HZ. EYYUB (AS)'IN SABRI-2

Abdullah DİKMEN

Değerli Kardeşim
Cuma gününün feyzi ve bereketi üzerinize olsun.

Akşamınız hayr olsun.

Eyyub as ile ilgili önceki yazımızda genel bir bilgilendirme yapmıştık.

Konuya kaldığımız yerden devam ediyoruz.Rabbimiz Yüce Kitabımız K.Kerim de şöyle buyurur:


وَاذْكُرْ عَبْدَنَٓا اَيُّوبَۘ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّٖي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍؕ


Kulumuz Eyyûb’u da hatırla. O, rabbine, “Şeytan bana sıkıntı ve acı vermektedir” diye seslenmişti.(Sâd/41)

Şeytan Hz.Eyyub (as)ın hastalıktan dolayı çektiği meşekkat ve acıyı kullanarak ona vesvese veriyor onu şükürden şikayete günah ve isyana düşürmeye çalışıyor.Şeytan ayrıca Hz.Eyyub (as)ın hastalığını fırsat bilip bütün insanları peşinden sürüklediğini akraba dost ve komşularını doğru yoldan çıkardığını,Sen peygamber olsaydın böyle bir musîbete maruz kalırmıydın diye sıkıştırırken bir taraftan da hanımına ve etrafındaki insanlara aynı şekilde vesvese vermekteydi.

Eyyub (as) hastalığımın meşekkat ve acısı yanında birde şeytanın vesvesesi ile uğraşıyorum.Hastalığı veren Allaha karşı beni isyana zorlayan şeytana karşı psikolojik savaş veriyorum, bu hususta bana yardımcı ol diye Rabbinden sağlık ve afiyet diledi.

Eyyub as başıns gelen bu felaketleri büyük bir sabır ve tevekkülle karşılayarak Allaha secde eder ve:

Anamın bağrından çıblak çıktım ve toprağın bağrına çıblak döneceğim;Allah verdi ve Allah aldı.Onun ismi mübarek olsun,der hastalıktan şifa bulmak için Allaha dua ve niyazda bulunurdu.

Nihayet Allahü teala onu sağlığına kavuşturdu.Kendisine önceki çocukların sayısı kadar çocuk ve önceki malından daha fazla mal verdi.

Rasulullah (sav) şöyle buyurur:

Kul hastalanınca Allahü teâlâ ona iki melek gönderir ve onlara:
-Gidin bakın, kulum ne diyor, ne istiyor bir dinleyin diye emreder.
Eğer o kul, Melekler geldiği zaman Allaha hamd ediyor ve senâ da bulunuyor ise, melekler kulun bu halini her şeyi zaten en iyi bilmekte olan Allaha yükseltirler.

Meleklerini sırf kulunun ameline şahid olsunlar diye gönderen Allahü teâlâ
-Şayet kulumun ruhunu kabzedersem onu cennete koymak,kulumun benim üzerimde hakkı olmuştur.
Şayet şifa verirsem,onun etini daha hayırlı bir etle, kanını daha hayırlı bir kanla( hücresini daha sağlıklı bir hücreye)değiştirmek ve günahlarını da affetmek, benim üzerimde hakkı olmuştur,buyurur( Muvatta,Ayn 5)

Şunu da belirtelim ki;peygamberlerin ve derecelerine göre müminlerin çeşitli bela ve imtihanlara maruz kaldıkları bir gerçektir.

Nitekim Peygamber efendimiz(sav) Sa'd bin Ebi Vakkas (ra)ın "En ağır belâ kimin başına gelir? sorusuna şöyle cevap vermiştir:peygamberlerin,
sonra sırasıyla onlara yakın olanların başına gelir.

İnsan dindarlığına göre belâya uğrar;dini sağlamsa başına gelen belâ ağır olur,dini zayıfsa başına gelen belâ hafif olur.Kul yeryüzün de günahsız olarak yürüyüp gidinceye kadar başına belâ gelmeye devam eder"(Tirmizi, zühd 56)

Değerli Kardeşlerim
Peygamberler bu imtihan ve belâları sabır ve tahammülle karşılayarak,Allahü teâlâya karşı sû-i edeb(edebe aykırı ) sayılacak söz ve davranıştan uzak dururlar.
Bu bakımdan Hz.Eyyub as ın burada bahsedilen niyazı görünüşte sızlanma gibi isede gerçekte bir duadır.Çünkü sızlanma, insanlara yapılan şikayete denir.Allahü teâlâya yöneliş bir sızlanma değildir.

