Metabolizmanın sessiz isyanı

Ahmet Şükrü KILIÇ

Kilo vermek çoğu zaman estetik bir mesele gibi konuşulur. Oysa mesele görüntü değil, iradedir. İnsan bedenini dönüştürmek ister ama önce alışkanlıklarını dönüştürmesi gerekir. Bu yüzden ilk cümle nettir; önce yürüyüş. Her gün en az kırk beş dakika tempolu yürüyüş. Çünkü metabolizma, hareketle konuşur. Hareketsizlikte susar, yavaşlar, küser.

Bugün sosyal medyada dolaşan yüzlerce tarif var. Kimisi mucize vaat ediyor, kimisi üç günde beş kilo sözü veriyor. Oysa beden kandırılacak bir makine değildir. Ona baskı kurarsanız direnir; ona düzen verirseniz uyum sağlar. Bu yazıda paylaşacağım karışımlar mucize değil; destek. Asıl dönüşüm yine disiplinle gelir.

Son dönemde kendi bedenimde gözlemlediğim en etkili desteklerden biri; bir tatlı kaşığı tarçın, bir çorba kaşığı doğal elma sirkesi, yarım limonun suyu ve bir şişe sade maden suyu karışımıdır. Tarçın kan şekerini dengelemeye yardımcı olur; ani açlık ataklarını bastırabilir. Elma sirkesi içindeki asetik asitle tokluk hissini artırabilir. Limon C vitamini kaynağıdır; karaciğer fonksiyonlarına katkı sağlar. Maden suyu ise minerallerle sindirimi rahatlatır. Akşam yemeğinden bir iki saat sonra tüketildiğinde tatlı isteğini ciddi biçimde azaltabildiğini gözlemledim. Elbette mide hassasiyeti olanlar temkinli davranmalıdır.

Bir diğer karışım; bir tatlı kaşığı zencefil, yarım limon suyu ve bir şişe maden suyu. Zencefil termojenik etki gösterir; vücut ısısını hafif yükselterek metabolizmayı destekleyebilir. Gaz ve şişkinliği azaltır. Sabah saatlerinde tüketildiğinde gün boyu daha hafif bir beden hissi oluşturabilir. Tansiyon problemi olanların ölçüyü kaçırmaması gerekir.

Zerdeçal, karabiber ve soğuk sıkım zeytinyağı karışımı ise farklı bir yerde durur. Bir tatlı kaşığı zerdeçal, yarım tatlı kaşığı karabiber, bir çorba kaşığı soğuk sıkım zeytinyağı ve bir bardak ılık su. Zerdeçalın içindeki kurkumin güçlü bir antioksidandır. Karabiber, kurkuminin emilimini artırır. Zeytinyağı ise bu bileşiğin vücutta daha etkin kullanılmasına yardımcı olur. Bu karışım doğrudan yağ yakmaz; fakat inflamasyonu azaltarak metabolik süreci destekleyebilir. Özellikle insülin direnci olanlar için dolaylı katkı sunabilir.

Daha pratik bir destek arayanlar için; bir bardak doğal ayran ve bir tatlı kaşığı acı pul biber de etkili olabilir. Acı biberdeki kapsaisin hafif termojenik etki oluşturur; kalori yakımını artırabilir. Ayran ise probiyotik ve protein kaynağıdır. Sağlıklı bir bağırsak florası olmadan kalıcı kilo kaybı zordur.

Bunlara ek olarak gün içinde bir fincan yeşil çay antioksidan desteği sunar. Sabah aç karna bir çay kaşığı çörek otunu bir bardak ılık suyla tüketmek de insülin hassasiyetine katkı sağlayabilir. Diyabet hastalarının bal gibi ek şekerlerden uzak durması gerektiğini özellikle hatırlatmak gerekir.

Fakat bütün bu tariflerin üstünde tek bir hakikat vardır. Gece geç saatlere kadar oturup, düzensiz beslenip, gün boyu masa başında hareketsiz kalıp sonra tarçınla mucize beklemek; insanın kendini avutmasıdır. Kilo vermek yağ yakmak değil; alışkanlık yakmaktır. Şekerle kurulan bağı koparmak, porsiyonu küçültmek, sofradan biraz aç kalkmak, düzenli uyumak. En önemlisi de ekmekten uzak durmak gerekiyor ya da azaltmak.

Beden kendisine adil davrananı ödüllendirir. En güçlü karışım hâlâ aynıdır; yürüyüş, sade beslenme ve sabır. Metabolizmanın sessiz isyanını bastırmanın yolu, ona kulak vermekten geçer.

Not: Bu karışımları dönüşümlü olarak da kullanabilirsiniz. Hazırlamak zor gelirse her gün dönüşümlü olarak elma, üzüm, alıç ve nar sirkesini bir çorba kaşığı suya karıştırarak içebilirsiniz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.