevi her sahada örnek yapmıştır.

İnsanoğlunun başına gelecek türlü durumlarda nasıl hareket edeceğini peygamberler vasıtasıyla bildirmiştir.Fakirlik,zenginlik, hastalık bela ve musibetler,Evlatlarla imtihan olunmak,Evlatların Anne babaların ihtiyarlık durumunda ihtiyaçlarının giderilib onlara bakılmasıyla ilgili zamanlarda imtihan olunmaları insanın başına her zaman gelebilecek hallerdir.

Zenginlikte ,varlıkta zirveye ulaşanlar kendilerine Yusuf ve Süleyman peygamberin hayatlarını örnek almalıdırlar.Böylece kibir ve gururdan şımarıp azgınlıktan kurtulmaya çalışmalıdırlar.
Belâ,musibet ve çeşitli hastalıklara maruz kalanlar ise kendilerine Eyyub peygamberi örnek alarak onun sabır ve teslimiyetinden ders alıp belâ ve musibetlere metanetle karşı koymaya çalışmalıdırlar.
Sevgili peygamberimiz bir hadislerinde:

En fazla musîbet ve zorluklara maruz kalan Peygamberlerdir.Sonra Allahın veli kulları gelir.Daha sonrada diğer insanlar..Kişi dindarlığının kuvvet ve derecesine göre musîbet ve belalara uğratılır, buyurmuştur.
Değerli Kardeşim

İnsan ruhen yüceldikçe manevi makam ve mertebesi arttıkça imtihanı da şiddetlenir.Bir ilkokul veya lise öğrencisi ile Üniversite talebesinin imtihanı nasıl bir olmazsa,Bu bakımdan dindarlıkta üniversite talebesi mesabesinde olan Allahın sevgili kullarının bela ve musibet imtihanları da elbette diğer insanlara göre daha çetin ve güç olacaktır.
Öyleyse her durum da
الحمد الله علي كلل حال

Her halü karda Allaha hamd ve sena edelim.Paygamberleri ve onların hayatlarını kendimize kılavuz edinelim.
Allahtan başka gerçek
güç ve kudret sahibi kimsenin olmadığını bilerek


لا حول ولا قوت الا بالله العلي العظيم( La havle vela guvvete illa billahil aliyyil azım) Zikrine sarılalım.
Yazımızı bir hadisi şerifle bitirmek istiyorum.


عَنْ صُهَيْبٍ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
«عَجَبًا لِأَمْرِ الْمُؤْمِنِ، إِنَّ أَمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ، وَلَيْسَ ذَاكَ لِأَحَدٍ إِلَّا لِلْمُؤْمِنِ، إِنْ أَصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَكَرَ، فَكَانَ خَيْرًا لَهُ، وَإِنْ أَصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ، فَكَانَ خَيْرًا لَهُ».

Suheyb -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Müminin hayranlık verici bir hali vardır ki, onun her işi hayırdır. Bu hal, Müminden başka hiç kimsede bulunmaz. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.»

İyi günlerimizde sağlıklı ve sıhhatli iken bolluk günlerinde nimetler içerisinde yüzerken şükredersek, her iki dünyada hayra kavuşur; verilen bunca nimetlere de şükretmez azgınlaşıp haddi aşarak başımıza gelen musibetlere de sabretmezsek sevabı kaçırıp günaha girmiş oluruz.
Ne mutlu Hz Eyyub (as)ı ve diğer peygamberleri örnek alıp onların yoluna tabi olanlara.(Aminn)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.