İslam’da Sosyal Düzen: Toplumsal Huzurun Temel Taşları

Mehmet KAÇAR

Günümüz dünyasında bireysel ve toplumsal huzuru ararken aslında köklerimizde var olan değerleri çoğu zaman ihmal ediyoruz. "İslam’da Sosyal Düzen" ilkeleri, sadece inanç dünyamıza değil, insan olmanın en saf ve erdemli haline ışık tutuyor. Peki, daha yaşanabilir bir dünya için İslam’ın sosyal hayata dair sunduğu bu altın kurallar nelerdir?

1. Manevi Temel: Tevhid ve Samimiyet

İslam’da sosyal düzenin merkezinde Allah’a ortak koşmamak ve sadece O’na inanmak yer alır. Bu inanç, bireyi özgürleştirirken aynı zamanda doğruluğa, ibadete ve hayra düşkün olmayı da beraberinde getirir. İnancın gereği olarak kişi; gösterişten, şaşaa ve tantanadan uzak durarak samimiyeti esas almalıdır.

2. Adalet, Liyakat ve Ekonomik Ahlak

Toplumsal çürümenin en büyük ilacı adalettir. İslam, her ne şartta olursa olsun adalet terazisinden sapmamayı emreder.

  • Liyakat: Adam kayırmayı reddeder, işi ehline vermeyi (liyakat) zorunlu kılar.

  • Haksız Kazanç: Rüşvet alıp vermeyi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, faiz batağına düşerek insanları köleleştirmeyi yasaklar.

  • Emek: Alın teri ile helal yoldan kazanmayı teşvik ederken hırsızlık ve kumara geçit vermez.

3. İnsan Hakları ve Yaşama Saygı

İslam, yaşatmayı esas alan bir dindir. Düşmanlık ve bozgunculuk hariç, bir cana kıymak en büyük günahlardan biri sayılır.

  • Korumasız Gruplar: Yetime ve öksüze zulmedilmemeli, tam tersine kol kanat gerilmelidir.

  • Özgürlük: İnsanlara zorla din dayatılmamalı ve köleleşmeye karşı durulmalıdır.

  • Neslin Korunması: Zina, alkol, uyuşturucu ve kumar gibi toplumun çekirdeğini çürüten unsurlardan uzak durulmalıdır.

4. Bireysel Ahlak ve İletişim Dili

Toplumun huzuru, bireylerin dilinden ve kalbinden geçer. İslam ahlakı şu davranışları reddeder:

  • Yalan ve İftira: Yalan yere şahitlik etmek, birine iftira atmak ve gıybet yapmak toplumun güvenliğini sarsar.

  • Kibir ve Haset: Böbürlenmek, kibirlenmek ve başkasının elindekine haset etmek yasaklanmıştır.

  • Kötü Söz: Kötü sözden kaçınılmalı, söyleyenler ise nazik bir dille uyarılmalıdır. Yapılan iyilikler ise asla başa kakılmamalıdır.

5. Sosyal Dayanışma: Aile ve Komşuluk

Toplumsal yapının en küçük birimi olan aileden başlayarak çevreye yayılan bir sevgi halkası şarttır.

  • Anne-Baba: Onlara kötü davranmak şöyle dursun, gönüllerini hoş tutmak esastır.

  • Komşuluk: Komşunun sevinciyle sevinmek, üzüntüsünü paylaşmak ve haklarına riayet etmek "komşusu açken tok yatan bizden değildir" düsturunun bir gereğidir.

  • Yardımlaşma: Misafirperver olmak, darda kalana yardım etmek ve emanete hıyanet etmemek toplumsal güveni inşa eder.

6. Kamu Sağlığı ve Düzen

Modern tıbbın ve sosyolojinin bugün üzerinde durduğu kurallar yüzyıllar öncesinden bildirilmiştir. Bir yerde bulaşıcı hastalık çıktığında oraya girmemek veya oradan çıkmamak (karantina), toplum sağlığını korumanın temelidir.

Sonuç olarak; İslam’ın sunduğu bu maddeler, sadece birer yasak veya emir listesi değil; insanı insan yapan, toplumu ise bir "vücudun azaları" gibi birbirine bağlayan değerler manzumesidir. Eğer bugün toplumsal bir dönüşüm bekliyorsak, işe bu ilkeleri hayatımıza dahil ederek başlayabiliriz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.