Günümüzde sıkça duyduğumuz, ancak derinlerine indiğimizde çok daha farklı anlamlar barındıran bir kavram var: Kripto. Kelime anlamı itibarıyla "gizli, görünmez" ya da "siyasi inancını saklayan kimse" olarak tanımlanan bu sözcük, TDK’ya göre dilimize Fransızca ve İngilizceden yerleşmiştir. Ancak bu kavramın Anadolu topraklarındaki karşılığı, sadece sözlük anlamıyla sınırlı kalmamış; toplumsal yapının köşe taşlarını belirleyen bir stratejiye dönüşmüştür.
Cumhuriyet’in İlk Yılları ve İsim Değişiklikleri
Cumhuriyet’in kuruluş dönemine baktığımızda, 1927 yılı kritik bir dönemeçtir. O yıllarda yaklaşık iki yüz bin Yahudi ve sekiz yüz bin Ermeni vatandaşın, Türkçe isim ve soyisimler alarak kimliklerini "Türk" olarak tescillediği bilinmektedir. Aslında bireysel düzeyde bu durum olağan karşılanabilir; ancak asıl dikkat çekici olan, bu kitlelerin devlet kademelerindeki hızlı yükselişi ve Anadolu insanıyla aralarındaki görünmez uçurumdur.
Devletin Zirvesindeki Gizli Kimlikler
Kripto olarak nitelendirilen bu kesim, tarih boyunca yoklukla veya yoksullukla imtihan edilmedi. Aksine;
-
Orduda general oldular,
-
Eğitimde okul müdürü ve akademisyen oldular,
-
Hukukta hakim ve savcı olarak kritik kararlara imza attılar,
-
Sanatta ve Basında (edebiyat, müzik, sinema, TV) tekel kurarak kültürel hegemonyayı ellerinde tuttular.
Kendilerini bu ülkenin "asli unsuru", çağdaş ve ilerici olarak tanımlarken; bu kalıpların dışındaki Anadolu insanını ise "gerici, yobaz veya cahil" olarak yaftaladılar. Şatafatlı hayatlar sürerken, milletin enerjisini suni başörtüsü krizleri, Kıbrıs sorunu ve etnik tartışmalarla tükettiler.
8 Şubat 2018: Soy ağacı ve Değişen Dengeler
Anadolu insanı kendi öz yurdunda adeta bir "köle" hayatı yaşatılmaya çalışılırken, takvimler 8 Şubat 2018'i gösterdiğinde bir devrim yaşandı. Soyağacı sorgulama sisteminin halka açılması, devletin "Hepinizin nereden geldiğini biliyorum" demesinin bir ilanıydı.
Bu şeffaflık süreci ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli-milli duruşu, yıllardır kurulan saltanatın dengelerini altüst etti. Kendini devletin tek sahibi sanan yapılar, birer birer deşifre olmaya başladı. Bugün baroların, tabipler odasının veya mühendis odalarının siyasi çıkışlarının ardında, 90 yıllık o gizli hegemonyayı koruma refleksi yatmaktadır.
Sonuç: Kim Olduklarını Anlamak
Siyasette, sermayede ve eğitimde kurulan bu ittifaklar artık gizli değil, alenen yapılıyor. "Bunlar kimlerdir?" diye sormanıza gerek yok. Feraset sahibi Anadolu insanı, kimin bu vatan için dertlendiğini, kimin ise gizli ajandalarla hareket ettiğini çok iyi biliyor. Alim olanlar için "leb" demeden leblebiyi anlamak zor değildir.