Nitekim Yüce rabbimiz Kuranı kerimde başka bir peygamberden şöyle örnek verir. Yakup as oğlu Yusuf as dan ayrılık sebebiyle büyük bir hasret ve üzüntü içindeydi.Ayeti kerimede buyrulduğu üzere:

قَالَ اِنَّـمَٓا اَشْكُوا بَثّٖي وَحُزْنٖٓي اِلَى اللّٰهِ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Ya‘kūb da şöyle dedi: “Ben acımı ve kederimi ancak Allah’a arz ediyorum ve ben sizin bilmediklerinizi Allah’tan gelen bilgiyle biliyorum.(Yusuf/86) diyerek niyazını Allaha arz ederek ona yönelmişti.
Allah Dostlarından Abdulkadir Geylanî( ks) de hastalığı üçe böler:
1-Ceza
2-Keffaret
3-Allah katında derece
almak

Ceza;sert ve sabırsız kimseye

Keffaret:Haline razı olup sabır ve tahammül gösterene
Derece almak:Hastalıktan sonra içi ferahlayana her halinde Allahın emrine boyun eğip razı olana" verilir.
Eyyub as da Ya rabbi bana katından bir rahmet ver( beni sağlık ve sıhhatime kavuştur) dememiş.Başıma bir dert geldi(sana sığındım)"Sen ise merhametlilerinen merhametlisisin"diyerek Allaha muhtaç olduğunu ihsas ettirmiş,Canabı haktan imâ(yani dolaylı yoldan)sıhhat ve afiyet istemiş talebinde nazik davranmış rabbine hitab ederken edebini korumuştur.
Değerli Kardeşim
Güzel,içten samimi olarak yapılan niyazlar Allaha yükselir.Fakat bunları Allaha yükseltecek olanda salih amellerdir.

Nitekim yüce Allah fâtır suresi 10. Ayeti kerimede bununla ilgili olarak şöyle buyurur:

مَنْ كَانَ يُرٖيدُ الْعِزَّةَ فَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ جَمٖيعاًؕ اِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِـحُ يَرْفَعُهُؕ وَالَّذٖينَ يَمْكُرُونَ السَّيِّـَٔاتِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدٖيدٌؕ وَمَكْرُ اُو۬لٰٓئِكَ هُوَ يَبُورُ

Kim izzet isterse bilmeli ki izzet tamamıyla Allah’a aittir. Güzel sözler O’na yükselir; rızâsına uygun iş ve davranışları da O yüceltir. Sinsi sinsi kötülük tasarlayanlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzakları altüst olur.

Nihayet Hz.Eyyubun niyazı,duası kabul edildi.Cebrail as Eyyub (as) a gelerek:
-Ey Eyyub,belâ verdim sabrettin.Şimdi de tekrar sıhhat ve nimet vereceğim emrini getirdi.

Ayağını yere vurmasını yerden çıkan şifalı su ile yıkanmasını ve o sudan içmesini emretti. Oda emredilenleri yapınca mucize olarak iç ve dış hastalıklarının hepsinden kurtuldu.Canabı hakka yönelişi neticesinde duası kabul olmuş kendisine şifa,rahmet ve lütuf kapıları açıldı.

Rivayet edildiğine göre Eyyub as hastalıktan sıhhat ve afiyete kavuştuğunun ilk gecenin sabahın da derinden bir "Aââh " çekti.Niye Aaah çektiğinin Sebebini sordular.
Dediki: Her gece seher vakti olunca "Ey bizim hasta kulumuz Eyyub nasılsın" diye bir ses duyardım.Şimdi yine o vakit geldi, fakat bu sefer:

"Ey bizim sıhhatli sağlıklı kulumuz,nasılsın"sesini duymadım.Bunun için ağlıyorum, diyerek hadiselerin perde arkasına derin bir bakış, firâset,sabır ve salah örneği sergilemiştir.

Ona ve tüm peygamberlere selam olsun.

Devam edecek....

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.