"İLAHİ ADALET" İSTENMEZ, YERİNE GETİRİLİR...

Mehmet Emin PARLAKTÜRK

Şu olaya bakar mısınız?
Geçen gün haberlere yansıdı:

Üzerinde 152 suç kaydı bulunan ve toplamda 160 yıl hapis cezası olan bir kadın, elini kolunu sallayarak hırsızlık yapmak için bir eve giriyor. Evdeki paraları ve ziynet eşyalarını çalarak kaçıyor...

Polis, kamera kayıtlarından yola çıkarak çarşaf giyen ve yüzünü de kapatan bu kadının izini takip edip onu açık-saçık kıyafetiyle yakalıyor ve emniyetteki işlemlerin ardından yeniden adalete teslim ediyor.

Aslına bakarsanız, emniyet kayıtlarında bu, çok sıradan, basit ve âdi bir suç!... Ama sürece baktığınızda, toplumsal bir çürümeye ve ciddi bir adalet sorununa işaret ediyor.

Şimdi bu olay üzerinden şu soruları soralım:

1- Bu kadını, bu kadar çok suça sevk eden sebepler nelerdir?

2-Toplam 160 yıl hapis cezası olduğu halde bu kadın sokakta ne geziyor, nasıl dolaşabiliyor?

3-Üzerinde 152 suç kaydı olmasına rağmen bu kadın hala suç işleme ve hırsızlık yapma cesaretini nereden alıyor?

4-Emniyet teşkilatımız görevini hakkıyla yerine getirip "olur böyle vakalar, Türk polisi yakalar" tekerlemesine uygun olarak suçluları en zor şartlarda yakalayıp adalete teslim ederken, mahkemeler neden caydırıcı ve suça uygun bir cezalandırma yapmıyor veya yapamıyor?

5-Yeniden suç işleme potansiyeli olan ve zarar vermeye kuvvetli ihtimali bulunan bu ve benzeri mahkumları mahkeme neden serbest bırakıp toplum içine salıveriyor?

6-Bu tür mahkumları topluma kazandırmak için neden ıslah merkezleri açılmıyor veya taş/ kum/ mermer/ kömür ocakları gibi benzeri yerlerde istihdam edilmeleri düşünülmüyor?

7-Hakimlerimiz, önündeki dosya ve kanunlara bakarak karar verirken "ne yapalım yasalar böyle" diyerek mevzuata sığınıp yasaların yetersizliğinden şikayet ediyorlar da neden şikayetleri gideren teşebbüslerde bulunulmuyor?

8-Bütün bunlar bilindiği halde, siyasi irade, ilgililer ve yetkililer, neden "İlahi adalet"in tecelli edeceği bir düzenleme veya kanun yapmaktan kaçınıyor ve ihmalkâr davranıyorlar?

"Faili meçhul" cinayetleri aydınlatma girişimleri toplumda memnuniyetle karşılanırken, gelecekte bunların olmamasına yönelik kesin ve kalıcı tedbirler almaya ve "İlahi adalet"i sağlayıcı düzenlemeler yapmaya başlamanın daha zamanı gelmedi mi?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.