“Kadın dedi ki: “İşte hakkında beni kınadığınız kişi budur. Ben onu ayartmak istedim ama o bundan uzak durmaya çalıştı. Eğer ona emrettiğim şeyi yerine getirmezse hapse atılacak ve aşağılanmışlardan olacak.”
Yusuf sûresi, 32.
Şehir büyük bir haberle çalkalanıyordu. Şehrin önemli isimlerinden olan Aziz’in karısı köle olarak satın aldıkları gence âşık olmuş ve onu ayartmak, yoldan çıkarmak istiyormuş! Kadın, bunun için Yusuf’a tuzak kurmuş ama kadının kocası onları yakalamış! Şehirdeki kadınlar hür bir kadının, bir köleye olan aşkını konuşuyor ve onu kınıyorlardı: “Hür kadın, köleye hiç âşık olur mu? Bu kadın akılsız! Bu kadın utanç verici işler yapmış!” diyorlardı.
Kadınlar haklıydılar onu kınamakta. Ama kimse onun yerinde değildi. Kimse kınadığının sınandığı ile imtihan olmamıştı. Kadın, kendisi hakkında dedikodu yapan kadınları topladı. Onları bir sofraya oturttu. Ellerine meyve ve bıçak verdi. Yusuf’un içeriye girmesini istedi. Hz. Yusuf içeri girdiğinde kadınlar şaşakaldılar. Onun güzelliği karşısında büyülendiler. Ellerindeki bıçakla meyveyi keseceklerine ellerini kestiler. Hâlbuki daha düne kadar bu konuda kadının dedikodusunu yapıyorlardı. Onlar kadını kınadılar ama kadının imtihanı ile karşılaşınca onlar da kınanacak duruma düştüler.
Dedikodusunu yaptığımız kimselerin yerinde olsaydık neler yapardık acaba? Unutma! Dün kınadığın, bugün sınandığın olabilir. Birini kınamadan önce onun yaşadıklarını gözden geçirelim. İnsanları kınamak, onların dedikodusunu yapmak ve çekiştirmek kolay. Acaba onların yerinde biz olsaydık nasıl davranırdık? Kaçımız kınadığımız insanların hayatını yaşadık? Onların çektiği sefaleti yaşadık? Onların sokaklarında büyüdük? Onların açlığını ve susuzluğunu çektik?
Hangimiz mevki makamla sınandık da alnı ak bir şekilde makamın hakkını verdik? Başkalarının hayatı hakkında konuşmadan önce kendimize soralım: “Ben onun yerinde olsaydım nasıl davranırdım?”
Sınanmadığımız konularda konuşurken gönül incitmeyelim. Birini çekiştirmeden önce empati yapalım. Birini suçlamadan önce onu anlamaya çalışalım. Bizler yargıç değiliz. İnsanları yargılamakla mesul değiliz. Bizler insanlara rehberlik edelim, yol gösterelim. Birini suçlamadan önce onu bir dinleyelim.
Rabbim bizleri imtihanı kolay olan kullarından eylesin!
**