Orta Doğu’da gerilim tırmanırken, bölge medyasından ezber bozan bir analiz geldi. Riyad merkezli Independent Arabia Genel Yayın Yönetmeni Advan el-Ahmarî, Körfez ülkelerine yönelik saldırıların arkasındaki "görünmez el" hakkında dikkat çekici uyarılarda bulundu. El-Ahmarî’ye göre, bölge ülkeleri büyük bir ABD-İsrail komplosuyla karşı karşıya olabilir.
"Saldırıların Kaynağı Sadece İran Olmayabilir"
Körfez bölgesinde stratejik tesislere yönelik artan saldırıları değerlendiren el-Ahmarî, bu olayların tek bir merkeze (İran) bağlanmasının yanıltıcı olabileceğini savundu. El-Ahmarî, "Körfez'e yönelik tüm saldırıların İran'dan kaynaklanmadığına dair hipotez her geçen gün güçleniyor," diyerek, operasyonların arka planında farklı aktörlerin olabileceğine işaret etti.
Körfez Ülkeleri İçin Büyük Risk: Yalnız Bırakılma Korkusu
Analizin en çarpıcı kısmı ise ABD’nin bölgedeki stratejisine yönelik oldu. El-Ahmarî, olası bir savaş senaryosunda Körfez ülkelerinin bir "tuzak" içine çekildiğini belirterek şu kritik soruyu sordu:
"Ya ABD, kısa bir süre sonra hedeflerine ulaştığını ilan edip operasyonu bitirirse? Bu durumda Körfez ülkeleri, İran ile baş başa, ucu açık ve yıkıcı bir çatışmanın ortasında terk edilmiş olacak."
Cevap Bekleyen Sorular: Aramco ve Kıbrıs Bağlantısı
Haber analizinde, bölgedeki gizemli saldırı trafiğine de dikkat çekildi. Özellikle Riyad’daki Aramco tesisleri, Kıbrıs’taki İngiliz üssü ve Nahçıvan hattındaki hareketliliğin kimler tarafından provoke edildiği sorusu, bölge güvenliği açısından "yeni bir döneme mi giriliyor?" tartışmalarını alevlendirdi.