"İran Türkiye’den Önceki Son Kaledir": Ortadoğu’da Bölgesel Savaşın Eşiği

Necdet Topçuoğlu’nun analiziyle, Ortadoğu’daki son gelişmeler Türkiye’nin milli güvenliğini doğrudan tehdit ediyor.

Necdet Topçuoğlu’nun analiziyle, Ortadoğu’daki son gelişmeler Türkiye’nin milli güvenliğini doğrudan tehdit ediyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik hava saldırıları, bölgedeki dengeleri altüst ederken; uzmanlar "Türkiye’nin savunma hattı İran’dan başlar" uyarısında bulunuyor. İşte bölgesel savaşın perde arkası ve Türkiye’yi bekleyen riskler.

Savunma Hattı İran: "İran Düşerse Sıra Türkiye’ye Gelir"

Ortadoğu uzmanlarına göre İran, Türkiye için stratejik bir tampon bölge niteliğinde. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyon hazırlıkları, sadece bir rejim değişikliği değil, bölgedeki haritaların yeniden çizilmesi anlamına geliyor. Eğer bu "son kale" düşerse, Türkiye’nin doğrudan bir şer cephesi ile karşı karşıya kalacağı vurgulanıyor. Irak ve Suriye’nin kuzeyinde oluşturulan "uydu yapıların" asıl İsrail ile birleştirilmesi planı, Türkiye’nin toprak bütünlüğü için en büyük tehditlerden biri olarak görülüyor.

Mezhepçi Politika Yerine Ulusal Çıkarlar

Türkiye’nin Ortadoğu bataklığından çıkış yolu, mezhep odaklı yaklaşımlar değil, mutlak suretle ulusal çıkarlar doğrultusunda bir dış politika izlemekten geçiyor. Geçmişte Suriye politikasında yapılan hataların İran konusunda tekrarlanmaması gerektiği belirtiliyor. Türkiye'nin, komşularıyla olan ilişkilerini mezhep savaşlarının ötesinde, stratejik bir akılla yönetmesi hayati önem taşıyor.

Kudüs ve Mescid-i Aksa: Gerçekler ve Algılar

Toplumda Kudüs ve Mescid-i Aksa üzerinden yürütülen tartışmaların tarihsel arka planına dikkat çeken analizde, Emeviler döneminden bu yana süregelen siyasi hamlelere vurgu yapılıyor:

  • Tarihsel Süreç: Hz. Ömer döneminde temizlenen Süleyman Mabedi’nin yeri, daha sonra siyasi otoriteler tarafından inşa edilen yapılarla bugünkü halini almıştır.

  • Siyasi Hamleler: Emevi Halifesi Abdülmelik Bin Mervan’ın, Mekke’deki siyasi rakiplerine karşı Kudüs’ü alternatif bir merkez haline getirme çabaları, bugün bildiğimiz bazı dini anlatıların temelini oluşturmuştur.

Atatürk’ün Ortadoğu Vasiyeti: "Taraf Olmayın"

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dış politika vizyonu, bugünkü krizin reçetesi niteliğinde:

  1. Kuzey komşularla (Rusya) iyi geçinin.

  2. Araplar arasındaki mezhep kavgalarına taraf olmayın.

  3. Emperyalizmin petrol çıkarları için piyon olmayın.

Sonuç: Türkiye Ne Yapmalı?

Türkiye, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını vakit kaybetmeden kınamalı ve bölgedeki "kardeş kavgasına" alet olmamalıdır. Emperyalist güçlerin "İran ile savaşın, karşılığında bölge alın" şeklindeki tekliflerinin, Türkiye’nin bölünme sürecine (federasyon) hizmet edeceği uyarısı yapılmaktadır. Milli bir dış politika revizyonu, Türkiye’nin bekası için artık bir tercih değil, zorunluluktur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Dünya Haberleri